Dünyanın yükü küçücük omuzlarda
Başta Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere çok sayıda uluslararası anlaşma çocukların özellikle tehlikeli işlerde çalıştırılmalarını yasaklıyor. Ancak bu tarz 'bağıt'lar lafta kalıyor. Başta Türkiye olmak üzere çok sayıda ülkede çocuklar da kapitalizmin çarkları arasında eziliyor
17.06.2016 00:00:00
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ
Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, dünya genelinde günümüzde çalışan çocukların yarıdan fazlası tehlikeli sayılan işlerde çalışıyor. Sektörel dağılıma bakıldığında; çalışan çocukların yüzde 59'u tarım alanında, geri kalanlar da endüstride çalışmakta, birçoğu da kayıt dışı olarak istihdam edilmekte. Yapılan araştırmalara göre, çalışan çocuklar iş ortamındaki tehlikeler dışında erken yaşlanma, kötü beslenme, depresyon, madde bağımlılığı gibi sorunlara da açık hale geliyor. Genellikle yoksul ve daha hassas çevrelerden gelen olan bu çocuklar, çoğunlukla kayıtdışı oldukları için hiçbir koruyucu yasal düzenlemeden de faydalanamıyor. Bundan başka çocuklar işleri ile ilgili eğitimi alamamakta, mesleki ve sosyal açıdan geri kalmakta.
Çocuk Hakları Sözleşmesi lafta kalıyor
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, hükümetlerin 18 yaş altının zorla, tehlikeli ve eğitimlerini engelleyecek herhangi bir işte çalıştırılmasına engel olmalarını bekliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 1992 yılından itibaren yürüttüğü Uluslararası Çocuk İşçiliğini Ortadan Kaldırma Programı da devletlerin çocuk işçiliği ile mücadelede işbirliği yapmalarını amaçlıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 138. Sözleşmesi de, 15 yaş altındakilerin hiçbir sektörde çalıştırılamayacağını; 182. Sözleşmesi ise, 18 yaş altındaki gençlerin tehlikeli işlerde ya da savaş, maden gibi zararlı işlerde kesinlikle çalıştırılamayacaklarını belirtiyor. Ne yazık ki, bu sözleşmelere dünyanın birçok yerinde uyulmuyor!
Türkiye'de net rakamlar belirsiz
Türkiye'deki duruma gelince; kayıt dışı çalışma yaygın olduğu için gerçek anlamda çalışan çocuk sayısına ulaşmak mümkün değil! DİSK'in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini kullanılarak hazırladığı 'Çocuk İşçileri Raporu'na göre çocuk işçiler, toplam çocuk nüfusunun yüzde 5.9'unu oluşturmakta, aile içinde karşılığı olmadan emeği kullanılan çocukların oranı ise yüzde 49.2'yi bulmakta. Kayıt dışı olanlar, aile işletmelerinde, sokakta, geçici işlerde ve mevsimlik olarak çalışan çocuklar eklendiğinde bu oranlar daha da yükseliyor.
Eğitim sistemi körüklüyor
Yoksulluk, göç ve eğitime erişim olanaklarından yoksun olmak çocukların çalışmaya itilmesinin başlıca nedenlerini oluşturuyor. Uygulanmaya başlanan 4+4+4 kademeli eğitim sisteminin de zorunlu ilköğretim yaşını 6-13 yaş aralığına çekerek çocuk işçiliğini arttırıcı bir faktör olduğu ileri sürülüyor.
Çocuk işçiler can da veriyor
İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi'nin derlediği işçi ölümleri dökümüne göre, 2013 yılında yaşamını yitiren 1.235 işçinin 59'u çocuk idi. 2014'te 54, 2015'te 63 çocuk işçi hayata veda etti. 2016'nın ilk 4 ayında 14 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Uzmanlara göre çocuk işçilerin kapitalizmin ihtiyaç duyduğu güvencesiz işçi havuzunun önemli bir kaynağı olduğu ve böyle devam ettiği takdirde çocuk işçi cinayetlerini artacağı ortada.
