Boşanmalar da salgına dönüşebilir mi?
Koronavirüs salgını ilişkileri de tehdit ediyor. Sosyal izolasyon döneminde tüm günü birbirleriyle geçiren çiftler, sorunlarını aşamazlarsa süreç boşanmaya kadar gidebiliyor
09.04.2020 01:40:00





Pandemi olarak adlandırılan koronavirüs (COVID-19) salgını ilişkileri de etkiliyor. Vaka sayılarının arttığı her geçen gün sürecin ne kadar daha bu şekilde devam edeceği akıllarda soru işareti yaratıyor. Bu sürecin çiftlerin üzerinde de olumlu ya da olumsuz etkiler bıraktığı gözlemleniyor. Yoğun çalışma hayatından evden çalışma düzenine geçen çiftlerin, psikolojik olarak bu durumdan etkilendikleri dikkat çekiyor. Sosyal izolasyon ve pandeminin getirdiği kaygı ilişkilerin sorgulanmasına da yol açıyor. Bu sürecin getirdiği farkındalık ve birlikte daha fazla zaman geçirmek eşleri birbirlerine yakınlaştırırken daha önce fark edilmeyen sorunların su yüzüne çıkması ayrılıkları da tetikleyebiliyor.
Birbirinize umut verin
Konuyla ilgili konuşan Dr. Öğr. Üyesi Yudum Söylemez, sosyal izolasyon süreci boyunca kısıtlamaların ve sıkılmaların insanların yaratıcı taraflarını ve güçlü yanlarını ortaya çıkarmalarına vesile olabileceğini söylüyor. Hayatın artık eskisi gibi olmayacağını ve çiftlerin bu süreci fırsata çevirmelerini öneren Söylemez, "Önceliklere dair farkındalık kazanmakla işe başlanabilir. Çiftler hiç yapmadıkları kadar maddiyattan çok manevi değerleri paylaşmayı, birlikte hayal kurmayı, birbirlerine umut verebilmeyi deneyimleyebilir. Çocuklar için de anne ve babalarının bu süreçle olabildiğince sağlıklı bir şekilde başa çıktıklarını görmek gelecekleri için güzel bir öğreti olabilir" dedi.
20 dakikalık mola
Yoğun iş yükünün getirdiği stresle evden çıkamamanın yarattığı psikolojik travma çiftlerin birbirlerine karşı olan davranışlarını etkiliyor. Gerginlik anlarında çiftlerin kendilerine neyin iyi gelip gelmediğini bilemediklerini anlatan Dr. Öğr. Gör. Yudum Söylemez, gergin konuşmaları çiftlerin yüz yüze ve göz göze yapmalarının da gerginliği engellediğini aktarıyor. Eşlerin 15-20 dakika mola verdikten sonra konuşmaya devam etmelerinin ilişkilerini daha da sağlıklı hale getireceğini belirtiliyor. Ayrıca çiftlerde kendilerine ait ilgi alanları, mekanları olması ve sonrasında ortak alanlarda birleşmeleri, ilişkilerini canlı tutmada ön plana çıkıyor.
Birbirinize umut verin
Konuyla ilgili konuşan Dr. Öğr. Üyesi Yudum Söylemez, sosyal izolasyon süreci boyunca kısıtlamaların ve sıkılmaların insanların yaratıcı taraflarını ve güçlü yanlarını ortaya çıkarmalarına vesile olabileceğini söylüyor. Hayatın artık eskisi gibi olmayacağını ve çiftlerin bu süreci fırsata çevirmelerini öneren Söylemez, "Önceliklere dair farkındalık kazanmakla işe başlanabilir. Çiftler hiç yapmadıkları kadar maddiyattan çok manevi değerleri paylaşmayı, birlikte hayal kurmayı, birbirlerine umut verebilmeyi deneyimleyebilir. Çocuklar için de anne ve babalarının bu süreçle olabildiğince sağlıklı bir şekilde başa çıktıklarını görmek gelecekleri için güzel bir öğreti olabilir" dedi.
20 dakikalık mola
Yoğun iş yükünün getirdiği stresle evden çıkamamanın yarattığı psikolojik travma çiftlerin birbirlerine karşı olan davranışlarını etkiliyor. Gerginlik anlarında çiftlerin kendilerine neyin iyi gelip gelmediğini bilemediklerini anlatan Dr. Öğr. Gör. Yudum Söylemez, gergin konuşmaları çiftlerin yüz yüze ve göz göze yapmalarının da gerginliği engellediğini aktarıyor. Eşlerin 15-20 dakika mola verdikten sonra konuşmaya devam etmelerinin ilişkilerini daha da sağlıklı hale getireceğini belirtiliyor. Ayrıca çiftlerde kendilerine ait ilgi alanları, mekanları olması ve sonrasında ortak alanlarda birleşmeleri, ilişkilerini canlı tutmada ön plana çıkıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.