FETÖ ile sadece o mücadele etti!
Hukukçu yazar Lütfullah Önder, "FETÖ'nün bir Vatikan misyonu olan dinlerarası diyalog faaliyetlerine hükümetinden, STK'larına kadar herkes destek verirken bir tek Prof. Dr. Haydar Baş karşı çıktı ve tek başına Türk milletini Hıristiyanlaştırma projesine engel oldu" dedi
24.11.2016 00:00:00
BAYRAM COŞKUN / İSTANBUL
Meltem TV'de yayınlanan 'Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler' programı bu hafta Ankaralıların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Programın başında söz alan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara İl Başkanı Dr. Nuri Kaplan, "Burada biz BTP teşkilatı olarak, BTP Ankara Kadın Kolları, Ankara Gençlik Kolları olarak bulunuyoruz. Biz Ankaralılar adına son nefesimize kadar, bütün gücümüzle Prof. Dr. Haydar Baş'ın arkasında ve yanında olduğumuzu buradan bütün dünyaya ilan ediyoruz." dedi.
'Bu saldırı milletimizin birliğine yapılmıştır'
Konuşmasında BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın evine yapılan saldırıya da değinen Kaplan şunları söyledi, "Menfur bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Öldürme kastıyla yapılan saldırıda 2 arkadaşımız ağır şekilde yaralandı. Arkadaşlarımızı öldürmeye yeltenen canilerin yakalanarak gereken hukuki karşılığı bulmalarını istiyoruz. Biz sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza, ailesine, tüm sevenlerine ve tüm BTP camiasına geçmiş olsun diyorum. Bu saldırı Haydar Baş beyin şahsında milletimizin birliğine, beraberliğine, ülkemizin ve devletimizin bölünmez bütünlüğüne yapılan bir saldırıdır. Zira ülkede birlik ve beraberlik denince akla gelen ilk isim Prof. Dr. Haydar Baş oluyor. Haydar Baş denince akla millet geliyor, devlet geliyor, bu milletin maneviyatı geliyor. Dolayısıyla bu saldırı bütün bu değerlere yapılmıştır. Biz saldırıyı baştan sona lanetliyoruz."
'FETÖ'nün Dinlerarası Diyalog fitnesine karşı duran tek isim..'
Programa Ankara'dan katılan konuşmacılardan biri de Avukat Lütfullah Önder'di.
"Prof. Dr. Haydar Baş'ın Türkiye'ye verdiği hizmetler çok." diyen Önder, "FETÖ'nün bir Vatikan misyonu olan Dinlerarası Diyalog faaliyetlerinin önünde duran tek isim Prof. Dr. Haydar Baş'tır" dedi.
Konuşmasına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) misyonerlik raporundan örnekler vererek başlayan Önder şunları söyledi, "TSK'nın 2004 yılında hazırladığı misyonerlik raporu var. Bu rapor 2006 yılında bir dergide yayınlandı. Bu rapora göre 2001 ile 2004 arasındaki 3 yılda Türkiye'de 5 bin genç Hıristiyan olmuş, onbinlerce İncil dağıtılmış ve hedef olarak da 2005 yılında 50 bin Müslüman Türk'ü Hıristiyanlaştırmak, 2020 yılında da Türkiye nüfusunun % 10'nunu Hıristiyanlaştırmayı hedefledikleri TSK tarafından hazırlanan raporda yer alıyor."
'Diyalog fitnesi devlet politikası haline getirildi'
"Nasıl böyle hedefler koyabildiler ve nasıl 2004 yılında 5 bin insan Hıristiyan olmuştur?" diye soran Önder şöyle devam etti, "Çünkü o dönemde Dinlerarası Diyalog çalışmaları çok yoğun bir şekilde yürütülüyordu. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in üstlendiği Dinlerarası Diyalog çalışması AKP dönemiyle birlikte devlet politikası haline gelmişti. Herkes Gülen'in yürüttüğü bu çalışmaya az ya da çok katkı sunar haldeydi. Devlet, sivil toplum örgütleri, cemaatler, cemiyetler... herkes bu çalışmanın tahakkuk etmesi için uğraş veriyordu."
