logo
10 ŞUBAT 2026

Zehir tacirlerinin inanılmaz yöntemi

Bulgaristan Interpol'ünden alınan, bazı şüphelilerin Kocaeli güzergahını kullanarak uyuşturucu sevkiyatı yapacağı istihbaratı, Türkiye'deki uyuşturucu çetesini çökertti. Farklı tarihlerde yolcu otobüslerine zulalanan toplamda 191 kilo 750 gram eroin, polis ekiplerinin operasyonuyla ele geçirildi. Yargılanan 8 sanıktan 6'sı 30 yıl, biri ise 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı

14.01.2023 09:45:00
Zehir tacirlerinin inanılmaz yöntemi
Zehir tacirlerinin inanılmaz yöntemi
Edinilen bilgiye göre, 2020 yılında Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü (Ceza İstinabe Bürosu), Bulgaristan Interpol'ünden, Şahin D.'nin İstanbul'dan Bulgaristan'a eroin götüreceğine dair bilgi aldı. Yapılan incelemelerde Şahin D., Özer B. ve Muhammed Fatih B.'nin bir firmaya ait yolcu otobüsüyle yüklü miktardaki uyuşturucu maddeyi Kocaeli'de depolayacakları ve Kocaeli güzergahını kullanarak, İstanbul'a sevk edecekleri yönünde iki bilgiye ulaşıldı. Dosya, Kocaeli Emniyet Müdürlüğüne devredildi.

İpi çektikçe eroin çıktı

18 Eylül 2020 tarihinde uyuşturucuyu teslim alacak kişiler İstanbul'da beklediği sırada, Kocaeli ve İstanbul narkotik polisleri tarafından operasyon düzenledi. Otobüste ise dedektör köpeği eşliğinde detaylı aramalar yapıldı. Narkotik köpeğinin otobüsün klima tesisatına tepki vermesiyle araç, X ray tarama cihazına girmesi için Kocaeli'ye getirildi. Aracın klima tesisatını söken ekipler, klima tesisatının içerisinde bir iple karşılaştı. Ekipler ipi çektikçe zuladan paketler halinde eroin çıkmaya başladı. Zulada toplam 201 paket halinde 104 kilo 600 gram eroin ele geçirildi. Olaya ilişkin sadece otobüs şoförü yakalanabildi. Şoför İbrahim K. (46) tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Zehir tacirleri ikinci sevkiyatı da yapamadı

Savcılık nezdinde soruşturmaya devam eden polis ekipleri, 104 kilo 600 gram eroin sevkiyatını düzenleyen aynı şüphelilerin, yine benzer bir uyuşturucu sevkiyatı yapacakları bilgisine ulaştı. 18 Eylül 2020 yılında uyuşturucu dolu otobüsün Kocaeli'de takibe takılması sebebiyle zehir tacirleri bu kez İzmir güzergahını kullanmayı denedi. Kasım ayında hazırlık yapan şüpheliler, sevkiyat için yine bir yolcu otobüsünü tercih etti ve Hatay'a gelen otobüse uyuşturucu zulalamak için yer açtı. Iğdır'a gelen otobüse, paket paket eroin zulalandı. Iğdır'dan çıkış yapan otobüs, İzmir'e doğru hareket etti. Kocaeli Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İzmir Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İzmir'e gelen otobüse müdahale edildi. Otobüs, detaylı araç araması için otobüs Kocaeli'ye getirildi.

87 kilo eroin daha ele geçirildi

Otobüste yapılan aramada 168 paket halinde 87 kilo 150 gram eroin ele geçirildi. Bu olaya ilişkin 8 şüpheli gözaltına alındı. 3 şüphelinin araçlarında ve üzerlerinde yapılan aramada, uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 20 bin 650 avro ve 9 bin TL para ele geçirildi. Olaya ilişkin Şahin D. (46), Aydoğan T. (42), Mehmet Hanifi B. (54), Muhammed Fatih B. (56), Murat K. (45), Özer B. (39) ve Şükrü B. (32) tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İddianameden

İddianamede; Şahin D., Özer B. ve Muhammed Fatih B.'nin uyuşturucu madde sevkiyatında şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanılan otobüsleri tercih ettikleri ve farklı yol ve yöntemlere başvurdukları belirtildi. Suç organizasyonu içerisinde yer alan şüphelilerin, izledikleri yol ve yöntem olarak ilk aşamada otobüsleri farklı şahıslar üzerine tescil ettirerek plaka değişikliği yaptıkları, daha sonra otobüsleri zula işleminin profesyonel şekilde yapıldığı Hatay'a götürdükleri, zula işleminin ardından otobüsleri tekrardan farklı şahıs veya paravan şirketler üzerine tescil ettirdikleri ve yeniden plaka değişikliği yaptırdıkları vurgulandı. Aynı zamanda iddianamede, şüphelilerin dikkat çekmemek amacıyla otobüsleri belirli bir süre hayatın olağan akışına uygun kullandıkları, yolcu taşımacılığı mesleğini icra ettikleri kaydedildi.

