Birinci Genel Savaşın 1918'e kadar uzaması, Osmanlı Türk toplumunda büyük bir sosyal bunalımın doğmasına neden olmuştur. Savaşın başlaması ile birlikte cepheye uğurlanan askerlerin çoğu, vatanları için, ailesinin ve çocuklarının namusun korumak için canlarını veriyorlar ve düşmana geçit vermiyorlardı. Silahlarımızın yetersizliğinden dolayı çoğu Şehit oluyordu. Evde kalan eşi çocukları ile beraber geçinebilmek için borçlanıyorlardı. Fakat giden sağ mı, şehit mi bilinmiyordu. Yol yordam da olmayınca haberler çok geç öğreniliyordu.Borç nafaka da bulamayınca sefalete duçar oluyordu. Bu durumda kadın yiyecek giyecek ve barınma masraflarını karşılamak amacı ile nafaka borçlanması için kadıya başvurur. Kadı onu, kocası boş ol demediği için boşayamaz Ailenin geçimi için nafaka belgesi tanzim ederek onu borçlandırır. Koca gelince bu borcu ödemek zorunluluğundadır. Fakat gelen giden de yoktur. Yeni bir borçlanma kararı alınamayınca aile sefalete düşmektedir. Yeni bir evlenme imkânı da olmayınca sefalet daha da büyümektedir. Bu durumu önlemek için Hükümet tedbir alır bunun için 27 Şubat 1916 da Şeyhülislamlık makamından bir fetva alınır: Şeyhülislam fetvayı Hanbelî mezhebinin fıkıh kurallarına göre kadının kocasından boşanma isteği hakkına göre kararı verir. Halife de, Sünni fıkıh esaslarının bir işte dört Sünni mezhepten birinin yolunu daha uygun görürse onun kararı bütün kadılık ve müftülükleri bağlar, ilkesine göre bu fetvayı 1 Mart 1916 tarihinde ilan eder. Bu Fetva kararı o zamanki duruma göre Türk kadınları için büyük bir devrim mahiyetinde idi. Fakat Anadolu'daki sosyal bunalıma gerektiği kadar çare olamaz. Hükümet, halkın sosyal yapısındaki bu bunalımı dini kurallarla önlenemeyince, akli hukuk ilkeleri ile çare aramayı düşünür. Hâkimleri yetkilendirebilmek için bir HUKUKU AİLE KARARNAMESİ hazırlanır. Hazırlıkta batının modern hukuktan da yararlanılır. Böyle bir kararnamedeki amaçlar şöyledir:1 Kararname yalnız Müslümanları değil, din ayrımı gözetmeksizin Osmanlı tebaasının tamamının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde olacaktır. 2 Evlenmede kadın ve erkeğin ferdi haklarını koruyacak şekilde hazırlanacak.3 Evlilikte birlikte yaşamanın ve boşanmanın kuralları hazırlanırken mağdurun haklarının korunması için hâkime yetkiler verilecek. 4 Hukuku Aile Kararnamesinin 156.maddesiyle Osmanlı ülkesindeki bütün dini yetkililerin görevlerine bu konuda son verilmiştir. Buna dair 156. maddede Müslümanlar için şöyle yazılmıştır:"Tevhidi İçtihad'a gidilmiş, yani türlü mezheplerdeki hükümler arasında, zamana ve uygarlığın gidişine en uygun olanı seçilmiş ve kanunlaştırılmıştır."Hıristiyan ve Yahudiler içinde 155. maddede şöyle ifade edilmiştir:"İşbu kararnamede, gayrı Müslim'le hakkında istisna en beyan olunan ahkâma muhalif olmayan mevad, sarahati mahsusa olmadıkça onlar hakkında dahi caizdir." Kararnamede önemle üzerinde durulan konu kadınların korunmasına dairdir. Mesela 5. maddede kadın şöyle korunmuştur:"On iki yaşını itmam (bitirmemiş) etmemiş olan Sagir (küçük) ile dokuz yaşını itmam olan sagire hiç kimse tarafından terviç edilemez.(Yani evlendirilemez). Bu karar daha çok Hazreti Muhammed ile dokuz yaşında evlendirilen hazreti Ayşe'nin onurunun korunması için yazılmıştır. Çünkü 9 yaşındaki bir kız çocuğu Türkiye iklim şartlarına göre kadınlı görevlerini yerine getirecek kadar bir genç kız değildir. Daha çocuktur. Evlenmesi imkânsızdır. Eşitlik kararnamede yazılmışsa da, daha çok erkek kadının küfvü olmasıdır.(Yani kadını ezici olmasıdır gibi). Bu malda ve hırfet'te(Meslek veya sanatta) eşitlik demektir. Yani Koca hem karısını geçindirecek ve mihri muaccel denen evlenme sırasında verilecek para veya armağanı ödeyecek durumda olmalıdır. Hem de onun meslek veya sanatı, kızın velilerinki kadar olmalıdır.Kararnamede dört kadın alınmasına izin verilmekle beraber kararnamede kadını koruyan başlıca maddeler şunlardır: Madde 38 göre bir kız evlenmeden önce, kocası başka bir kadınla evlenirse boşanma hakkı olacağı koşulunu ileri sürebilir. Madde 74: Birkaç karısı olanlara karşı eşitlik ve adaletle davranmaya mecburdur. Madde 55 Geçici evlenme yasaktır. Madde 57: zorla evlendirme yasaktır. Madde 72: Karı ve koca eşinin rızası olmadan evine ufak çocuktan başka kimseyi alamaz. Boşanma hakkı erkekte olmakla birlikte, ağır geçimsizlikte kusur kocada ise, yargıç 130 ve 131 maddeye göre kadını ayırabilir. Bazı hastalıklar, erkeğin eşinin geçimini sağlamayarak ortadan kaybolması da, kadın için boşanma nedenleri arasındadır? 31 Aralık 1917 günü kararnamenin uygulanması ile ilgili yönetmelik çıkarılarak yayınlanır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ahmet Oğuz Bahadır / diğer yazıları
- Erzincan ateşkesi ve sonucu / 14.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011