"Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir."Hz Muhammed (s.a.a.). Bir sahur sohbetinde acı acı döküldü kelimeler ağzından. Kimseye kininden, nefretinden değil, kendi nefsini terbiye, kendi iç dünyasına bir şefkat tokadı atmaktı aslında. Sohbetti bu ya, çıkıvermişti birden dilinden, aslında kalben ve kalbinden. Bakındı önce usulca sağa sola ve devam etti anlatmaya, kapıları aralamaya, ruhları canlandırmaya? Sohbetin başında sormuşlardı: "Az yiyorsun, havalar sıcak dayanamayacaksın ve nasıl katlanacaksın bu ağırlığa?" Sessizce düşlere cevap, düşüncelere ses verdi. Uslardan geçenlere usulca yaklaştı ve dilinden ortaya dökülüverdi, sahur bereketi ile cümleler:Biiirr; diye uzatarak başladı konuyu kısaltmaya. Öncelikle oruç bir ağırlık değildir. Tam tersine imân ve inanç boyutunda tam teslimiyet, tevekkül gerektiren, zarurî hâller haricinde terk edilmemesi gereken bir ibâdettir. İki; Müslüman Türk'ün yaşadığı her yerde çektirilen zulüm, işkence, soykırım ve ölümler gerçekleşirken, ben; nasıl olur rahat yerim, fazla yerim. Yerim var mı acep? Diye sormam mı kendime! Elbet hayatımızı idâme ettirebilmek, ibâdetlerimizi yerine getirebilmek ve sağlığımızı korumak için yemek ve diğer ihtiyaçlarımızı görmemiz lâzım. Benim düşüncem ise görmezden gelmememiz lâzım!"Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin, için fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez." (A'raf, 31). Doğu Türkistan, Uygur Türkleri! Oruçlu olduğu için sokakta su içirilen, dövülen, öldürülen ve dünyaya methini duyurmuş "Çin işkencesi" adı altında övülen (!) ismini devam ettiren bu zulmün, soykırımın, inanç karşıtlığının, Müslüman Türk düşmanlığının karşısında dik duran, ölümü gözen alan soydaşlarım, kandaşlarım, dindaşlarım adına, Kerbela'da Hüseyin (a.s.) misâli kavrulurken içim, yanarken dilim, elimi uzatamıyorum bir damla suya!Susamakta mı günâh? Yok, susmak günâh! Susuyorsun elbette susuyorsun! Peki, ilelebet susacak mısın? İçinin harareti diner bir damla suyla peki, Müslüman Türk cinayeti, diner mi susmayla? Gürcistan Ahıska'da, Ermeni Hocalı'da, Karabağ'da; Sırp Bosna'da; Budistler Burma'da, Arakan'da; Kıbrıs'ta, Kırım'da; Bulgaristan'da; Suriye, Irak, İran, Mısır, Filistin, Afganistan, Somali vb. dünden bugüne devam eden katliamlar, hunharca öldürülen insanlar, yaşanılan vahşetler...Sebep Müslüman olmak, sebep Türk olmak! Sonuç; olmak ya da olmamak! Haçlı zihniyeti ile ittifâk kuranların misyoner faaliyetleri, mason dostları ile Büyük Ortadoğu'da kutsal toprak arayışları, içeride "kapı kulu" vazifesindeki çaşıtlar, ulaklar, kurulan tuzaklar, kumpaslar ve maalesef hepsinden "ilgili ilgisiz (!)" olan gençlik! Oyunlardan oyun beğenen, futbol tarihini kendi tarihinden iyi bilen, magazin programlarına kendini magazin eden, ünlü olan büyüklerini ünsüzleştirip, saman alevi gibi parlayanları ses sanatçısı (!), bir dizide oynayanları halk kahramanı (!) ilan eden, vurdumduymaz, lakayt ve bir o kadar da adamsendeci gençlik yetiştirilmekte.