Irak'ı Haziran sonu neler bekliyor? Geçici Yönetim'in Iraklılar'a teslimi nasıl gerçekleşecek? Irak'ı kimler ne derece temsil edecek?
Kürtler'e tanınan geniş özerklik kuzeyde Haziran sonrasında yerini bağımsız bir devlete mi bırakacak?
Şiiler genel seçimler için Amerikan siyasilerine yeniden bastıracak mı?
İşgal yönetimini çoklu ve komplike sorular ve sorunlar bekliyor.
Saddam'ın diktasından kurtarıldığı söylenen Irak halkını yarın neler bekliyor bu çok önemli.
İşgalci görülen ve cinayetleri uluslararası kurumlarca tasdik edilen Amerikan ve İngiliz kuvvetleri tahammül sınırı çoktan aştılar.
Kürt temsilciler Talabani ve Barzani Haziran'dan sonra Amerika'nın kendilerine kazık atabileceği ihtimali üzerinde kafa yoruyorlar.
Şii liderler Sadr ve Sistani, ülkenin geleceği şekillenirken Şii ağırlığın siyasal denklemde zayıflatılabileceği öngörüleri ile direnişlerini sıkılaştırıyorlar.
Sünni Araplar, eskiden olduğu gibi yönetimden dışlanmamak için kulis faaliyetlerine başlarlarken, Irak Ulusal Kongresi'nin etkin üyeliğini yapan ve GYK'da belli ağırlığı olan Ahmed Çelebi kendi çapında politik arayışlara tutuşmuş bulunuyor.
Türkmenler ise Irak'ın etnik parselasyonundan dışlanmamak için kuzey bölgelerinde kıyasıya rekabet içerisindeler. Irak, tarihinin en karanlık ve en kaotik günlerini yaşıyor.
Siyasal talepler birbirinden farklı ve çıkarlar ülke genelinde çakışıyor. İşgal yönetiminin sömürü valisi Paul Bremer de bu karmaşanın tam üstünde oturmakta. Irak etnisitesinin taleplerini uyumlaştırabilmek için didinen işgal güçlerinin beyin takımları şu zamana kadar belli bir mesafe alamadılar.
Coğrafi temelli federasyonun en iyi çözüm olduğunda karar kılan işgalciler, dini kesimleri hangi çerçeveye taşıyacaklarını halka izah edememenin sıkıntısını yaşıyorlar.
Dini duyguları yüksek Irak halkının beklentileri karşılanmadıkça; aksine o duyguların ihmali sürdükçe direnişin boyutu da yayılmakta.
Bugün Necef ve Kerbela gibi dini merkezlerde yaşananlar bunun kanıtı.
Haziran ayının sonunda Irak'ı sözde Iraklılar'a bırakma ideali kafa bulandırmaktan öte bir anlam taşımıyor.
Irak'ı Iraklı'nın elinden alanların onlara aynı hakkı teslim etmesini siz hangi kalıba ve mantığa oturtabiliyorsunuz? Kuzey, orta ve güney Irak coğrafyasında Saddam sonrası yerinden oynatılan taşların oturtulması epey zaman alacak. Kuzey'i Kürtler ve Türkmenler arasında ikircikli politikalar ile ayrıştıran, orta bölgeyi Araplar arasına kin sokarak ateşleyen, güneyde Şiiler'in ayaklanması için ortam hazırlayan işgal güçlerinin bundan sonraki adımları çok önemli.
İsrail'e alan açmak için Irak'ı istikrarsızlaştıran işgalcilerin İran ve Suriye'yi germesi de anlamlı. Filistin direnişine dolaylı destek sağlayan örgütlerin pasifize edilmesi de ayrı konu. Suikast planlarının, şiddet görüntülerinin, patlama haberlerinin ve komplo teorilerinin uçuşturulduğu Washington'da Irak'ın geleceği ile ilgili barış ipuçları pek okunmuyor.
Irak ne kadar istikrarsız kılınırsa İsrail o derece rahat edecek.
Irak'a çomak sokan Amerika'nın Iraklı için vaadedeceği bir açılım yok.
İngiliz ve Amerikan güçleri bu bölgede çamura saplanmış durumda.
Geçici Yönetim'in Iraklılar'a devri gibi suni havalarla barış estirmeye çalışan işgal güçlerinin bu saatten sonra Irak'tan çekiliyor olması düzmeceden ibaret.
Girdiği sahip olmadıkça çıkmayan Amerika'nın siz bölgeden tam çekileceğine inanıyor musunuz?
