Gök yollarını bilen bir rehber edin
İmam Bâkır (a.s.) buyurdu ki: “Sizden biriniz, birkaç fersahlık bir yola çıktığı zaman, kendisi için mutlaka bir yol kılavuzu bulur. Göklerin yollarını bilmeyişin, yeryüzündeki yolları bilmeyişinden daha kesindir. Şu halde göklerin yollarını bilen bir rehber edinin”
11.11.2021 06:00:00





Ebu Hamza şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm) buyurdu ki:
"Ey Ebu Hamza! Sizden biriniz, birkaç fersahlık bir yola çıktığı zaman, kendisi için mutlaka bir yol kılavuzu bulur. Göklerin yollarını bilmeyişin, yeryüzündeki yolları bilmeyişinden daha kesindir. Şu halde göklerin yollarını bilen bir rehber edin."
Ebu Basir, Ebu Abdullah (Cafer Sâdık aleyhisselâm) 'dan Allah Azze ve Celle'nin, "Kime hikmet verilmişse, kuşkusuz ona çok hayır verilmiştir" (Bakara, 269) âyeti hakkında şöyle rivayet etmiştir:
"Burada kastedilen, Allah'a itaat ve imamı tanımaktır."
Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm) bana dedi ki: "İmamını tanıdın mı?"
"Evet, Allah'a yemin ederim, Kûfe'den çıkmadan önce onu tanıdım" dedim.
Bana dedi ki: "Bu, sana yeter."
Bureyd şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'ın, Allah Tebareke ve Teâlâ'nın, "Ölü iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında onunla yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimse..." (En'am, 122) ayeti hakkında şöyle dediğini duydum:
"Ölü iken den maksat hiçbir şey bilmemektir. İnsanlar arasında yürüyeceği nurdan maksat da, uyulan imamdır."
"Karanlıklar içinde olup oradan çıkamayan kimse gibi olur mu?" (En'am, 122) ayetiyle ilgili, "Karanlıklar içinde kalan kimseden maksat da imamı tanımayan kimsedir" buyurmuştur.
Abdurrahman b. Kesir, Ebu Abdullah (Cafer Sâdık aleyhisselâm) 'dan şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer dedi ki: "Ebu Abdullah el-Cedelî Emirü'l- Mü'mi'nin Ali b. Ebu Tâlib (aleyhisselâm)'ın yanına girdiği bir sırada İmam Ali, ona dedi ki:
"Ey Ebu Abdullah, sana, 'Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir. Ve onlar o gün korkudan emin kalırlar.
Kötülükle gelen kimseler ise yüzükoyun cehenneme atılırlar. Ancak yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz' (Neml, 89-90) âyetlerinin ne anlama geldiğini anlatayım mı?'
'Evet, ey Emirü'l-Mü'minin, sana kurban olayım' dedim.
Emirü'l-Mü'minin buyurdu ki: "Âyette geçen iyilikten maksat, velayeti tanımak, biz Ehl-i Beyt'i sevmektir. Kötülükten maksat da velayeti inkâr etmek ve biz Ehl-i Beyt'e buğzetmektir." Sonra Ali (aleyhisselâm),adama bu âyeti okudu.
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm) buyurdu ki:
"Ey Ebu Hamza! Sizden biriniz, birkaç fersahlık bir yola çıktığı zaman, kendisi için mutlaka bir yol kılavuzu bulur. Göklerin yollarını bilmeyişin, yeryüzündeki yolları bilmeyişinden daha kesindir. Şu halde göklerin yollarını bilen bir rehber edin."
Ebu Basir, Ebu Abdullah (Cafer Sâdık aleyhisselâm) 'dan Allah Azze ve Celle'nin, "Kime hikmet verilmişse, kuşkusuz ona çok hayır verilmiştir" (Bakara, 269) âyeti hakkında şöyle rivayet etmiştir:
"Burada kastedilen, Allah'a itaat ve imamı tanımaktır."
Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm) bana dedi ki: "İmamını tanıdın mı?"
"Evet, Allah'a yemin ederim, Kûfe'den çıkmadan önce onu tanıdım" dedim.
Bana dedi ki: "Bu, sana yeter."
Bureyd şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'ın, Allah Tebareke ve Teâlâ'nın, "Ölü iken dirilttiğimiz ve insanlar arasında onunla yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimse..." (En'am, 122) ayeti hakkında şöyle dediğini duydum:
"Ölü iken den maksat hiçbir şey bilmemektir. İnsanlar arasında yürüyeceği nurdan maksat da, uyulan imamdır."
"Karanlıklar içinde olup oradan çıkamayan kimse gibi olur mu?" (En'am, 122) ayetiyle ilgili, "Karanlıklar içinde kalan kimseden maksat da imamı tanımayan kimsedir" buyurmuştur.
Abdurrahman b. Kesir, Ebu Abdullah (Cafer Sâdık aleyhisselâm) 'dan şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer dedi ki: "Ebu Abdullah el-Cedelî Emirü'l- Mü'mi'nin Ali b. Ebu Tâlib (aleyhisselâm)'ın yanına girdiği bir sırada İmam Ali, ona dedi ki:
"Ey Ebu Abdullah, sana, 'Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir. Ve onlar o gün korkudan emin kalırlar.
Kötülükle gelen kimseler ise yüzükoyun cehenneme atılırlar. Ancak yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz' (Neml, 89-90) âyetlerinin ne anlama geldiğini anlatayım mı?'
'Evet, ey Emirü'l-Mü'minin, sana kurban olayım' dedim.
Emirü'l-Mü'minin buyurdu ki: "Âyette geçen iyilikten maksat, velayeti tanımak, biz Ehl-i Beyt'i sevmektir. Kötülükten maksat da velayeti inkâr etmek ve biz Ehl-i Beyt'e buğzetmektir." Sonra Ali (aleyhisselâm),adama bu âyeti okudu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.