Deniz Baykal'ın müfessirliği, mütercimliği ancak bu kadar olur! Erdoğan'ın kendisiyle ilgili sözlerini tefsir ve tercüme ederken akı kara olarak göstermekten kendini alamıyor Baykal. Erdoğan, Deniz Baykal'ı anti-Amerikancılıkla suçluyor, Baykal da başlıyor müfessirlik faaliyetine: Başbakan'ın burada dile getirmek istediği cümleyi size tercüme edeyim. 'Türkiye'yi ben satmaya hazırım ama CHP bırakmıyor.'Erdoğan'ın Washington semalarında ve kendi ifadesiyle "özgürlükler diyarı" ABD'de neler söylediğine geçmeden önce Baykal'ın yaptığı tefsir hatasını düzeltelim. Doğru tercüme şöyle olmalı: "Ben Türkiye'yi satmaya hazır değilim çünkü satış çoktan devam ediyor. CHP de buna ses çıkarmıyor, birçok yasayı birlikte çıkardık. Fakat Türkiye'de bazı "marjinal gruplar" bu satışın önünde ciddi engel oluşturuyorlar."Erdoğan'ın "marjinal grup" takıntısı ve bundan kimi kastettiğini bilen biliyor. Yani Baykal'ın tercüme ettiği gibi değil gerçekler. Birileri Türkiye'yi satışa getirdi, iktidarı ve anamuhalefetiyle buna çanak tutuluyor ve bu olay Amerikan topraklarında "övgüyle yadedilmesi gereken işler" olarak takdim ediliyor. ***Başbakan Erdoğan'ın zorlama ABD ziyaretinde yaptığı açıklamalar gerçekten talihsiz ve Türkiye adına utanç verici nitelikteydi. Bush'la tek karelik bir fotoğraf uğruna Türkiye'nin sokulduğu o hal içler acısıydı.Erdoğan, Bush'un tüm taleplerini kabul etmekle kalmadı, şartları Türkiye adına mevcut durumun da gerisine götürdü.PKK ve Kıbrıs konularında Bush'un ağzından somut tek bir kelime bile çıkartamadılar. Aksine ABD Genelkurmay Başkan yardımcısı Peter Pace, PKK konusunda "silahsız mücadele" gibi tehlikeli bir yol önerdi.İlk defa, ABD'nin İslam dünyasını ve Avrasya coğrafyasını imha planı olan Büyük Ortadoğu Projesi'ne açık destek verildiği ilan edildi. Bush, bu ilanı, "Erdoğan'ın BOP'a desteği için teşekkür ediyorum" cümlesiyle garantiye aldı ve tüm dünyaya ilan etti. Gerçi Erdoğan da bu durumdan oldukça memnun görünüyor. Aklı sıra AB cephesindeki fiyaskoyla kaybettiği imajını, ABD Başkanı Bush ile verdiği pozlarla yükseltecek. Ama Erdoğan'ın ABD'de verdiği tavizlerle birlikte Türk dış politikasının başına geçirilen çuvalın deliksiz ve kalın kumaşlı olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü Türk dış politikası hiçbir şey göremiyor.***Erdoğan'ın CNN'in kurt gazetecisi Wolf Blitzer'ın kurnaz soruları karşısındaki durumunu görmeliydiniz. Erdoğan doğal olarak afallıyor, çünkü bu kez önünde önceden hazırlanmış metinler yok. Blitzer'ın soruları karşısında "kem küm" etmekten ve daldan dala atlamaktan başka çaresi kalmıyor Erdoğan'ın. Blitzer de sık sık "Sayın Başbakan soruma cevap alamadım" mealinde uyarılarda bulunuyor.Blitzer'ın Türkiye'de yapılan kamuoyu yoklamalarında ortaya çıkan yüksek orandaki ABD karşıtlığının yerinde olup olmadığı sorusuyla ilgili olarak bakın Erdoğan nasıl cevap veriyor: "Şu anda ben tabi o kamuoyu araştırmasını bilemiyorum. Fakat ben tabii iktidarımın değerlendirmesine bakıyorum. Biz tabi halkın duygusallığını her defa biliriz. Halk görsel medya veya yazılı medyanın yayınıyla bir anda etkilenebilir. Hele hele duyguları tahrik den bir televizyon yayını olduğu anda bir anda dengeler değişiverir. Ama şu anda Türkiye'nin iktidarında ABD ile stratejik ortaklığını devam ettiren bir yönetim vardır. Muhalefeti iktidarını Amerikancı olarak niteleyen bir yapı var ve biz burada sadece şunu ortaya koyuyoruz. Bizim stratejik ortağımızdır. Geçmişten bu yana müşterek dayanışma içerisinde bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz."Bilmem daha fazla uzatmaya gerek var mı? Bir ülkenin başbakanı, ülke sınırlarını terk ettiği anda o ülke halkını işte böyle satışa getiriyor. Başbakan Erdoğan nasıl olur da o kamuoyu yoklamalarından habersiz olur, bunu anlamak mümkün değil. Çünkü bizzat kendisi, o anket sonuçlarından sonra vekillerine talimat vererek, seçmendeki ABD karşıtlığının giderilmesini istemişti. Ve asıl bombayı patlatan kısmı ise, muhalefet partisinin kendisiyle ilgili yaptığı "Amerikancı" benzetmesi. Başbakan Erdoğan bu benzetmeden oldukça memnun ve ABD'nin de bu benzetmeden hareketle nasıl Amerikancı olduklarını anlamalarını istiyor."Bakın Türkiye'de bize "Amerikancı" diyorlar, siz de kalkmış ABD karşıtlığından bahsediyorsunuz!"
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012


































































































