Hazır giyim sektörü tarihindeki en büyük krizi yaşıyor
Küresel ekonomik kriz, Türkiye'deki hazır giyim, deri ve tekstil sektörlerini derinden etkiliyor. Türkiye'de her gün art arda gelen iflas ve konkordato ilan eden firmalara yenileri eklenmeye devam ediyor. İflaslarda AVM'lerde yoğunlaşan yabancı markaların yoğun ithalatı da etkili oluyor. İhracat yapan firmalar, kâr marjlarının yüzde 1'e kadar düştüğünü söylüyor.
15.05.2024 20:56:00 / Güncelleme: 15.05.2024 21:02:14
AHMET TURAN YİĞİT
AHMET TURAN YİĞİT





Türkiye'de hazır giyim, deri ve tekstil sektörleri ciddi kriz içinde… İhracatın azalması, buna karşılık ithalatın artması krizde ana etkenler konumunda. Nitekim geçen yıl Nisan ayında 1 milyar 496 milyon dolar olan hazır giyim ihracatı, bu yıl Nisanda yüzde 17.8 gerilemeyle 1 milyar 230 milyon dolara indi. Deri ve deri mamulleri ihracatı ise yüzde 27.8 düşerek 145.8 milyon dolardan 105.8 milyon dolara geriledi. Tekstil ve hammaddeleri ihracatı ise yüzde 7.5 azalarak, 756 milyon 466 bin dolardan 700 milyon dolara demir attı! Nisan 2023'e göre Nisan 2024'te ihracatın yerinde sayması hazır giyim ve tekstil sektörlerinin içinde bulunduğu durumu açıkça ortaya koyuyor. Bu sektörlerdeki kayıplar çelik, otomotiv ve kimya sektörlerindeki ihracat artışıyla telafi edildi.
Paraya ihtiyaç duyan krediye el süremiyor
Son dönemde krediye erişim imkânı azalan ve nakit akışını yönetmeyi başaramayan şirketle finansal anlamda zor günler geçiriyor. Yüksek faiz ortamı ve hammadde fiyatlarındaki yükseliş firmaları zorlarken, birçok tekstil firması pazar kaybetme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. İş dünyası temsilcileri şirket iflaslarının artmaması için önlem alınması gerektiği görüşünde.
Yabancı markalar Asya'ya yöneldi
Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, konkordatoların sadece Türkiye'de değil, İngiltere, İspanya gibi birçok hazır giyim ve tekstil ülkesinde de yaşandığını söyledi. Konkordato kararlarının dikkatle incelenerek verilmesi gerektiğini ifade eden Nilüfer Çevikel, "Bu kadar kolay konkordato kararı verilmemesi gerekir. Bu durum piyasadaki ödeme dengesini bozuyor. Hem tekstil hem de otomotivin bulunduğu bir bölgede başkanlık yapıyorum. 5 milyar dolar ihracatı olan bir bölge burası. Hem tekstil hem de otomotiv sanayinde ciddi bir sorun yaşanıyor, küresel kriz kaynaklı. Ürünü rafa koymalıyız, nihai tüketiciye satabilmeliyiz. Türkiye büyük markaların tedarikçisi olmaktan çıktı. Büyük markalar üretim için üçüncü dünya ülkelerine kaydı. Bizim yapmamız gereken şey büyük markalar çıkarmaktır. Türkiye'den ciddi markalar çıkmalıdır."
İthalat patladı
Öte yandan başta hazır giyim ve ayakkabı olmak üzere Türkiye'de ithalat çılgınlığı yaşanıyor. Yeni Mesaj'ın çalışmasına göre Zara, Bershka, Stradivarius, Oysho gibi yabancı markaların AVM'lerdeki mağazalarındaki ürünlerin çok büyük kısmı Kamboçya, Pakistan, Hindistan Bangladeş'te üretiliyor. Söz konusu mağazalarda satılan ürünlerden sadece tişörtler ve kotlar Türkiye'de imal ediliyor. Danimarka menşeli ayakkabı markası Ecco'nun AVM'lerdeki mağazalarında satılan ürünlerin tamamı Portekiz, Endonezya, Çin, Slovakya ve Tayland menşeli. Söz konusu markanın mağazalarında Türkiye'de imal edilen tek bir ürün bulunmuyor! Öte yandan Türkiye'nin ithal ettiği ayakkabıların adet olarak yüzde 85'ini, değer olarak da yüzde 60'ını spor ayakkabılar oluşturuyor. Oysa Türkiye bu ayakkabıların büyük ölümünü üretebilecek kapasiteye sahip. Yabancı markaların Türkiye ofisleri, Vietnam ve Çin'den kolayca ithalat yapabildikleri için Türkiye'de üretime önem vermiyor. Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıklarının ithalat çılgınlığına karşı önlemleri yetersiz kalıyor. Oysa uyuşturucu ile mücadele edilir gibi ithalatla mücadele edilmediği takdirde Türkiye'nin düzlüğe çıkması imkânsız!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.