İnsan Hakları İzleme Örgütü, hükümete, 6 Şubat'ta yıkılan binalardan sorumlu kamu görevlilerinin de hesap vermesini sağlamak çağrısında bulundu
1 yıl önce Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve 39 binden fazla binanın yıkıldığı iki depremde, 53 binden fazla vatandaşımızı kaybettik. Yıkılan binaların müteahhitleri hakkında soruşturmalar devam ediyor. Ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü, hükümete, 6 Şubat'ta yıkılan binalardan sorumlu kamu görevlilerinin de hesap vermesini sağlamak çağrısında bulundu
02.02.2024 16:52:00 / Güncelleme: 02.02.2024 16:56:07
Haber Merkezi
Haber Merkezi





6 Şubat 2023 günü, Türkiye saati ile 04:17'de ve 13:24'de merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Birinci yıl dönümüne yaklaştığımız depremlerde resmi verilere göre, 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi de yaralandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın dün yaptığı açıklamaya göre depremlerde 38 bin 901 binanın yıkıldı. Depremden sonra pek çok soruşturma açıldı. Dün Hatay'da düzenlenen "Medya İletişim Bürosu Koordinasyon Toplantısı"nda gazetecilerle bir araya gelen Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol, "Deprem Suçları Soruşturma Bürosu'nda 22 bin 581 soruşturma dosyası açılmıştır. Yapılan inceleme ve tespitler sonucunda bunlar bina bazlı değerlendirilerek, birleştirme sonucu bu dosyalar 3 bin 522 dosyaya dönüştürülmüştür. Vefat olayı gerçekleşen 1759 bina tespit edilmiş olup, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmaları devam etmektedir. Soruşturmaya konu deprem dosyalarından 975 binanın ruhsatsız yapı olduğu tespit edilmiştir" dedi.
Yargılanan tek bir kamu görevlisi yok
Yıkılan inşaatların müteahhitleri hakkında soruşturmalar devam ediyor olsa da Türkiye'de gerçek suçluların cezasız kalabileceği kaygısını hemen her kesim taşıyor. Bir diğer nokta da yalnızca müteahhitlerin değil, aynı zamanda yıkılan inşaatlardaki usulsüzlüklere göz yuman kamu görevlilerine hesap sorulup sorulmayacağı konusu. Bu konu da kamuoyunda büyük endişe kaynağı. Üstelik bu sadece bizim ülkemizde değil başka ülkelerde de 6 Şubat depremlerinde sorumlulukları olan kamu görevlilerine ceza verilip verilmeyeceği merak ediliyor. Bu bağlamda ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW) Türkiye hükümetinin 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan binlerce kusurlu binadan sorumlu kamu görevlilerinin hesap vermesini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtti. HRW, Ankara'ya, "Kamu görevlilerinin ölümlere yol açan inşaatlardaki sorumluluklarına yönelik soruşturma başlatılsın" çağrısında bulundu. Geçtiğimiz aylarda müteahhitler, yapı denetçileri ve teknik personel hakkında davalar açıldığını belirten HRW, "Ancak henüz güvenli bina standardlarının çok altında kalan sayısız inşaat projesini onayladıkları veya deprem riskinin yüksek olduğu bir bölgede yapısal sorunları olduğu bilinen binalarda yaşayan insanları korumak amacıyla önlem almadıkları için yargılanan tek bir kamu görevlisi, seçilmiş belediye başkanı veya belediye meclisi üyesi olmadı" dedi.'Sadece yeni bina yapmak yeterli değil'
HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, "6 Şubat 2023'te meydana gelen yıkıcı depremlerin yıldönümünde, Erdoğan hükümetinin sadece yeni baştan yapılanmaya değil, depremler sırasında mezara dönüşen evlere, hastanelere ve otellere izin verenlerden ve bunları inşa edenlerden hesap sorulmasını sağlamaya da odaklanması gerekiyor" dedi. Williamson "Hiçbir inşaat çalışması belediye ve vilayet makamlarının izni olmadan yapılamaz, bu nedenle yetkililer hakkında soruşturma açılmalı ve sorumlulardan hesap sorulmalıdır" şeklinde konuştu. 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalarla ilgili iddianameleri ve haberleri inceleyen örgüt, her bir davada yargılananların, "sayıları genellikle 6 ila 12 arasında değişen sanıkların, müteahhitler, özel sektörde çalışan bina denetçileri ve şantiye şefleri gibi diğer teknik personel" olduğuna dikkat çekti. İncelenen davaların çoğunda sanıkların, 2 ila 22 buçuk yıl arasında değişen hapis cezası öngören "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçuyla itham edildiği görüldü. Örgüt, depremlerde yıkılan ve içinde yaşayanların ölümüne neden olan binalardan sorumlu müteahhit ve inşaatçıların yargılandığı daha önceki davalarda mahkemelerin, alt sınırdan cezalar verdiğini ya da bu cezaları para cezasına çevirdiğini hatırlattı.Yargılamalara 'bariyer' engel oluyor
İncelenen dosyalarda kamu görevlilerine yönelik bir soruşturma açıldığından ya hiç bahsedilmiyor, ya da bu kişilerle ilgili soruşturma dosyalarının ayrıldığı ifade edilse de savcılığın herhangi bir kamu görevlisi hakkında soruşturma izni almak için bir başvuruda bulunup bulunmadığı, bulunduysa bu iznin alınıp alınmadığı belirtilmiyor. HRW açıklamasında, "Türkiye'de kamu görevlilerinin görevleri sırasında işledikleri suçlar nedeniyle soruşturulması söz konusu kişinin mevkiine bağlı olarak devlet makamlarının iznini gerektiren bir kanuna tabidir" hatırlatması yapıyor. Savcılıkların, bir kamu görevlisinin suç işlemiş olduğunu gösteren delillerin miktarı ya da niteliği ne olursa olsun, bu izin olmaksızın soruşturmaya devam etme yetkisi olmadığı vurgulanan açıklamada, "Savcılıklar ceza soruşturması açılması için önce ellerindeki delilleri ilgili idari makama gönderir, bu makam da savcılığa cezai soruşturma açma izninin verilip verilmeyeceğini belirlemek üzere kendi ön incelemesini yürütür" denilerek, kamusal bariyerlere dikkat çekildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, önceden izin alma konusunun, kamu görevlilerinin yaşam hakkı ihlallerinden sorumlu tutulduğu davalarda özellikle büyük bir sorun teşkil ettiğini belirtiyor.Yorumlar
Yorum bulunmuyor.