Batı endişeli, Rusya temkinli
Rusya'nın Ukrayna sınırına 100 bin kişilik asker konuşlandırması, ardından da ülkenin güneyinde ve Kırım'da geniş çaplı askeri tatbikatlara başlaması, Batılı ülkelerin yüreğini ağzına getirdi. Batılı liderler, Rusya'nın Ukrayna'yı işgale hazırlandığı iddialarını yoğunlaştırırken, Rusya'ya yönelik tehditlerini sertleştirdiler. Rusya yönetimi, Batı'nın iddialarını reddederek muhataplarını müzakerelere ve karşılıklı güvenlik garantileri vermeye davet ediyor. Ukrayna Savunma Bakanı Aleksey Reznikov ise, Rusya tarafından bir saldırı ihtimalinin yakın zamanda gerçekleşmeyeceğini ifade etti
26.01.2022 17:50:00





MURAT ÇABAS / ANALİZ HABER
ABD'nin başını çektiği Batılı ülkelerle, Rusya'nın Ukrayna üzerinden bilek güreşi devam ediyor. Rusya yeni hamlelerle Batılı ülkelerin endişelerini artırırken, attığı bu hamleleri kendi topraklarında atması, Batılı ülkelerin tepkilerini sadece söylem boyutunda bırakıyor. Ukrayna sınırına 100 bin asker konuşlandıran Rusya, Ukrayna'nın güneyinde ve Kırım'da tatbikat başlattı. Bu hamleler üzerine Batılı ülkelerden peşpeşe açıklamalar geldi.
Putin'e yaptırım tehdidi
ABD Başkanı Joe Biden, gazetecilere yaptığı bir konuşmada, Putin'e şahsi yaptırımlar uygulamayı düşünüp düşünmeyeceği sorusuna yanıt olarak "Evet, bunu değerlendireceğimi düşünüyorum" yanıtını verdi. Biden, Rusya'nın Ukrayna sınırı yakınında konuşlandırdığı tahminen 100 bin askerle Ukrayna'ya girmesi halinde bunun "2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük işgal" olacağını ve dünyayı değiştireceğini belirtti. ABD'nin yabancı liderlere yönelik doğrudan yaptırım uygulamaları nadir olsa da daha önce örnekleri görüldü. Venezuela'dan Maduro, Suriye'den Esad ve Libya'dan Kaddafi şahsi yaptırımlarla karşı karşıya kalan liderler arasındaydı. Ayrıca ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, 8 bin 500 askerin yüksek düzeyde alarma geçirildiğini ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesi durumunda bölgeye konuşlanma emri beklediklerini bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise, Kirby'nin bu açıklamasına değinerek, "ABD'nin bu tür eylemlerini büyük bir endişeyle izliyoruz" dedi. Fox News, ABD'nin Ukrayna'ya 300 Javelin tanksavar füzesi teslim ettiğini duyurdu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, birliğin Doğu Avrupa'ya daha fazla gemi ve savaş uçağı gönderdiğini ve askeri güçleri hazırda tuttuklarını açıklamıştı.
Avrupalı liderler de tehdit kervanında
Avrupa ülkelerinin liderleri de yaşanan gelişmeler nedeniyle Rusya'yı hedef alan sert açıklamalar yapıyorlar. Enerji konusunda Rusya'ya bağımlı olan bu ülkelerin tehditlerinin sadece söylem boyutunda kalması ise dikkat çekiyor. Berlin'de bir araya gelen Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması halinde bunun bedelinin "çok ağır" olacağı uyarısında bulundu. Macron, "Bir saldırı olursa, misilleme de olacaktır ve (Rusya için) bedeli çok ağır olur" ifadesini kullandı. Her şeye rağmen Moskova ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini belirten Macron, Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini açıkladı. Almanya Başbakanı Scholz da Rusya'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ihlal etmesi durumunda "çok ağır bir bedel" ödeyeceğini söyledi. Almanya'nın diğer Batılı ülkelerin aksine Kiev'e olası bir savaşta kendisini savunabilmesi için silah göndermemesi konusuna da değinen Scholz, Berlin'in Ukrayna'ya başka yollardan destek olmayı tercih ettiğini söyledi. Scholz, Almanya'nın savaş bölgelerine silah göndermeyi reddetmek için tarihsel sebepleri olduğunu söyledi ve "Örneğin Ukrayna'nın gaz sevkiyatında transit ülke olarak kalmasını sağlama konusunda sorumluluk hissediyoruz" ifadesini kullandı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, "Rusya Ukrayna'yı işgal ederse Avrupa'daki müttefiklerimizi korumak için NATO'nun yeni konuşlandırmalarına katkıda bulunmaya çalışacağız" dedi. İngiltere ordusunun 2015'ten bu yana 21 bin Ukrayna askerini eğittiğini hatırlatan Johnson, "Eğer Putin kan dökme yolunu seçerse Ukraynalılar şiddetli bir şekilde direnecektir. Tarih de bunu gösteriyor. 2014'te ülkelerini savunmaya çalışan Ukraynalılar daha güçlenmiş savaş yetenekleriyle savaşmaya kararlı olacaktır. Eğer Rusya bu yolu seçerse birçok Rus annenin oğlu eve dönemeyecek" ifadelerini kullandı. Johnson ayrıca, İngiltere ve müttefiklerinin Rusya'ya "ağır ekonomik yaptırımlarla" yanıt vereceğini vurguladı.
