Diyarbakır'ın Çınar İlçesi'ne bağlı Ovabağ Köyü sakinleri her gün kilometrelerce yolu yürüyerek eşek sırtında su getiriyorlar. Köylüler, suyun sağlıksız olduğunu bildikleri halde, başka çarelerinin olmadığını ve köyün yarısının kirli su yüzünden çeşitli hastalıklara yakalandığını söylediler
Diyarbakır'ın Çınar İlçesi'ne bağlı Ovabağ Köyü'nde vatandaşlar eşek sırtında su taşımaktan adeta illallah etmiş vaziyette.
Her gün kilometrelerce yolu köyün tek su kanalından, sağlıksız olmasına rağmen eşeklere yükleterek alan kadınlar, çamaşırlarını da hayvanların içine girdiği aynı dere yatağında ellerindeki kalaslarla döverek yıkıyorlar. Köyün erkekleri, "O kadar geri kalmış ve mağdur durumdayız ki, sabahtan akşama kadar eşeklerin sırtında su çekiyoruz. Köyde bulunan her evde her zaman bir kadının işi sadece sabahtan akşama kadar su çekmektir.
Bile bile içiyorlar
O görevlendirilen kişinin işi sadece eşek sırtında sabahtan akşama kadar kilometrelerce yürüyüp su taşımaktır. Ancak suyun sağlıksız olduğunu biliyoruz. Çünkü köyün yüzde 50'si bu su yüzünden hastalıklara yakalanıyor. Bu suyla hem çamaşırlarımızı yıkıyoruz hem bu suyu içiyoruz. Bunları bir de hayvanlarla birlikte yapıyoruz. Yani hem köy halkı hem de hayvanlar aynı sudan aynı anda faydalanıyorlar. Su taşıyan kadınlarımız, kimileri 1, kimileri 2 kilometre yol yürüyerek evlerine su taşıyorlar" şeklinde konuştular.
Diyarbakır'ın Çınar İlçesi'ne bağlı Ovabağ Köyü'nde vatandaşlar eşek sırtında su taşımaktan adeta illallah etmiş vaziyette.
Her gün kilometrelerce yolu köyün tek su kanalından, sağlıksız olmasına rağmen eşeklere yükleterek alan kadınlar, çamaşırlarını da hayvanların içine girdiği aynı dere yatağında ellerindeki kalaslarla döverek yıkıyorlar. Köyün erkekleri, "O kadar geri kalmış ve mağdur durumdayız ki, sabahtan akşama kadar eşeklerin sırtında su çekiyoruz. Köyde bulunan her evde her zaman bir kadının işi sadece sabahtan akşama kadar su çekmektir.
Bile bile içiyorlar
O görevlendirilen kişinin işi sadece eşek sırtında sabahtan akşama kadar kilometrelerce yürüyüp su taşımaktır. Ancak suyun sağlıksız olduğunu biliyoruz. Çünkü köyün yüzde 50'si bu su yüzünden hastalıklara yakalanıyor. Bu suyla hem çamaşırlarımızı yıkıyoruz hem bu suyu içiyoruz. Bunları bir de hayvanlarla birlikte yapıyoruz. Yani hem köy halkı hem de hayvanlar aynı sudan aynı anda faydalanıyorlar. Su taşıyan kadınlarımız, kimileri 1, kimileri 2 kilometre yol yürüyerek evlerine su taşıyorlar" şeklinde konuştular.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.