Bu arada Suriyeli çocuklar İzmir'de ayakkabı imalat atölyelerinde günde 12 saat ve üzeri çalıştırılıyor. Bu çocuklar kimi zaman orada uyumakta veya ayakkabıları eve götürüp aileleriyle işi sürdürmekte!
Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre, dünya genelinde günümüzde çalışan çocukların yarıdan fazlası tehlikeli sayılan işlerde çalışıyor. Sektörel dağılıma bakıldığında; çalışan çocukların yüzde 59'u tarım alanında, geri kalanlar da endüstride çalışmakta, birçoğu da kayıt dışı olarak istihdam edilmekte. Yapılan araştırmalara göre, çalışan çocuklar iş ortamındaki tehlikeler dışında erken yaşlanma, kötü beslenme, depresyon, madde bağımlılığı gibi sorunlara da açık hale geliyor. Genellikle yoksul ve daha hassas çevrelerden gelen olan bu çocuklar, çoğunlukla kayıtdışı oldukları için hiçbir koruyucu yasal düzenlemeden de faydalanamıyor. Bundan başka çocuklar işleri ile ilgili eğitimi alamamakta, mesleki ve sosyal açıdan geri kalmakta.
Çocuk Hakları Sözleşmesi lafta kalıyor
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, hükümetlerin 18 yaş altının zorla, tehlikeli ve eğitimlerini engelleyecek herhangi bir işte çalıştırılmasına engel olmalarını bekliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 1992 yılından itibaren yürüttüğü Uluslararası Çocuk İşçiliğini Ortadan Kaldırma Programı da devletlerin çocuk işçiliği ile mücadelede işbirliği yapmalarını amaçlıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 138. Sözleşmesi de, 15 yaş altındakilerin hiçbir sektörde çalıştırılamayacağını; 182. Sözleşmesi ise, 18 yaş altındaki gençlerin tehlikeli işlerde ya da savaş, maden gibi zararlı işlerde kesinlikle çalıştırılamayacaklarını belirtiyor. Ne yazık ki, bu sözleşmelere dünyanın birçok yerinde uyulmuyor!
Türkiye'de net rakamlar belirsiz
Türkiye'deki duruma gelince; kayıt dışı çalışma yaygın olduğu için gerçek anlamda çalışan çocuk sayısına ulaşmak mümkün değil! DİSK'in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini kullanılarak hazırladığı 'Çocuk İşçileri Raporu'na göre çocuk işçiler, toplam çocuk nüfusunun yüzde 5.9'unu oluşturmakta, aile içinde karşılığı olmadan emeği kullanılan çocukların oranı ise yüzde 49.2'yi bulmakta. Kayıt dışı olanlar, aile işletmelerinde, sokakta, geçici işlerde ve mevsimlik olarak çalışan çocuklar eklendiğinde bu oranlar daha da yükseliyor.
Eğitim sistemi körüklüyor
Yoksulluk, göç ve eğitime erişim olanaklarından yoksun olmak çocukların çalışmaya itilmesinin başlıca nedenlerini oluşturuyor. Uygulanmaya başlanan 4+4+4 kademeli eğitim sisteminin de zorunlu ilköğretim yaşını 6-13 yaş aralığına çekerek çocuk işçiliğini arttırıcı bir faktör olduğu ileri sürülüyor.
Çocuk işçiler can da veriyor
İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi'nin derlediği işçi ölümleri dökümüne göre, 2013 yılında yaşamını yitiren 1.235 işçinin 59'u çocuk idi. 2014'te 54, 2015'te 63 çocuk işçi hayata veda etti. 2016'nın ilk 4 ayında 14 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Uzmanlara göre çocuk işçilerin kapitalizmin ihtiyaç duyduğu güvencesiz işçi havuzunun önemli bir kaynağı olduğu ve böyle devam ettiği takdirde çocuk işçi cinayetlerini artacağı ortada.
Bu arada Suriyeli çocuklar İzmir'de ayakkabı imalat atölyelerinde günde 12 saat ve üzeri çalıştırılıyor. Bu çocuklar kimi zaman orada uyumakta veya ayakkabıları eve götürüp aileleriyle işi sürdürmekte!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.