Ukrayna: Rusya saldırmayacak
Batılı ülkeler, bütün senaryolarını Rusya'nın işgali üzerine kurarken, Rusya bu iddiaları yalanlamaya devam ediyor. Rusya yönetiminden yapılan açıklamalarda, muhataplar müzakerelere ve karşılıklı güvenlik garantileri vermeye davet ediliyor; ayrıca NATO'nun doğuya doğru, Rusya'yı tehdit edecek şekilde genişlemesine yönelik tedbirler aldıklarını belirtiyorlar. Bu arada Ukrayna'dan da Rusya'nın herhangi bir saldırı gerçekleştirmeyeceğine dair dikkat çeken bir açıklama geldi. Ukrayna Savunma Bakanı Aleksey Reznikov, Rusya tarafından bir saldırı ihtimalinin yakın zamanda gerçekleşmeyeceğini ifade etti. Reznikov, "Askeri açıdan düşünüldüğünde Rusya'nın saldırması için neden yok. Ancak bu saldırmayacağı anlamına da gelmiyor, risk her zaman var" şeklinde konuştu. Yabancı ülkelerin de masada olması şartıyla Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile görüşmeye hazır olduklarını belirten Reznikov, "Brüksel ya da Münih'te ABD, Birleşik Krallık gibi partnerlerimizin de olduğu masada Rusya Savunma Bakanı Şoygu ile görüşmeye hazırız" ifadelerini kullandı.
'NATO'dan askerlerimizi çekeriz'
Ukrayna gerilimi NATO'da da çatlaklara neden oluyor. Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic, Rusya ile Ukrayna arasında çatışma çıkması durumunda NATO'daki Hırvat askerlerin geri çekileceğini belirterek, "Hırvatistan, çatışma olması durumunda asker göndermeyecek. Aksine tüm askerlerini geri çekecek" dedi. Milanovic, "NATO'nun askeri gücünü artırdığını ve bazı istihbarat gemileri gönderdiğine yönelik açıklamaları yakından takip ediyorum. Bu konuyla hiçbir ilgimiz yok ve olmayacak. Bunu sizlere garanti ederim" ifadelerini kullandı. Durumun hiçbir şekilde Ukrayna veya Rusya ile ilgili olmadığını vurgulayan Milanovic, olanların tamamen ABD'nin iç politikasının dinamikleriyle ve ABD Başkanı Joe Biden ile onun yönetimi ile ilişkili olduğunu savundu. Milanovic, Biden yönetiminin uluslararası güvenlik açısından tehlikeli davrandıklarını dile getirdi.
ABD'nin başını çektiği Batılı ülkelerle, Rusya'nın Ukrayna üzerinden bilek güreşi devam ediyor. Rusya yeni hamlelerle Batılı ülkelerin endişelerini artırırken, attığı bu hamleleri kendi topraklarında atması, Batılı ülkelerin tepkilerini sadece söylem boyutunda bırakıyor. Ukrayna sınırına 100 bin asker konuşlandıran Rusya, Ukrayna'nın güneyinde ve Kırım'da tatbikat başlattı. Bu hamleler üzerine Batılı ülkelerden peşpeşe açıklamalar geldi.
Putin'e yaptırım tehdidi
ABD Başkanı Joe Biden, gazetecilere yaptığı bir konuşmada, Putin'e şahsi yaptırımlar uygulamayı düşünüp düşünmeyeceği sorusuna yanıt olarak "Evet, bunu değerlendireceğimi düşünüyorum" yanıtını verdi. Biden, Rusya'nın Ukrayna sınırı yakınında konuşlandırdığı tahminen 100 bin askerle Ukrayna'ya girmesi halinde bunun "2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük işgal" olacağını ve dünyayı değiştireceğini belirtti. ABD'nin yabancı liderlere yönelik doğrudan yaptırım uygulamaları nadir olsa da daha önce örnekleri görüldü. Venezuela'dan Maduro, Suriye'den Esad ve Libya'dan Kaddafi şahsi yaptırımlarla karşı karşıya kalan liderler arasındaydı. Ayrıca ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, 8 bin 500 askerin yüksek düzeyde alarma geçirildiğini ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesi durumunda bölgeye konuşlanma emri beklediklerini bildirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise, Kirby'nin bu açıklamasına değinerek, "ABD'nin bu tür eylemlerini büyük bir endişeyle izliyoruz" dedi. Fox News, ABD'nin Ukrayna'ya 300 Javelin tanksavar füzesi teslim ettiğini duyurdu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, birliğin Doğu Avrupa'ya daha fazla gemi ve savaş uçağı gönderdiğini ve askeri güçleri hazırda tuttuklarını açıklamıştı.