"Bana altın getireceğimi söyledi, uyuşturucuyu bilmiyordum"

Sanıklar hakkında açılan davanın duruşması Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya; Aydoğan T., Mehmet Hanifi B., Murat K., Muhammed Fatih B., Özer B., Şahin D., Şükrü B., İbrahim K. ve avukatları katıldı. 104 kilo 600 gram eroinin zulalandığı otobüsün şoförlüğünü yapan İbrahim K., savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, "Özer B. isimli şahıs aradı. Benimle İzmit Kuruçeşme'de buluşmak istediğini ve iş teklifinde bulunacağını söyledi. İzmit'te Özer B. ile oturup konuştuğumuzda kendisi de babasının eski otobüsçü olduğundan bahsetti, bu bende biraz güven oluşturdu. Özer B., bana otobüsle Ağrı Doğubayazıt'tan altın getireceğimi, hiçbir işe karışmayacağımı söyledi. Her sefer için 40-50 bin TL para alacağımı söyleyince ve altın işinin çok kötü bir iş olmadığını düşünerek maddi durumum da kötü olduğu için teklifini kabul etmiştim. Uyuşturucu olduğunu bilmiyordum" dedi.

"Senin gibi temiz adamlar lazım bana"

Mehmet Hanifi B. ise, "Pandemi nedeniyle iş yerini kapattım ve maddi sıkıntılar çekiyordum. Bu sırada uzun süredir tanıdığım arkadaşım Muhammed Fatih B. ile muhabbet ederken sıkıntılı bir dönemden geçtiğimi anlattım. Bu şahısta bana, 'Senin gibi temiz adamlar lazım bana' dedi. Benim üzerime kayıtlı otobüs alacağını, bu otobüsle de İran ülkesinden ülkemize kaçak yollarla gelecek olan altın, sağlık ilaçları, telefon getireceğimi anlattı. Bana her seferde para vereceğini söyledi. Benimde pandemi nedeniyle iş yerim kapalı olduğu ve maddi sıkıntıda olduğum için bu iş teklifini kabul ettim" diye konuştu. Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek, tahliye ve beraatlerini istedi.

6 sanığa ceza yağdı

Savunmaların ardından mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kemal Coşar, sanıkların "uyuşturucu ticareti yapma ve sağlama" suçundan cezalandırılmalarını istedi. Mahkeme Başkanı Saffet Murat Kasapoğlu, heyet ile görüşmesinin ardından kararı açıkladı. Sanıklardan Özer B. ve Şahin D. ayrı ayrı 30 yıl hapis ve 796 bin 860 TL para cezasına, Muhammed Fatih B. 30 yıl hapis ile 637 bin 500 TL, Şükrü B. 36 yıl hapis ile 525 bin TL, Mehmet Hanifi B. 22 yıl 6 ay hapis ile 281 bin 240 TL, İbrahim K. ise 30 yıl hapis ile 450 bin TL para cezasına çarptırıldı. Sanıklardan Aydoğan T. ile Murat K.'nin de beraatlerine karar verildi.

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi

 

09.02.2026 15:24:00
Anadolu Ajansı
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7 Şubat'ta gözaltına alınan B.K'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade veren B.K, yurt dışı çıkış yasağı ve imza şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, B.K. hakkında adli kontrol kararı verdi.

İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu

Uzun yıllardır Eyüp Aksu’nun yönettiği İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nda büyük değişim! İsmet Dalcı, 2 bin 455 oyla zafer kazandı, Aksu’nun dönemi sona erdi. Esnaf odaklı şeffaf yönetim ve komisyon sınırlamaları vaadiyle yeni bir sayfa açılıyor

08.02.2026 22:00:00
Haber Merkezi
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İTEO yeni başkanı İsmet Dalcı oldu
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanlığı seçimlerinde İsmet Dalcı zafer kazandı. Yaklaşık 20 bin plaka sahibini temsil eden odada, iki dönemdir başkanlık yapan Eyüp Aksu'nun dönemi sona erdi. Seçim, 8 Şubat 2026 Pazar günü Haliç Kongre Merkezi'nde yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

Seçim süreci ve adaylar

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın olağan genel kurulu, taksi sektörünün uzun süredir beklediği bir değişim fırsatı olarak görüldü. Seçime üç aday katıldı: 

- Mevcut Başkan Eyüp Aksu (yeniden aday), 

- İsmet Dalcı (değişim ve şeffaflık vurgusuyla öne çıkan aday), 

- Davut Hanoğlu. 

