Asıl sorun hatayı tekrarlamak
TÜSİAD Başkanı Bilecik, İstanbul'daki konuşmasında, Türkiye'nin reform yapmak yerine bol ve ucuz parayla büyümeyi tercih ettiğine işaret ederek, "Bunun bedelini eninde sonunda yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve yükselen faizler ile ödedik ve ödüyoruz. Hatayı yapmaktan değil tekrarlamaktan korkmamız gerekir" dedi
TÜSİAD Başkanı Bilecik, İstanbul'daki konuşmasında, Türkiye'nin reform yapmak yerine bol ve ucuz parayla büyümeyi tercih ettiğine işaret ederek, "Bunun bedelini eninde sonunda yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve yükselen faizler ile ödedik ve ödüyoruz. Hatayı yapmaktan değil tekrarlamaktan korkmamız gerekir" dedi
26.10.2018 00:00:00





RECEP BAHAR/İSTANBUL
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, İstanbul'da Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD) tarafından düzenlenen Dijital Dönüşümde Konferansı'nda yaptığı konuşmada, küresel krizden bu yana ekonominin kesintisiz büyümesine rağmen, giderek artan kırılganlıkların bir 'bedel' olarak karşımıza çıktığını söyledi. Bilecik, sakin üslubuyla şu önemli tespitlerde bulundu: "Sonuçta, hem TL çok ciddi değer kaybına uğradı hem enflasyon son derece yüksek seviyelere ulaştı.
Yükselen finansman maliyetleriyle birlikte ülkemize girmekte olan sermaye azaldı ve ekonomimiz maalesef küçülmeye başladı. Şu noktanın altını çizmek isterim: Türkiye'nin içinde bulunduğu sorun borçluluk ya da cari açık sorunu değildir, kur veyahut faizin nereye geldiği de birinci dereceden sorun değildir. Son derece basit bir tanımla sorun gerçekten bizim seçimlerimizdir.
Reform yapmak yerine hızla ve kolayca, bol ve ucuz parayla büyümeyi tercih ettiğimizde, bunun bedelini eninde sonunda yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve yükselen faizler ile ödedik ve ödüyoruz."
Yükselen finansman maliyetleriyle birlikte ülkemize girmekte olan sermaye azaldı ve ekonomimiz maalesef küçülmeye başladı. Şu noktanın altını çizmek isterim: Türkiye'nin içinde bulunduğu sorun borçluluk ya da cari açık sorunu değildir, kur veyahut faizin nereye geldiği de birinci dereceden sorun değildir. Son derece basit bir tanımla sorun gerçekten bizim seçimlerimizdir.
Reform yapmak yerine hızla ve kolayca, bol ve ucuz parayla büyümeyi tercih ettiğimizde, bunun bedelini eninde sonunda yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve yükselen faizler ile ödedik ve ödüyoruz."
Sorun hata yapmakta değil
Türkiye'nin reform yapması gerektiğine işaret eden Bilecik, şunları kaydetti: "Bundan sonra tartışılmaz bir şekilde finansal istikrara, enflasyonun olması gerektiği gibi düşük tek hanelerde tutulmasına gereken değeri ve önemi verirsek, vereceğimize inanıyorum, büyümeyi ucuz sıcak para ile değil, reformlarla ekonomimizi köklerinden besleyerek artırmayı hedeflersek bir daha böyle zorluklarla karşı karşıya kalmayız.
Ancak hatayı yapmaktan değil tekrarlamaktan korkmamız gerekir. Önce hatalarımızla yüzleşip ders çıkarmamız gerekir. Bunu yaptığımız takdirde Türkiye'nin yepyeni bir döneme gireceğinden hiçbir şüphemiz yoktur."
Türkiye'nin Küresel Rekabet Endeksi'nde 140 ülke içinde 61. sırada bulunduğuna işaret eden Bilecik, "Genç nüfusumuza analitik ve eleştirel düşünme yeteneğini kazandırmak, onların problem çözme becerilerini geliştirmek ve girişimcilik ruhuna sahip olmalarını sağlamak, bizi bambaşka bir noktaya taşıyacak" şeklinde konuştu.
Ancak hatayı yapmaktan değil tekrarlamaktan korkmamız gerekir. Önce hatalarımızla yüzleşip ders çıkarmamız gerekir. Bunu yaptığımız takdirde Türkiye'nin yepyeni bir döneme gireceğinden hiçbir şüphemiz yoktur."
Türkiye'nin Küresel Rekabet Endeksi'nde 140 ülke içinde 61. sırada bulunduğuna işaret eden Bilecik, "Genç nüfusumuza analitik ve eleştirel düşünme yeteneğini kazandırmak, onların problem çözme becerilerini geliştirmek ve girişimcilik ruhuna sahip olmalarını sağlamak, bizi bambaşka bir noktaya taşıyacak" şeklinde konuştu.
Şirketler yeniliklere direnç gösteriyor
GYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Savcı da etkinlikteki konuşmasında aile şirketlerinin ve KOBİ'lerin yeniliklere karşı direnç gösterdiğini ve çekinceli yaklaştığını belirterek, "Ancak bu çekinceli yaklaşım kaçınılmaz sonla yüz yüze geleceğimiz gerçeğini de patronların önüne her defasında bir şekilde getiriyor. Şirketlerimizde oturup ah vah demek yerine gelişmiş ülkelerle aramızdaki teknoloji farkını azaltmak için neler yapmalıyız konusuna kafa yormalı ve bir hareket planı hazırlamalıyız" dedi.
GYİAD Başkan Yardımcısı ve Dijital Çalışma Grubu Başkanı Fuat Pamukçu ise "KOBİ'lerimiz ve aile şirketlerinin, dijitalleşme seviyesi büyük şirketlerimizin seviyelerine gelmesi durumunda 10 yıllık bir dönemde ekonomide yüzde 1.5 ile yüzde 3.0 arasında bir artışa yani başka bir deyişle toplam 25 ile 35 milyar dolar arasında bir fırsata tekabül etmektedir" şeklinde konuştu.
GYİAD Başkan Yardımcısı ve Dijital Çalışma Grubu Başkanı Fuat Pamukçu ise "KOBİ'lerimiz ve aile şirketlerinin, dijitalleşme seviyesi büyük şirketlerimizin seviyelerine gelmesi durumunda 10 yıllık bir dönemde ekonomide yüzde 1.5 ile yüzde 3.0 arasında bir artışa yani başka bir deyişle toplam 25 ile 35 milyar dolar arasında bir fırsata tekabül etmektedir" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.