Avrupalı liderler de tehdit kervanında
Avrupa ülkelerinin liderleri de yaşanan gelişmeler nedeniyle Rusya'yı hedef alan sert açıklamalar yapıyorlar. Enerji konusunda Rusya'ya bağımlı olan bu ülkelerin tehditlerinin sadece söylem boyutunda kalması ise dikkat çekiyor. Berlin'de bir araya gelen Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması halinde bunun bedelinin "çok ağır" olacağı uyarısında bulundu. Macron, "Bir saldırı olursa, misilleme de olacaktır ve (Rusya için) bedeli çok ağır olur" ifadesini kullandı. Her şeye rağmen Moskova ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini belirten Macron, Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini açıkladı. Almanya Başbakanı Scholz da Rusya'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ihlal etmesi durumunda "çok ağır bir bedel" ödeyeceğini söyledi. Almanya'nın diğer Batılı ülkelerin aksine Kiev'e olası bir savaşta kendisini savunabilmesi için silah göndermemesi konusuna da değinen Scholz, Berlin'in Ukrayna'ya başka yollardan destek olmayı tercih ettiğini söyledi. Scholz, Almanya'nın savaş bölgelerine silah göndermeyi reddetmek için tarihsel sebepleri olduğunu söyledi ve "Örneğin Ukrayna'nın gaz sevkiyatında transit ülke olarak kalmasını sağlama konusunda sorumluluk hissediyoruz" ifadesini kullandı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, "Rusya Ukrayna'yı işgal ederse Avrupa'daki müttefiklerimizi korumak için NATO'nun yeni konuşlandırmalarına katkıda bulunmaya çalışacağız" dedi. İngiltere ordusunun 2015'ten bu yana 21 bin Ukrayna askerini eğittiğini hatırlatan Johnson, "Eğer Putin kan dökme yolunu seçerse Ukraynalılar şiddetli bir şekilde direnecektir. Tarih de bunu gösteriyor. 2014'te ülkelerini savunmaya çalışan Ukraynalılar daha güçlenmiş savaş yetenekleriyle savaşmaya kararlı olacaktır. Eğer Rusya bu yolu seçerse birçok Rus annenin oğlu eve dönemeyecek" ifadelerini kullandı. Johnson ayrıca, İngiltere ve müttefiklerinin Rusya'ya "ağır ekonomik yaptırımlarla" yanıt vereceğini vurguladı.
Ukrayna: Rusya saldırmayacak
Batılı ülkeler, bütün senaryolarını Rusya'nın işgali üzerine kurarken, Rusya bu iddiaları yalanlamaya devam ediyor. Rusya yönetiminden yapılan açıklamalarda, muhataplar müzakerelere ve karşılıklı güvenlik garantileri vermeye davet ediliyor; ayrıca NATO'nun doğuya doğru, Rusya'yı tehdit edecek şekilde genişlemesine yönelik tedbirler aldıklarını belirtiyorlar. Bu arada Ukrayna'dan da Rusya'nın herhangi bir saldırı gerçekleştirmeyeceğine dair dikkat çeken bir açıklama geldi. Ukrayna Savunma Bakanı Aleksey Reznikov, Rusya tarafından bir saldırı ihtimalinin yakın zamanda gerçekleşmeyeceğini ifade etti. Reznikov, "Askeri açıdan düşünüldüğünde Rusya'nın saldırması için neden yok. Ancak bu saldırmayacağı anlamına da gelmiyor, risk her zaman var" şeklinde konuştu. Yabancı ülkelerin de masada olması şartıyla Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile görüşmeye hazır olduklarını belirten Reznikov, "Brüksel ya da Münih'te ABD, Birleşik Krallık gibi partnerlerimizin de olduğu masada Rusya Savunma Bakanı Şoygu ile görüşmeye hazırız" ifadelerini kullandı.
'NATO'dan askerlerimizi çekeriz'
Ukrayna gerilimi NATO'da da çatlaklara neden oluyor. Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic, Rusya ile Ukrayna arasında çatışma çıkması durumunda NATO'daki Hırvat askerlerin geri çekileceğini belirterek, "Hırvatistan, çatışma olması durumunda asker göndermeyecek. Aksine tüm askerlerini geri çekecek" dedi. Milanovic, "NATO'nun askeri gücünü artırdığını ve bazı istihbarat gemileri gönderdiğine yönelik açıklamaları yakından takip ediyorum. Bu konuyla hiçbir ilgimiz yok ve olmayacak. Bunu sizlere garanti ederim" ifadelerini kullandı. Durumun hiçbir şekilde Ukrayna veya Rusya ile ilgili olmadığını vurgulayan Milanovic, olanların tamamen ABD'nin iç politikasının dinamikleriyle ve ABD Başkanı Joe Biden ile onun yönetimi ile ilişkili olduğunu savundu. Milanovic, Biden yönetiminin uluslararası güvenlik açısından tehlikeli davrandıklarını dile getirdi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.