'Haydar Baş Türk milletinin Hıristiyan olmasını engelledi'
"Sadece bir tek insan Prof. Dr. Haydar Baş ve onun kadrosu Dinlerarası Diyalogun bir Hıristiyanlaştırma çalışması olduğunu söyleyerek her ilde, ilçede düzenledikleri konferanslarla, panellerle Dinlerarası Diyalog projesiyle yapılmak isteneni millete anlattı ve FETÖ'nün yaptığı çalışmanın önünde durdu." diyen Önder konuşmasında şu dikkat çekici ifadeleri kullandı;
"Buna bir tek Haydar Baş engel oldu. Misyonerler aslında FETÖ eliyle devletten destek aldı, bütün STK'lardan destek aldı herkesten destek almalarına rağmen 2005 yılındaki hedeflerini gerçekleştiremediler, 2020 hedeflerinden de çok uzaktalar. Misyonerler din kültürü kitaplarına kadar girdiler, TSK'ya varıncaya girdiler. Devletin her noktasına girmiş olan ve FETÖ ile birlikte hareket eden misyonerler eğer bu hedefi gerçekleştiremediler ise bu Prof. Dr. Haydar Baş sayesinde oldu. Haydar Baş onbinlerce insanımızın Hıristiyanlaştırılmasının önünde durdu ve bunu engelledi. Bu hizmet bile milletimizin onu takdir etmesi için yeterlidir. Yeri geldiği zaman Prof. Dr. Haydar Baş'ı eleştirmeye kalkanlar onun insanımız tarafından desteklenmediğini, oy verilmediğini vs. söylüyor. İnsanımız şunu düşünsün o yüzden bilmem ne kadar destek verdikleri Prof. Dr. Haydar Baş çalışmalarıyla, duruşuyla onbinlerce, yüzbinlerce insanımızın Hıristiyanlaştırılmasının önüne geçmiştir. Bu insanı Meclis'e soksalar, bu insanı iktidar yapsalar neler yapabileceğini düşünüp ona göre karar versinler.
Meltem TV'de yayınlanan 'Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler' programı bu hafta Ankaralıların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Programın başında söz alan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara İl Başkanı Dr. Nuri Kaplan, "Burada biz BTP teşkilatı olarak, BTP Ankara Kadın Kolları, Ankara Gençlik Kolları olarak bulunuyoruz. Biz Ankaralılar adına son nefesimize kadar, bütün gücümüzle Prof. Dr. Haydar Baş'ın arkasında ve yanında olduğumuzu buradan bütün dünyaya ilan ediyoruz." dedi.
'Bu saldırı milletimizin birliğine yapılmıştır'
Konuşmasında BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın evine yapılan saldırıya da değinen Kaplan şunları söyledi, "Menfur bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Öldürme kastıyla yapılan saldırıda 2 arkadaşımız ağır şekilde yaralandı. Arkadaşlarımızı öldürmeye yeltenen canilerin yakalanarak gereken hukuki karşılığı bulmalarını istiyoruz. Biz sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza, ailesine, tüm sevenlerine ve tüm BTP camiasına geçmiş olsun diyorum. Bu saldırı Haydar Baş beyin şahsında milletimizin birliğine, beraberliğine, ülkemizin ve devletimizin bölünmez bütünlüğüne yapılan bir saldırıdır. Zira ülkede birlik ve beraberlik denince akla gelen ilk isim Prof. Dr. Haydar Baş oluyor. Haydar Baş denince akla millet geliyor, devlet geliyor, bu milletin maneviyatı geliyor. Dolayısıyla bu saldırı bütün bu değerlere yapılmıştır. Biz saldırıyı baştan sona lanetliyoruz."
'FETÖ'nün Dinlerarası Diyalog fitnesine karşı duran tek isim..'
