Her iki takımın da iyi mücadele ettiği maçı Fenerbahçe zorlanarak kazandı.
İlk yarı boyunca Fenerbahçe soğukkanlı ve disiplinli bir savunma anlayışı ile rakibine karşı iyi bir futbol sergiledi.
Ne var ki ikinci yarı bu oyun mahkum bir görüntü arz etti. Bu Fenerbahçe gibi bir takım için kabul edilebilir bir anlayış değil.
Sezon başında Pereira 6 saniye kuralı getirmişti.
Yani top kaybedildikten sonra altı saniyede geri kazanılıp organize şekilde yeniden hücuma devam edilecekti.
Top mümkün olduğunca rakip alanda tutulacaktı.
Bu plan deplasmandaki Helsinki maçı dışında pek tutmadı.
Genel olarak pozisyon üretemeyen ve organize olamayan bir Fenerbahçe izliyorduk.
Dolayısıyla Fenerbahçe'nin Hatay karşısında savunma ağırlıklı bir anlayış ile sahaya çıkması anlaşılır bir durum.
Tabii bu büyük takım oyunu değil ama gerçekleşmeyen bir planın neticesinde alternatif olarak oyunu bu şekilde kurgulamaktan başka bir çare de görünmüyor.
Hatta söylemek lazım ki Fenerbahçe kontrollü oyun oynadığı halde yine de oyununa hız kazandıramadığını da gördük.
Bu kontrollü oyuna rağmen bu kadar yavaş tempo gene bir büyük takım anlayışı değil.
Genel olarak Fenerbahçeli futbolcuların performansını değerlendirirsek ilk sıraya Valencia'yı koyabiliriz.
Her iki golün de asistini yapmasının dışında hem hücum hem de savunmaya katkı yapması takdiri hak ediyor.
İlk golde sağ kenardan topu çok güzel sürdü.
İkinci gol de ise kornerden gelen topa muazzam yükseldi ve kafayla asist yaptı.
Takımın beyni Gustavo maç boyunca birçok pozisyonda topa yerinde müdahaleler ile Fenerbahçe'nin savunma direncini artırdı.
Szalai mükemmel bir defansif anlayışla mücadele etti.
Örnek on birinci dakikada Altay kalesinde değilken rakibiyle kafaya çıkarak muhtemel bir golü önledi.
Szalai hemen hemen defansta her pozisyonda devredeydi.
Kim'in de kritik müdahalelerini unutmamak lazım.
İlk yarı olmasa bile ikinci yarı Ferdi ve Berisha da boş alanlarda topu rakip kaleye taşıdılar.
Mert Hakan da oyunu iki yönlü oynadı.
Fenerbahçe'nin 70. dakikada yediği gol bir dizi hatalar ile gelen gol olması açısında pek de hoş bir durum değil.
Osayi zayıf bir geri pas yapınca araya giren rakibi Muhammed'in de önünden geçerek golü doğuran pozisyonu hazırladı.
Fenerbahçe arzu edilen futbolu oynamasa da zorlu deplasmanı atlatmasını bildi.
Bakalım önümüzdeki günlerde rakip sahada hız ve organizasyonu gerçekleştirebilecek mi?
3-4-3 dizilişi yerine 3-5-2 dizilişi bunun için daha uygun bir çözüm olacak gibi gözüküyor.
Pas oyunu oynayan iki futbolcu Mesut ve Gustavo birlikte onlara yardımcı olacak defansif orta sahanın birlikteliği sıkışan oyunları açmakta daha iyi bir çözüm gibi gözüküyor.
İlk yarı boyunca Fenerbahçe soğukkanlı ve disiplinli bir savunma anlayışı ile rakibine karşı iyi bir futbol sergiledi.
Ne var ki ikinci yarı bu oyun mahkum bir görüntü arz etti. Bu Fenerbahçe gibi bir takım için kabul edilebilir bir anlayış değil.
Sezon başında Pereira 6 saniye kuralı getirmişti.
Yani top kaybedildikten sonra altı saniyede geri kazanılıp organize şekilde yeniden hücuma devam edilecekti.
Top mümkün olduğunca rakip alanda tutulacaktı.
Bu plan deplasmandaki Helsinki maçı dışında pek tutmadı.
Genel olarak pozisyon üretemeyen ve organize olamayan bir Fenerbahçe izliyorduk.
Dolayısıyla Fenerbahçe'nin Hatay karşısında savunma ağırlıklı bir anlayış ile sahaya çıkması anlaşılır bir durum.
Tabii bu büyük takım oyunu değil ama gerçekleşmeyen bir planın neticesinde alternatif olarak oyunu bu şekilde kurgulamaktan başka bir çare de görünmüyor.
Hatta söylemek lazım ki Fenerbahçe kontrollü oyun oynadığı halde yine de oyununa hız kazandıramadığını da gördük.
Bu kontrollü oyuna rağmen bu kadar yavaş tempo gene bir büyük takım anlayışı değil.
Genel olarak Fenerbahçeli futbolcuların performansını değerlendirirsek ilk sıraya Valencia'yı koyabiliriz.
Her iki golün de asistini yapmasının dışında hem hücum hem de savunmaya katkı yapması takdiri hak ediyor.
İlk golde sağ kenardan topu çok güzel sürdü.
İkinci gol de ise kornerden gelen topa muazzam yükseldi ve kafayla asist yaptı.
Takımın beyni Gustavo maç boyunca birçok pozisyonda topa yerinde müdahaleler ile Fenerbahçe'nin savunma direncini artırdı.
Szalai mükemmel bir defansif anlayışla mücadele etti.
Örnek on birinci dakikada Altay kalesinde değilken rakibiyle kafaya çıkarak muhtemel bir golü önledi.
Szalai hemen hemen defansta her pozisyonda devredeydi.
Kim'in de kritik müdahalelerini unutmamak lazım.
İlk yarı olmasa bile ikinci yarı Ferdi ve Berisha da boş alanlarda topu rakip kaleye taşıdılar.
Mert Hakan da oyunu iki yönlü oynadı.
Fenerbahçe'nin 70. dakikada yediği gol bir dizi hatalar ile gelen gol olması açısında pek de hoş bir durum değil.
Osayi zayıf bir geri pas yapınca araya giren rakibi Muhammed'in de önünden geçerek golü doğuran pozisyonu hazırladı.
Fenerbahçe arzu edilen futbolu oynamasa da zorlu deplasmanı atlatmasını bildi.
Bakalım önümüzdeki günlerde rakip sahada hız ve organizasyonu gerçekleştirebilecek mi?
3-4-3 dizilişi yerine 3-5-2 dizilişi bunun için daha uygun bir çözüm olacak gibi gözüküyor.
Pas oyunu oynayan iki futbolcu Mesut ve Gustavo birlikte onlara yardımcı olacak defansif orta sahanın birlikteliği sıkışan oyunları açmakta daha iyi bir çözüm gibi gözüküyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025