New Orleans'ta katrina tayfunu sonrası yaşanan dramatik tabloyu tam okuyamayan, bölge halkına karşı ırkçı yaklaştığı gerekçesiyle kendi halkından tepki alan Başkan Bush, İslam dünyasındaki imajını düzeltmek maksadıyla "İdeolojik Komando"adlı birim kurmayı planlıyor.Plan kapsamında özellikle İslam dünyası üzerindeki Amerikan imajı düzeltilecek, Amerikan değerleri tanıtılacak ve yurtdışındaki Amerikalı imajına renk katılarak sempatik gösterilmeye gayret edilecek.ılımlı bir sürece çekmeyi planlayan Amerikan yönetiminin bu projesinin ona nasıl bir avantaj sağlayacağını bilemeyiz; ama dünya insanının kafasındaki Amerikan imajının öyle kolay silinecek türden olmadığını rahatlıkla ekleyebiliriz.İdeolojik Komando birimine Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın katkısı büyük. Amerika hakkında uluslararası camiada aktarılan söylentiler ve medyada günden güne tırmanan nefret sıkı takibe alınarak çözüm yolları aranacak.Aynı Ebu Garip skandalının ortaya çıkarılmadan evvel engellenmeye çalışılması gibi, tıpkı Guantanamo'da yaşanan gayri insani uygulamaların gözlerden ırak tutulmaya çalışılması gibi, tıpkı Afganistan'da halka yapılan işkence görüntülerinin sansürlenmeye çalışılması gibi...Atlantik'ten kopup gelen tayfunun Amerikan sahil kenti New Orleans'a verdiği zarar milyarlarca dolara ulaşırken, Irak'ta öldürülen Amerikan askerlerinin sayısı ikibini geçerken, içte ve dışta yaptığı ve yapmakta olduğu eylemlerle gayri meşru uygulamalar dikkat çekerken Amerika hangi imajı düzeltmek gibi bir projeye soyunuyor?Yahudi din adamlar, Tanrıdan emirler aldığını söyleyerek küresel işgal başlatan Bush'u tanrının cezalandırdığı görüşünde birleşmekteler.Bush'dan anlayacağınız, ne Müslümanlar ne Yahudi çevreler memnun. Bu durumu gören ve tedbir almak isteyen Başkan Bush yeni bir plan devreye sokarak halklara yaklaşmak istiyor. Kendi halkından kopuk, uluslararası halklara duyarsız olmasına karşın Bush'un başlattığı İdeolojik Komando planı sadece bir gözboyama.Demoralizasyon süreci yaşayan ve her geçen gün içte ve dışta prim kaybeden Bush yönetimi Dezenformasyon sürecinden medet umuyor.Amerika'nın yönetiminin ideolojik çıkarları için tatbik ettiği şiddet politikası ve Amerikan komandolarının gerçekleştirdiği operasyonlar ortada dururken "İdeolojik Komando"gibi suni tedbirlerle halkların uyutulmaya çalışılmasının hiçbir anlamı ve yararı bulunmayacak.Amerika'da yaşamakta olan müslümanlar gelecek kaygısı taşırken kendilerine yerel güçlerin yaptığı baskılardan bunalmış vaziyetteler. İslami kurum ve kuruluşlara yapılan ayrımcı uygulamalar bu kurum ve kuruluşları farklı arayışlara itmiş vaziyette.Amerika'da halklar tedirgin. Kendi halkıyla barışık olmayan bir lider şimdi kalkıp diğer halkların gözünde yer edinmeye çalışıyor.Suları boşaltmakla, selleri engellemekle, cesetleri toplamakla meşgul olan halkın lideri estirdiği şiddeti örtmek için farklı arayışlara tutuşmuş durumda.İran ve Küba bile, doğal felaket karşısında yetersiz kalan Amerika'ya yardım eli uzatırken Amerika'nın soyunduğu yeni projelere bakar mısınız?Medyayı yönlendirmekle, halkın gözünü boyamakla, yaralara makyaj yapmakla, estetik tedbirlerle Amerika içine düştüğü vahim tabloyu gizleyemez ve gizleyemiyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005