Sefalet ücretinde trajikomik gelişmeler yaşanıyor? Asgari ücrete yapılan sadaka gibi zammın perde arkası çalışanları daha da kızdıracak cinsten. Çünkü çalışanların ücretine yapılan cılız zammın yüzde 41'i devlete gidecek.... Asgari ücretli yine açlığın koynuna itilmekten kurtulamadı?Yapılan yüzde 8.65'lik zamla birlikte asgari ücretin işverene maliyeti 51.35 YTL artarken, artan bu tutarın yüzde 41'inin devlete gideceği yüzde 51'inin ise çalışanlara kalacağı belirlendi. Brüt asgari ücret 1 Ocak 2006'dan itibaren 42.27 YTL artarak 1 YTL'ye çıkarken, SSK ve İşsizlik sigortası İşveren payları nedeniyle işverene olan maliyeti ise 51.36 YTL arttı. Ancak bu artışın sadece 30.29 YTL'si işçiye giderken, 21.07 YTL'sinin ise vergi. SSK ve İşsizlik sigortası Primi olarak devlete gideceği hesaplandı. Brüt asgari ücretten çalışanlar 74.344 YTL SSK ve 5.31 YTL İşsizlik Sigortası primi, 67.70 YTL gelir ve 3.19 YTL de damga vergisi ödeyecek. Kesintilerin ardından net asgari ücret 380.44 YTL olacak. Çalışanlar brüt asgari ücrette yapılan 42.27 YTL'lik artışın yüzde 28.3'üne denk gelen 11.98 YTL'si prim ve vergi olarak devlete ödeyecek. Asgari ücretin işverene maliyetiAsgari ücretin işverene maliyeti de SSK ve İşsizlik Sigortası işveren payı nedeniyle bu yıla göre 51.36 YTL artacak ve 645.1 YTL'ye çıkacak. Bu zam nedeniyle işverenlerin asgari ücretli için ödediği SSK primi işveren payı 8.24 YTL artarak 103.5 YTL'ye, İşsizlik sigortası işveren payı ise 0.85 YTL'Lik artışla 10.6 YTL'ye çıkacak. Böylece bu yıl 105.1 YTL olan işveren payı gelecek yıl 114.2 YTL olacak. İşverenlerin asgari ücretli için üstlendiği maliyetin yüzde 59'u çalışanlarına, yüzde 41'i ise devlete gidecek.DİSK: Asgari ücret değil, sefalet ücretiTürkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi, belirlenen yeni asgari ücret rakamının, "sefalet ücreti" olduğunu belirterek, "Hükümet asgari ücretle çalışan milyonları açlığa mahkum ediyor" dedi. Çelebi yaptığı açıklamada, 2006 yılındaki asgari ücretin 380 milyon lira olarak belirlenmesini, halka açlığın, sefaletin ve yoksulluğun dayatılması anlamına geldiğini kaydetti. Asgari ücretin insanca yaşamaya yeterli bir düzeyde, açlık ve yoksulluk sınırları olarak belirlenen miktarlarla bağlantılı olarak tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, "Ortaya çıkan sonuç, ulusal gelirin arttığı söylenen ülkemizde, artışın kimlere aktarılacağının da kanıtıdır. Hükümet çalışanlar için yoksulluğu uygun görmekte, üretilen değeri de bir avuç mutlu azınlığa aktarmaya aracılık etmektedir" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.