Programa Ankara'dan katılan konuşmacılardan biri de Avukat Lütfullah Önder'di.
"Prof. Dr. Haydar Baş'ın Türkiye'ye verdiği hizmetler çok." diyen Önder, "FETÖ'nün bir Vatikan misyonu olan Dinlerarası Diyalog faaliyetlerinin önünde duran tek isim Prof. Dr. Haydar Baş'tır" dedi.
Konuşmasına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) misyonerlik raporundan örnekler vererek başlayan Önder şunları söyledi, "TSK'nın 2004 yılında hazırladığı misyonerlik raporu var. Bu rapor 2006 yılında bir dergide yayınlandı. Bu rapora göre 2001 ile 2004 arasındaki 3 yılda Türkiye'de 5 bin genç Hıristiyan olmuş, onbinlerce İncil dağıtılmış ve hedef olarak da 2005 yılında 50 bin Müslüman Türk'ü Hıristiyanlaştırmak, 2020 yılında da Türkiye nüfusunun % 10'nunu Hıristiyanlaştırmayı hedefledikleri TSK tarafından hazırlanan raporda yer alıyor."
'Diyalog fitnesi devlet politikası haline getirildi'
"Nasıl böyle hedefler koyabildiler ve nasıl 2004 yılında 5 bin insan Hıristiyan olmuştur?" diye soran Önder şöyle devam etti, "Çünkü o dönemde Dinlerarası Diyalog çalışmaları çok yoğun bir şekilde yürütülüyordu. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in üstlendiği Dinlerarası Diyalog çalışması AKP dönemiyle birlikte devlet politikası haline gelmişti. Herkes Gülen'in yürüttüğü bu çalışmaya az ya da çok katkı sunar haldeydi. Devlet, sivil toplum örgütleri, cemaatler, cemiyetler... herkes bu çalışmanın tahakkuk etmesi için uğraş veriyordu."
'Haydar Baş Türk milletinin Hıristiyan olmasını engelledi'
"Sadece bir tek insan Prof. Dr. Haydar Baş ve onun kadrosu Dinlerarası Diyalogun bir Hıristiyanlaştırma çalışması olduğunu söyleyerek her ilde, ilçede düzenledikleri konferanslarla, panellerle Dinlerarası Diyalog projesiyle yapılmak isteneni millete anlattı ve FETÖ'nün yaptığı çalışmanın önünde durdu." diyen Önder konuşmasında şu dikkat çekici ifadeleri kullandı;
"Buna bir tek Haydar Baş engel oldu. Misyonerler aslında FETÖ eliyle devletten destek aldı, bütün STK'lardan destek aldı herkesten destek almalarına rağmen 2005 yılındaki hedeflerini gerçekleştiremediler, 2020 hedeflerinden de çok uzaktalar. Misyonerler din kültürü kitaplarına kadar girdiler, TSK'ya varıncaya girdiler. Devletin her noktasına girmiş olan ve FETÖ ile birlikte hareket eden misyonerler eğer bu hedefi gerçekleştiremediler ise bu Prof. Dr. Haydar Baş sayesinde oldu. Haydar Baş onbinlerce insanımızın Hıristiyanlaştırılmasının önünde durdu ve bunu engelledi. Bu hizmet bile milletimizin onu takdir etmesi için yeterlidir. Yeri geldiği zaman Prof. Dr. Haydar Baş'ı eleştirmeye kalkanlar onun insanımız tarafından desteklenmediğini, oy verilmediğini vs. söylüyor. İnsanımız şunu düşünsün o yüzden bilmem ne kadar destek verdikleri Prof. Dr. Haydar Baş çalışmalarıyla, duruşuyla onbinlerce, yüzbinlerce insanımızın Hıristiyanlaştırılmasının önüne geçmiştir. Bu insanı Meclis'e soksalar, bu insanı iktidar yapsalar neler yapabileceğini düşünüp ona göre karar versinler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.