Seçim öncesi dönemde İsmet Dalcı, "RANT DEĞİL, ESNAF KAZANACAK" sloganıyla kampanya yürüttü. Dalcı, taksi plakalarının değer kaybı, uygulama firmalarının yüksek komisyonları, SGK mevzuatındaki mağduriyetler ve oda yönetiminin şeffaflığı gibi konuları sıkça gündeme getirdi. Eyüp Aksu ise iki dönemlik yönetiminin devamını savunmuştu.

Seçim sonuçları

Yoğun katılımlı genel kurulda kullanılan oylar sonucunda net sonuçlar şöyle açıklandı: 

- İsmet Dalcı: 2455 oy 

- Eyüp Aksu: 1471 oy 

- Davut Hanoğlu: 74 oy 

Bu sonuçlarla İsmet Dalcı, taksi esnafının büyük çoğunluğunun desteğini alarak yeni başkan seçildi. Eyüp Aksu'nun yönetimi ise genel kurulda ibra edilmedi.

Eyüp Aksu döneminin sonu

Eyüp Aksu, uzun yıllardır İstanbul taksiciliğini temsil eden odanın başında bulunuyordu. Döneminde taksi ücretlerindeki zam talepleri ve sektördeki bazı uygulamalar tartışma konusu olmuştu. Seçim sürecinde ise yönetiminin bazı kararları (örneğin taksi aplikasyonu satışıyla ilgili iddialar) ve Ticaret Bakanlığı müfettiş raporlarında belirtilen fazla maaş ödemeleri gibi konular gündeme gelmişti. Seçimin ardından Eyüp Aksu dönemi resmen sona erdi ve yönetim değişikliğiyle yeni bir sayfa açıldı.

İsmet Dalcı'dan ilk mesajlar ve beklentiler

Yeni Başkan İsmet Dalcı, Nevşehirli kökenli bir isim olarak esnaf arasında tanınıyor. Seçim zaferinin ardından tebrik mesajları yağarken, Dalcı'nın vaatleri arasında şunlar öne çıkıyor: 

- Uygulama firmalarına komisyon üst sınırı getirilmesi, 

- Taksiciye özel SGK düzenlemeleri, 

- Oda kaynaklarının şeffaf kullanımı ve esnaf odaklı projeler (örneğin İTEO'ya ait uygulama devreye sokulması), 

- Plaka değerlerinin korunması ve taksicilik itibarının yeniden yükseltilmesi. 

Dalcının "esnafın emeğini ve yatırımını koruma" odaklı vizyonu, sektörde değişim beklentisini artırıyor.

Sektör için ne anlama geliyor?

İstanbul'da taksi taşımacılığı, trafik yoğunluğu, korsan taşımacılık, dijital uygulamalar ve ücret düzenlemeleri gibi sorunlarla boğuşuyor. Yeni yönetimin bu kronik sorunlara çözüm üretmesi, hem esnaf hem de yolcu açısından kritik önem taşıyor. İsmet Dalcı'nın başkanlığı, uzun süredir devam eden Eyüp Aksu yönetiminden sonra taksi sektöründe yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında Samsunspor ile karşılaşan Trabzonspor'un takım otobüsünü taşladıkları iddia edilen yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 00:25:00
AA
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 3-0 yendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekipleri, maç öncesi Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'na gelen Trabzonspor takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili çalışma başlattı.

Takım otobüsünü taşladıkları iddiasıyla maçın ardından stat çıkışında yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı.

Şüpheliler, kimlik tespiti ve ifade işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede


 
Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa’nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya’nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya’da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

07.02.2026 19:50:00
AHMET TURAN YİĞİT
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede

Can Yayınları şubat ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Yayınevinden bu ay çıkacak bazı kitaplar şunlar:

Laszlo Krasznahorkai, Yeşaya Geldi (çev. Leyla Önal)

2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai imzalı "Yeşaya Geldi", yazarın insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş'ın başkahramanı György Korin'in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik.

Gaye Keskin, İçimdeki Kilitleri Tek Tek

Gaye Keskin, ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, Madam Violet'ten Mümtaz'a, Eleni'den Neriman'a uzanan yolculukta okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.

