Fatih Terim maçtan bir gün önce basın toplantısında illüzyonlardan kurtulmalıyız demişti.
Bunu söylerken aldatmacalara kanmayalım demek istiyordu.
Fenerbahçe karşısında alınan moral bozucu mağlubiyet Galatasaray'ın büyüklüğünü gölgelemez anlamında bir ifadeydi bu.
Gerçekten Marsilya karşısında Galatasaray öyle bir futbol oynadı ki diğer konuların hepsi bu galibiyetin yanında illüzyon kalır.
Galatasaray ilk yarım saati fantastikten de öte olan harika bir futbol oynadı.
Maç süresince ligimizin standartlarının çok ötesinde, çok üst seviye bir futbol vardı Galatasaray adına sahada.
İlk golden iki dakika önce Diagne'nin direkte patlayan topu gelecek gollerin habercisiydi adeta.
Maç boyunca çok yüksek bir tempo vardı.
Hep söylediğimiz gibi yüksek tempo ve üst düzey mücadelede organizasyon yapmak kolay değildir onun yerine özel yetenekler ortaya çıkmalıdır iddiasını Galatasaray'ın ilk golü doğruladı.
Cicaldau'nun attığı ilk golde asisti yapan Feghouli pas vermeden önce öyle güzel bir çalımla rakibini oyundan düşürdü ki bu harekete ancak şapka çıkarılır.
Tüm takım mükemmeldi ama rahatlıkla şunu iddia edebiliriz ki maç Cicaldau'nun maçıydı.
Cicaldau'nun özellikle Feghouli ile olan işbirliği Galatasaray'ın üstün oyununu izah ediyordu.
Taylan özellikle ilk yarıda olmak üzere tek başına bir defans gibiydi.
Kerem belki çok etkili değildi ama ikinci golde topu Berkan'dan alıp Cicaldau'ya iletmesi dikkate değer bir çabaydı.
Tabii topu Kerem'e ileten Berkan'ın performansını da unutmamak lazım.
23'te durum 1-0 ken Dieng'in kafasını çok iyi çıkaran Muslera hem skoru korudu hem de hayır ben daha tükenmedim dedi.
37'de durum 2-0 iken ise adeta kalesinde uzadı ve arkadaşlarının emeklerinin heba olmasına izin vermedi.
İkinci yarı Marsilya toparlanmaya çalışsa da bu onlar için pek mümkün olmadı.
Galatasaray 64'te üçüncü golü bulduktan sonra biraz geri çekilip geçiş oyunu oynasa da bu kısa bir süre sürdü.
Bu arada üçüncü golde yine Diagne, Kerem ve golü atan Feghouli işbirliği vardı.
Bu golde Diagne'nin topu rakibinden söküp alması her türlü takdiri hak ediyor.
70'te öyle bir gol kaçtı ki saç baş yoldurttu. Önce Feghouli sonra şuttan önce ayağı takılıp dengesini kaybettiği için topa vuramayan Diagne boş kaleye golü atamadılar.
Galatasaray'ın geriye yaslandığı anlarda ilerde tek başına boğuşan Diagne takıma moral motivasyon verdi.
83'te dördüncü golü atan Babel öyle bir tek vuruş yaptı ki tek kelimeyle harika demek lazım.
Topu ayak içi ile gerçekten de doksana astı.
Tabii bütün bunlar bu takımda muhakkak Diagne oynar Babel oynar dememizi haklı çıkarıyor.
Elbette ligimizde 8+3 kuralı el kol bağlıyor ama bir şekilde bu ikiliye Feghouli'yle birlikte bir yer bulmak lazım.
İşte büyük takım olmak böyle bir şey. Ezeli rakibinden ummadığın bir mağlubiyet alıyorsun ama önüne bakmasını biliyorsun.
Dün akşam Galatasaray'da kötü oynayan bir tek futbolcu yoktu. Futbolcuların performansları Şampiyonlar Ligi performansıydı.
Tüm takımı bunun için canı gönülden tebrik ediyorum. Bu performans olduğu müddetçe Galatasaray'ın yolu açık ve her türlü sonuç da mümkün.
