"Geçmişte anlaşmazlıklarımız oldu. Ancak dostların farklılıklarının olmasında yanlış birşey yok ve her ikimiz, bu farklılıkları geride bırakarak ilerlemeye karar verdik"
Bu sözler ABD Başkanı Bush'a ait.
Almanya Başbakanı Schroder'le Beyaz Saray'da görüşen Bush, Almanya'yı yanına almanın verdiği memnuniyetle sürdürdüğü konuşmasında Irak ve Afganistan politikalarını da savundu.
Schröder de; " Şu andan ve gelecekten söz etmeliyiz, geçmişten değil'' diyerek ortak tutumda mutabık oldukları sinyalini verdi.
İkili görüşmelerin nirengi noktasını ise son günlerin en tartışmalı konularından Büyük Ortadoğu Projesi oluşturdu.
Irak Savaşı ile ipleri geren Almanya ve ABD'nin Ortadoğu konusunda yumak olmaları anlamlı.
Almanlar'ın Fransa'yı yanına çekerek oluşturduğu Fransalmanya cephesi biranda tuzbuz olmuş görünüyor.
Avrupa'dan Atlantik ötesine savrulan tehditlerin hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığı anlaşıldı.
İngiltere ve ABD'nin sözde kanıtlarına muhalif tutum takınarak işgali güya protesto etmeye çalışan Almanlar'ın işgal sonrası tavırlarının daha sert olması beklenmez miydi?
Blair'in Irak'ın silahlanmayla ilgili belgeleri fos çıkmadı mı?
Bush yönetiminin işgal için türlü entrikalar çevirdiği ispatlanmadı mı?
Almanlar tüm bu somut veriler ortada iken neden yumuşadı dersiniz?
Bölgesel menfaatler ve uluslararası çıkarlar yüzünden elbette.
Almanya, İngiltere ve ABD'nin Ortadoğu'dan start vereceği dünyayı işgal projesinin dışında kalmak istemiyor.
19'ncu yüzyılın sonlarına kadar dünyaya şekil veren sömürü imparatorluğu İngiltere'nin yerini, içerisine girdiğimiz yeni yüzyılda Amerika almak niyetinde.
Almanya'nın umudu da bu noktada canlanıyor.
Avrupa sisteminde belli ağırlığa sahip Almanya'nın, Balkanlar'dan sonra Kafkaslar ve Ortadoğu denklemlerine girmesi kaçınılmaz.
Sözkonusu bölgelerin kontrolü yakın zamanda ABD'nin olacak.
Gürcistan ve Çeçenistan gibi ülkesel iç sorunlarla boğuşturulan Rusya'nın yerini alma gayretindeki Almanya'nın ABD ile münasebetlerini bu zaviyeden değerlendirmek lazım.
21'nci yüzyıla damgasını vurmak adına farlı bir işgal süreci oturtmaya çalışan Amerika'dan Almanya 'nın uzak durması beklenemez.
Yeniden rayına girdiği söylenen Alman-Amerikan ilişkilerinin ileriki süreçte daha da ısınacağını söyleyebiliriz.
Menfaatler örtüştükçe ilişkiler daha da perçinlenecek.
Avrupa içlerinden Ortadoğu'ya akmaya çalışan bir Almanya ortadayken, bu bölgenin sokumundaki Türkiye'nin nerede durduğunu ya da durmak istediğini görmek istiyoruz.
Türkiye, Büyük Ortadoğu'da İngiliz ve Amerikalılar'dan sonra Almanya'nın da mı cephe ülkesi olacak dersiniz?
Schröder Ankara'nın boşa gönlünü almadı heralde?
Bu sözler ABD Başkanı Bush'a ait.
Almanya Başbakanı Schroder'le Beyaz Saray'da görüşen Bush, Almanya'yı yanına almanın verdiği memnuniyetle sürdürdüğü konuşmasında Irak ve Afganistan politikalarını da savundu.
Schröder de; " Şu andan ve gelecekten söz etmeliyiz, geçmişten değil'' diyerek ortak tutumda mutabık oldukları sinyalini verdi.
İkili görüşmelerin nirengi noktasını ise son günlerin en tartışmalı konularından Büyük Ortadoğu Projesi oluşturdu.
Irak Savaşı ile ipleri geren Almanya ve ABD'nin Ortadoğu konusunda yumak olmaları anlamlı.
Almanlar'ın Fransa'yı yanına çekerek oluşturduğu Fransalmanya cephesi biranda tuzbuz olmuş görünüyor.
Avrupa'dan Atlantik ötesine savrulan tehditlerin hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığı anlaşıldı.
İngiltere ve ABD'nin sözde kanıtlarına muhalif tutum takınarak işgali güya protesto etmeye çalışan Almanlar'ın işgal sonrası tavırlarının daha sert olması beklenmez miydi?
Blair'in Irak'ın silahlanmayla ilgili belgeleri fos çıkmadı mı?
Bush yönetiminin işgal için türlü entrikalar çevirdiği ispatlanmadı mı?
Almanlar tüm bu somut veriler ortada iken neden yumuşadı dersiniz?
Bölgesel menfaatler ve uluslararası çıkarlar yüzünden elbette.
Almanya, İngiltere ve ABD'nin Ortadoğu'dan start vereceği dünyayı işgal projesinin dışında kalmak istemiyor.
19'ncu yüzyılın sonlarına kadar dünyaya şekil veren sömürü imparatorluğu İngiltere'nin yerini, içerisine girdiğimiz yeni yüzyılda Amerika almak niyetinde.
Almanya'nın umudu da bu noktada canlanıyor.
Avrupa sisteminde belli ağırlığa sahip Almanya'nın, Balkanlar'dan sonra Kafkaslar ve Ortadoğu denklemlerine girmesi kaçınılmaz.
Sözkonusu bölgelerin kontrolü yakın zamanda ABD'nin olacak.
Gürcistan ve Çeçenistan gibi ülkesel iç sorunlarla boğuşturulan Rusya'nın yerini alma gayretindeki Almanya'nın ABD ile münasebetlerini bu zaviyeden değerlendirmek lazım.
21'nci yüzyıla damgasını vurmak adına farlı bir işgal süreci oturtmaya çalışan Amerika'dan Almanya 'nın uzak durması beklenemez.
Yeniden rayına girdiği söylenen Alman-Amerikan ilişkilerinin ileriki süreçte daha da ısınacağını söyleyebiliriz.
Menfaatler örtüştükçe ilişkiler daha da perçinlenecek.
Avrupa içlerinden Ortadoğu'ya akmaya çalışan bir Almanya ortadayken, bu bölgenin sokumundaki Türkiye'nin nerede durduğunu ya da durmak istediğini görmek istiyoruz.
Türkiye, Büyük Ortadoğu'da İngiliz ve Amerikalılar'dan sonra Almanya'nın da mı cephe ülkesi olacak dersiniz?
Schröder Ankara'nın boşa gönlünü almadı heralde?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005