Guido Morselli, İnsanlığın Sonu (çev. Leyla Tonguç Basmacı)

Guido Morselli'nin kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı ve insansız bir dünyayı tasvir ettiği romanı "İnsanlığın Sonu", modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını sorgulayan sarsıcı bir kıyamet tablosu.

Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben (çev. S. İpek Ortaer Montanari)

Jacqueline Harpman, "Erkek Nedir Bilmeyen Ben" romanında uygarlığın çöküşünü, iktidarın doğasını ve cinsiyetler arasındaki görünmez sınırları yalın ama ürpertici bir dille sorgularken, distopyayla felsefi anlatıyı ustalıkla birleştiriyor.

Eiji Yoshikawa, Musashi: I. Kitap - Kılıç ve Delikanlı (çev.   Fatma Çelik İto)

Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa'nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya'nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya'da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

Atiq Rahimi, Sakalar (çev. Soner Sezer)

Atiq Rahimi, Bamyan'daki Budaların yıkıldığı gün iki farklı şehirde iki Afgan erkeğinin kesişen hikâyesi üzerinden sürgünü, belleği ve inancı çağrışımlarla örülü, şiirsel bir dille anlatıyor. Sakalar'ın geçmişten kaçan karakterleri suyun doğasına benzer biçimde dönüp dolaşıp kendi özlerine varıyor. 

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.

Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti


 
Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.

07.02.2026 19:33:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:36:15
AHMET SAFA TERZİ
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti

Yeni gelişen teknolojiler sayesinde kanserde teşhis (tanı) süresi oldukça kısaldı. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor. Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.

Tümörün temel moleküler profili ortaya çıkarılıyor

Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. "Kansere dakikalar içinde tanı" ifadesi, tüm DNA'nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Yürütmekte olduğumuz projelerde, 'frozen-dondurulmuş' yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor" dedi.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirterek, "Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor" dedi. Genetik testler artık yalnızca "Bu tümör nedir?" sorusuna değil, "Bu hastada hangi tedavi işe yarar?" sorusuna da cevap veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor" ifadelerini kullandı. 

Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!


 
 
Yeşilay’ın uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu.

07.02.2026 19:29:00
Haber Merkezi
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!

Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre üniversite eğitiminin ilk yılında öğrencilerin yüzde 39.5'inin sigara içtiği, bu oranın mezuniyet yılında yüzde 48.8'e yükseldiği belirtildi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından yürütülen araştırma, 4 yıllık eğitim süreci boyunca 435 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya göre öğrencilerin sigara bağımlılığına karşı mücadeleye destek verme oranı ilk yıl yüzde 45 iken, ikinci yılda yüzde 49.3'e yükseldi ancak mezuniyet yılında ise yüzde 42.8'e geriledi. Kadın öğrencilerin sigaranın olumsuz sonuçlarına dair farkındalıklarının son sınıfta belirgin şekilde arttığı, buna karşın genel olarak sigarayı reddetme öz-yeterliklerinin azaldığı belirlendi. Sigara içme oranlarının sağlık bilimleri öğrencileri arasında diğer fakültelere göre daha düşük olmasına rağmen, bu fakültelerde de oranların yıllar içinde yükselerek yüzde 22.2'den yüzde 36.4'e yükseldiği görüldü.

Prof. Dr. Mehmet Ali Kurçer, Merve Bektaş ve Ebru Katar'ın yer aldığı araştırma ekibi, elde edilen bulguların üniversite döneminin sigara alışkanlığının yerleştiği en riskli dönemlerden biri olduğunu gösterdiğini vurguladı. Araştırmayı değerlendiren Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Toker Ergüder, "Yürütülen bu çalışma, üniversite yıllarının sigara açısından kritik bir risk dönemi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Öğrenciler sigaranın zararlarını daha iyi bildikçe, ne yazık ki sigaraya karşı dirençleri artmıyor, aksine zayıflıyor" dedi.

İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 11:05:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı.

MLKP silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda örgütün açık ve illegal alan yapılanmaları olan SGDF, SKM, Kaktüs Genç Kadın Derneği, KGÖ, KKÖ, ETHA, LÖB, BEKSAV, EHB yapılarında faaliyet yürüten 121 şahıs tespit edildi.

Şüpheli şahıslardan 6'sının cezaevinde, 6'sının yurtdışında olduğu belirlenirken, 110 şahsın yakalanmasına yönelik İstanbul'da 70 ve 21 ilde 42 şüpheliye yönelik 3 Şubat günü operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan 102 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Hakimlik tarafından 102 şüpheliden 77'si tutuklanırken, 23 şüpheli adli kontrol şartı 2 şüpheli ise ev hapsi ile serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.