Kamu ihalelerinde 'adrese teslim' dönemi!
Koronavirüs salgını, Türkiye'de kamu ihalelerinin pazarlık usulüyle yapılmasının gerekçesi haline geldi. Güneş enerjisi santralinden kapalı halı sahaya, mercimek tohumundan nevresim takımına yüzlerce kamu alımında şeffaflık ortadan kalktı.
15.04.2021 13:32:00





Koronavirüs salgınıyla birlikte kamu ihalelerinde şeffaflığın yanı sıra rekabet de ortadan kalktı. İhalelerin pazarlık usulüyle yapılması yaygınlaştı. Kamu İhale Kanunu'nun 21/b bendine göre doğal afetler, salgın hastalıklar, can ve mal kaybı tehlikesi gibi önceden öngörülemeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden hallerin ortaya çıkması halinde ihaleler acil bir şekilde pazarlık usulüyle yapılabiliyor. Ancak bu gerekçe ile yapılan ve pandemiyle ilişkisi olmayan çok sayıda ihale var. Kamu İhale Kurumu'nun istatistiklerine göre Şubat ayından bu yana 21/b kapsamında yapılan ihaleler arasında kırmızı-yeşil mercimek tohumu alımı, Ramazan etkinlikleri hizmeti, güvenlik hizmeti, tek kişilik nevresim takımı, yemek kabı, ithal kalorifer kömürü, motorin, tatlı ve kahvaltı alımı, temizlik, araç kiralama, olimpik havuz, su deposu, otoyol, spor salonu, kapalı halı saha yapımı gibi çeşitli alanlarda ihaleler bulunuyor. Yaklaşık iki ay içerisinde gerçekleşen bu ihalelerin toplam bedeli ise 2.1 milyar lirayı geçiyor.
Acil hal, sıradan hal oldu
Uluslararası Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Özarslan, 21/b maddesindeki acil hallerin, pandemi dönemindeki bütün ihalelerin pazarlık usulü ile yapılması anlamına gelmeyeceğini vurguluyor. 2020 yılında da acil ihale yapmayı gerektirmeyen çok sayıda kamu alımı yapıldığını söyleyen Özarslan, "Bunların içinde elbette salgının gerektirdiği laboratuvar hizmet alımı, dezenfektan alımı ya da işte 12 aylık serum ve ilaç alımı gibi ihaleler var, elbette olması gerektiği gibi. Ancak veri setinin çok büyük bir çoğunluğunu pandemi konusuyla hiç ilgisiz ve acil ihale yapmanın hiç gerekmediği binek taşıt alımı, asfalt yapımı, kilitli parke alımı, pasta malzemeleri temini, hediyelik saat alımı, otogar yapımı, hızlı tren inşaatı gibi ihaleler oluşturuyor" dedi.
Salgın kullanılıyor
Kamunun açık ihale sisteminden uzaklaştığını dile getiren Özarslan, salgının bu anlamda kullanışlı bir araç haline geldiğini belirtiyor.
Kamu İhale Kurumu'nun verilerine göre 2021 yılında 920'den fazla ihale 21/b kapsamında yapıldı. Bu ihaleler arasında toplam bedeli 21 milyon lirayı bulan 4 tane Güneş Enerjisi Santrali yapımı da var.
Şeffaflık Derneği'ne göre ise 2020'de toplam 172.5 milyar liralık kamu alımı yapılırken bunun 67.7 milyar lirası kapalı usulde olan ihalelerle gerçekleşti. 37.8 milyon liralık ihale pazarlık usulüyle, 9.4 milyon liralık ihale doğrudan temin, 19.6 milyon liralık ihale istisna kapsamında yapıldı.
Açık ihale oranı azalıyor
Özarslan, son 16 yılda açık ihalelerin oranının yüzde 75'ten yüzde 60'a kadar düştüğünü ifade ediyor. Pazarlık usulü ile yapılan ihalelerin oranının ise yüzde 10'dan yüzde 22'ye kadar yükseldiğini belirten Özarslan, "Özellikle de 2020'de pazarlık usulü ile yapılan ihaleler yüzde 6 oranında çok hızlı bir şekilde arttı. Yani kamu açık ihale yapma sisteminden kaçınıyor. Sadece belli isteklilerin davet edildiği pazarlık usulüyle yapılan ihale sistemine doğru yöneliyor" diye konuştu.
Pazarlık demek, kapalı iş demek
Peki, ihalelerin pazarlık usulüyle yapılması ne anlama geliyor? Oya Özarslan, pazarlık usulüyle yapılan ihalelerde ihale koşullarına, kime nasıl ihale verildiğine ilişkin bilgilere ulaşmanın mümkün olmadığına dikkat çekiyor. İlanı yapılmayan bu ihalelerde ihale dokümanının sadece davet edilen kişilere verildiğini söyleyen Özarslan, bu şekilde ihale koşulları hakkında bilgi sahibi olunamadığı gibi olası usulsüzlüklere karşı şikâyet başvurusu imkânının da ortadan kalktığını dile getiriyor. Kamu ihalelerinde pandemiden önce de 21/b usulünün yoğun bir şekilde tercih edildiğini söyleyen Ekonomist Çiğdem Toker ise pandemiyle bu tercihin daha da arttığını dile getiriyor. Toker, "İstediği firmaları kendisi çağırabiliyor ve ilan etmek zorunda değil. En önemli kısmı da bu" dedi. Geçen yılın sonbahar aylarından itibaren yeni nesil şehir hastaneleri için Aydın, Samsun, Şanlıurfa ve Antalya'da yaklaşık 1 milyar liralık ihale yapıldığını ifade eden Toker, 21/b usulüyle yapılan bu ihalelerin büyük bir çoğunluğunu iktidara yakın olarak bilinen ve çok büyük ihale portföyleri olan şirketlerin aldığını vurguladı.
Türkiye'de ihaleler az sayıda şirkete gidiyor
Dünya Bankası'nın yaptığı çalışmaya göre altyapı yatırımında dünyada en çok kamu ihalesi alan 10 büyük şirketin içinde Türkiye'den hükümete yakın 5 şirket yer alıyor. Mega projeleri, köprüleri, yolları, otoyolları, havaalanlarını, şehir hastanelerini bu şirketler yapıyor. Söz konusu şirketlerin arasında Cengiz Holding, Limak Holding, Rönesans Holding ve Kalyon İnşaat başı çekiyor. Türkiye'de kamu ihalelerinin büyük bir kısmının hükümetle doğrudan bağlantısı olan 1200 şirkete gittiği ileri sürülüyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.