İslâm'a düşman yetiştirilip, eğitilen, Türk'üm deyince; ırkçı mısın denilen, dedirtilen ey gençlik! Peki, bu gençlik içerisinde, Kur'an nuruyla nurlanan, Türk dendiğinde damarları sızlayan gençlik yok mu? Olmaz mı, var tabii ki! İslâm ile yoğrulmuş, Türk ismi ile nâm olmuş gençlik var ve hep var olacak!"Size ne oluyor da Allah yolunda ve 'Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!' diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!" (Nisa, 75).Yeri geldiğinde diliyle yeri geldiğinde kalemiyle yeri geldiğinde yüreğiyle savaşacak neferler, erler bu yolda. Sanmayın zulmünüz sürecek ilelebet, sanmayın bu günler hep böyle geçecek. Sesimiz duyulana dek haykıracağız, kalemimiz kırılana dek yazacağız, kalbimiz durana dek savaşacağız. Sonunda Allah'ın yardımlarıyla Türk-İslâm ismini, "Kâinat Devleti" olarak yazacağız. "El olma bana, el ol!" diyerek seslenen kandaşlarımıza, dindaşlarımıza uzanan el olacağız. Yabancı, el olmayacağız. Diyeceğimi dedim bensize, ben size! Kimden olursanız, nerden olursanız, ne olursanız olun. "Müslüman Türk'üm elhamdülillah" diyerek seslenecek, sesimize ses vereceksin, ben demeyip biz diyeceksin, ölüm korkusu değil hesap korkusu ile mahşeri düşüneceksin.Parmağına kıymık batsa kardeşinin, dünyanın şah damarını kesecek yiğitler, alperenler; taş olup baş yaranların karşısında baş olup taş yaracak; "el olma bana, el ol" diyen kardeşine el-ayak, göz-kulak, gerektiğinde yâran, gerekirse can, gerektikçe canından olacak kahraman evlatlara selâm olsun! Çoğalsa da düşmanlarımız; çilehanelerde dolsa da günümüz, asıl haneye varmak için gasılhâne deriz son durağımız vesselâm? "Bir kısım insanlar, mü'minlere; 'düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!' dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve 'Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!' dediler." (Âl-i İmrân, 173). Beş yaşında el vurduğum camimizin rahlesindeki parmak izlerimden; Andımız'ı okuduğum ilkokul bahçesinden, yaşadığım 37 yaşıma ve ömrümün sonuna kadar; varlığım İslâm varlığına; varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Osman ATEŞOĞLU / diğer yazıları
- Yaraydı! Yar ay'dı! / 14.11.2015
- Bir nefes için durursam, soluğum boğazıma düğümlensin-II / 08.11.2015
- Bir nefes için durursam, soluğum boğazıma düğümlensin!I / 07.11.2015
- Kapasitesiz misiniz kapasite siz misiniz? / 03.11.2015
- Sonuçta! Son uçta! / 26.10.2015
- Bir oyun var, bir oy'un var! / 07.10.2015
- "Hu" diyerek dönemeyenlerin "U" dönüşü (2) / 23.08.2015
- "Hu" diyerek dönemeyenlerin "U" dönüşü (1) / 22.08.2015
- Kurtaramayacak sizi! Kurt aramayacak sizi! / 31.07.2015
- Kulvar! Kul var! / 21.07.2015
- Bir nefes için durursam, soluğum boğazıma düğümlensin-II / 08.11.2015
- Bir nefes için durursam, soluğum boğazıma düğümlensin!I / 07.11.2015
- Kapasitesiz misiniz kapasite siz misiniz? / 03.11.2015
- Sonuçta! Son uçta! / 26.10.2015
- Bir oyun var, bir oy'un var! / 07.10.2015
- "Hu" diyerek dönemeyenlerin "U" dönüşü (2) / 23.08.2015
- "Hu" diyerek dönemeyenlerin "U" dönüşü (1) / 22.08.2015
- Kurtaramayacak sizi! Kurt aramayacak sizi! / 31.07.2015
- Kulvar! Kul var! / 21.07.2015