Dünyanın geleceğini şekillendirecek su ve petrolün bu bölgedeki ehemmiyeti arttıkça işgalciler de gerekli oyunları oynayacaklar.
Kürtler'e tanınan geniş özerklik kuzeyde Haziran sonrasında yerini bağımsız bir devlete mi bırakacak?
Şiiler genel seçimler için Amerikan siyasilerine yeniden bastıracak mı?
İşgal yönetimini çoklu ve komplike sorular ve sorunlar bekliyor.
Saddam'ın diktasından kurtarıldığı söylenen Irak halkını yarın neler bekliyor bu çok önemli.
İşgalci görülen ve cinayetleri uluslararası kurumlarca tasdik edilen Amerikan ve İngiliz kuvvetleri tahammül sınırı çoktan aştılar.
Kürt temsilciler Talabani ve Barzani Haziran'dan sonra Amerika'nın kendilerine kazık atabileceği ihtimali üzerinde kafa yoruyorlar.
Şii liderler Sadr ve Sistani, ülkenin geleceği şekillenirken Şii ağırlığın siyasal denklemde zayıflatılabileceği öngörüleri ile direnişlerini sıkılaştırıyorlar.
Sünni Araplar, eskiden olduğu gibi yönetimden dışlanmamak için kulis faaliyetlerine başlarlarken, Irak Ulusal Kongresi'nin etkin üyeliğini yapan ve GYK'da belli ağırlığı olan Ahmed Çelebi kendi çapında politik arayışlara tutuşmuş bulunuyor.
Türkmenler ise Irak'ın etnik parselasyonundan dışlanmamak için kuzey bölgelerinde kıyasıya rekabet içerisindeler. Irak, tarihinin en karanlık ve en kaotik günlerini yaşıyor.
Siyasal talepler birbirinden farklı ve çıkarlar ülke genelinde çakışıyor. İşgal yönetiminin sömürü valisi Paul Bremer de bu karmaşanın tam üstünde oturmakta. Irak etnisitesinin taleplerini uyumlaştırabilmek için didinen işgal güçlerinin beyin takımları şu zamana kadar belli bir mesafe alamadılar.
Coğrafi temelli federasyonun en iyi çözüm olduğunda karar kılan işgalciler, dini kesimleri hangi çerçeveye taşıyacaklarını halka izah edememenin sıkıntısını yaşıyorlar.
Dini duyguları yüksek Irak halkının beklentileri karşılanmadıkça; aksine o duyguların ihmali sürdükçe direnişin boyutu da yayılmakta.
Bugün Necef ve Kerbela gibi dini merkezlerde yaşananlar bunun kanıtı.
Haziran ayının sonunda Irak'ı sözde Iraklılar'a bırakma ideali kafa bulandırmaktan öte bir anlam taşımıyor.
Irak'ı Iraklı'nın elinden alanların onlara aynı hakkı teslim etmesini siz hangi kalıba ve mantığa oturtabiliyorsunuz? Kuzey, orta ve güney Irak coğrafyasında Saddam sonrası yerinden oynatılan taşların oturtulması epey zaman alacak. Kuzey'i Kürtler ve Türkmenler arasında ikircikli politikalar ile ayrıştıran, orta bölgeyi Araplar arasına kin sokarak ateşleyen, güneyde Şiiler'in ayaklanması için ortam hazırlayan işgal güçlerinin bundan sonraki adımları çok önemli.
İsrail'e alan açmak için Irak'ı istikrarsızlaştıran işgalcilerin İran ve Suriye'yi germesi de anlamlı. Filistin direnişine dolaylı destek sağlayan örgütlerin pasifize edilmesi de ayrı konu. Suikast planlarının, şiddet görüntülerinin, patlama haberlerinin ve komplo teorilerinin uçuşturulduğu Washington'da Irak'ın geleceği ile ilgili barış ipuçları pek okunmuyor.
Irak ne kadar istikrarsız kılınırsa İsrail o derece rahat edecek.
Irak'a çomak sokan Amerika'nın Iraklı için vaadedeceği bir açılım yok.
İngiliz ve Amerikan güçleri bu bölgede çamura saplanmış durumda.
Geçici Yönetim'in Iraklılar'a devri gibi suni havalarla barış estirmeye çalışan işgal güçlerinin bu saatten sonra Irak'tan çekiliyor olması düzmeceden ibaret.
Girdiği sahip olmadıkça çıkmayan Amerika'nın siz bölgeden tam çekileceğine inanıyor musunuz?
Dünyanın geleceğini şekillendirecek su ve petrolün bu bölgedeki ehemmiyeti arttıkça işgalciler de gerekli oyunları oynayacaklar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005