Bunu söylerken aldatmacalara kanmayalım demek istiyordu.
Fenerbahçe karşısında alınan moral bozucu mağlubiyet Galatasaray'ın büyüklüğünü gölgelemez anlamında bir ifadeydi bu.
Gerçekten Marsilya karşısında Galatasaray öyle bir futbol oynadı ki diğer konuların hepsi bu galibiyetin yanında illüzyon kalır.
Galatasaray ilk yarım saati fantastikten de öte olan harika bir futbol oynadı.
Maç süresince ligimizin standartlarının çok ötesinde, çok üst seviye bir futbol vardı Galatasaray adına sahada.
İlk golden iki dakika önce Diagne'nin direkte patlayan topu gelecek gollerin habercisiydi adeta.
Maç boyunca çok yüksek bir tempo vardı.
Hep söylediğimiz gibi yüksek tempo ve üst düzey mücadelede organizasyon yapmak kolay değildir onun yerine özel yetenekler ortaya çıkmalıdır iddiasını Galatasaray'ın ilk golü doğruladı.
Cicaldau'nun attığı ilk golde asisti yapan Feghouli pas vermeden önce öyle güzel bir çalımla rakibini oyundan düşürdü ki bu harekete ancak şapka çıkarılır.
Tüm takım mükemmeldi ama rahatlıkla şunu iddia edebiliriz ki maç Cicaldau'nun maçıydı.
Cicaldau'nun özellikle Feghouli ile olan işbirliği Galatasaray'ın üstün oyununu izah ediyordu.
Taylan özellikle ilk yarıda olmak üzere tek başına bir defans gibiydi.
Kerem belki çok etkili değildi ama ikinci golde topu Berkan'dan alıp Cicaldau'ya iletmesi dikkate değer bir çabaydı.
Tabii topu Kerem'e ileten Berkan'ın performansını da unutmamak lazım.
23'te durum 1-0 ken Dieng'in kafasını çok iyi çıkaran Muslera hem skoru korudu hem de hayır ben daha tükenmedim dedi.
37'de durum 2-0 iken ise adeta kalesinde uzadı ve arkadaşlarının emeklerinin heba olmasına izin vermedi.
İkinci yarı Marsilya toparlanmaya çalışsa da bu onlar için pek mümkün olmadı.
Galatasaray 64'te üçüncü golü bulduktan sonra biraz geri çekilip geçiş oyunu oynasa da bu kısa bir süre sürdü.
Bu arada üçüncü golde yine Diagne, Kerem ve golü atan Feghouli işbirliği vardı.
Bu golde Diagne'nin topu rakibinden söküp alması her türlü takdiri hak ediyor.
70'te öyle bir gol kaçtı ki saç baş yoldurttu. Önce Feghouli sonra şuttan önce ayağı takılıp dengesini kaybettiği için topa vuramayan Diagne boş kaleye golü atamadılar.
Galatasaray'ın geriye yaslandığı anlarda ilerde tek başına boğuşan Diagne takıma moral motivasyon verdi.
83'te dördüncü golü atan Babel öyle bir tek vuruş yaptı ki tek kelimeyle harika demek lazım.
Topu ayak içi ile gerçekten de doksana astı.
Tabii bütün bunlar bu takımda muhakkak Diagne oynar Babel oynar dememizi haklı çıkarıyor.
Elbette ligimizde 8+3 kuralı el kol bağlıyor ama bir şekilde bu ikiliye Feghouli'yle birlikte bir yer bulmak lazım.
İşte büyük takım olmak böyle bir şey. Ezeli rakibinden ummadığın bir mağlubiyet alıyorsun ama önüne bakmasını biliyorsun.
Dün akşam Galatasaray'da kötü oynayan bir tek futbolcu yoktu. Futbolcuların performansları Şampiyonlar Ligi performansıydı.
Tüm takımı bunun için canı gönülden tebrik ediyorum. Bu performans olduğu müddetçe Galatasaray'ın yolu açık ve her türlü sonuç da mümkün.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025