Hükümet tezkere günlerini sayar gibi AB'den müzakere tarihi almak için gün sayıyor.
AKP iktidarı, IMF'den kredi muslukları kesilmesin diye ABD'nin her dediğini yaptı.
Ve yine iki yıl boyunca, içeride koltuğunu sağlamlaştırmak için AB'den tarih almak uğruna binbir takla attı.
Bütün hikaye Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerini başlatabilmek.
Hükümet, Fransa dışında bütün AB üyesi ülkelerin Türkiye ile müzakerelere başlamak için can attığı rüzgarı estiriyordu.
Hele hele yılarca Türkiye'nin AB üyeliği sürecini baltalayan Almanya AKP iktidarını öylesine sevmişti ki, bir numaralı savunucuları kesilmişti.
Erdoğan-Schröder ikilisi birlikte şen şakrak pozlar veriyor, Erdoğan medeniyetler buluşmasından, Schröder Türkiye'nin AB için stratejik öneminden dem vuruyordu.
Ancak müzakereler için biçilen kritik tarih yaklaştıkça Almanya yine bildik tavrına geri döndü.
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in AB komisyonu ilerleme raporunda Türkiye ile üyelik müzakereleri başlamasının önerilmesi durumunda, AB ülkeleri hükümetleri ve devlet başkanlarının bu konuda uzlaşmaya vararak "Şartlı evet kararı" alabileceklerini açıklaması AKP iktidarını ters köşeye yatırdı.
Schröder'in, bu şartın, Türkiye ile üyelik müzakerelerine hızlı şekilde başlanmaması olabileceğini söylemesi Erdoğan'da soğuk duş etkisi yaratmış olmalı.
Çünkü AKP iktidarı, ekonomide yaşanan çöküntüyü AB ile müzakereleri başlatarak estireceği sanal rüzgarla örtmeyi planlıyordu.
Güya AB ile müzakereler başlayınca yabancı sermaye akın edecek, ekonomi iyileşecekti.
Oysa AB'den rüzgar artık tersine esecek. Türkiye'yi en çok kollar pozdaki Alman Başbakanı'nın son çıkışı bunun ilk sinyali.
Schröder'in bu açıklaması Türkiye'nin AB üyeliğine ve müzakere tarihi verilmesine karşı olan Fransa gibi ülkeleri cesaretlendirecektir.
AB komisyonu ilerleme raporunun açıklanacağı Ekim ayı yaklaştıkça toz kaldıracak daha çok demeçler göreceğiz.
AB'de rüzgar tersine esiyor. AKP'yi zor günler bekliyor. Hızla dış ticaret açığı veren iktidar, AB'den müzakere tarihi için yakın bir takvim koparamazsa seyreyleyin gümbürtüyü.
AKP iktidarı, IMF'den kredi muslukları kesilmesin diye ABD'nin her dediğini yaptı.
Ve yine iki yıl boyunca, içeride koltuğunu sağlamlaştırmak için AB'den tarih almak uğruna binbir takla attı.
Bütün hikaye Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerini başlatabilmek.
Hükümet, Fransa dışında bütün AB üyesi ülkelerin Türkiye ile müzakerelere başlamak için can attığı rüzgarı estiriyordu.
Hele hele yılarca Türkiye'nin AB üyeliği sürecini baltalayan Almanya AKP iktidarını öylesine sevmişti ki, bir numaralı savunucuları kesilmişti.
Erdoğan-Schröder ikilisi birlikte şen şakrak pozlar veriyor, Erdoğan medeniyetler buluşmasından, Schröder Türkiye'nin AB için stratejik öneminden dem vuruyordu.
Ancak müzakereler için biçilen kritik tarih yaklaştıkça Almanya yine bildik tavrına geri döndü.
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in AB komisyonu ilerleme raporunda Türkiye ile üyelik müzakereleri başlamasının önerilmesi durumunda, AB ülkeleri hükümetleri ve devlet başkanlarının bu konuda uzlaşmaya vararak "Şartlı evet kararı" alabileceklerini açıklaması AKP iktidarını ters köşeye yatırdı.
Schröder'in, bu şartın, Türkiye ile üyelik müzakerelerine hızlı şekilde başlanmaması olabileceğini söylemesi Erdoğan'da soğuk duş etkisi yaratmış olmalı.
Çünkü AKP iktidarı, ekonomide yaşanan çöküntüyü AB ile müzakereleri başlatarak estireceği sanal rüzgarla örtmeyi planlıyordu.
Güya AB ile müzakereler başlayınca yabancı sermaye akın edecek, ekonomi iyileşecekti.
Oysa AB'den rüzgar artık tersine esecek. Türkiye'yi en çok kollar pozdaki Alman Başbakanı'nın son çıkışı bunun ilk sinyali.
Schröder'in bu açıklaması Türkiye'nin AB üyeliğine ve müzakere tarihi verilmesine karşı olan Fransa gibi ülkeleri cesaretlendirecektir.
AB komisyonu ilerleme raporunun açıklanacağı Ekim ayı yaklaştıkça toz kaldıracak daha çok demeçler göreceğiz.
AB'de rüzgar tersine esiyor. AKP'yi zor günler bekliyor. Hızla dış ticaret açığı veren iktidar, AB'den müzakere tarihi için yakın bir takvim koparamazsa seyreyleyin gümbürtüyü.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014



























































































