Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu'na yetki verdi.AKP ile CHP arasında koalisyon konusunda anlaşmaya varıldığından bahsediliyor. Bu durumda MHP, Meclis Başkanlığını altın tepside Ak Partisine boşuna sunmuş oldu.Ak Partisinin çözüm sürecine bakışı ve iktidarda bulunduğu süre içinde Atatürk değerlerinden uzaklaşan icraatları dikkate alındığında CHP, tabanına bu koalisyonu sadece "ama iktidar olduk" bahanesi ile geçiştirebilir mi sizce?Üniter yapının kırmızıçizgi olmaktan çıkarıldığı, ABD ve İsrail stratejilerinin harfiyen yerine getirildiği bir dış siyaset anlayışı hangi CHP zihniyetine uyacaktır?BOP'un Türkiye temsilcisi Ak Partisinin yer alacağı bir koalisyonun ilk icraatı yine BOP olacak.Ak Partisinin Irak işgali sırasında incirlik üssünü ve hava sahamızı saldırı uçaklarına açtığı gizli kalmamıştır. Dönemin milli savuma bakanı Vecdi Gönül, ABD savaş uçaklarının Türk hava sahasından geçerek Irak'a 4 bin 900 sorti yaptığını açıklamıştı.Aynı Ak Parti'nin izni ile Arap Baharı'nda Libya'yı vuran uçaklar İzmir'den kaldırıldı, şimdi ise Suriye için aynı izin talep ediliyor.İnsanın aklına Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyaretinde yaptığı Yahudi lobilerinin etkisi gelmiyor değil.Amerika, Ak Parti-CHP koalisyonunun kendi stratejilerine ram olacağından o kadar emin ki, ABD heyeti, Ak Parti'den Suriye'nin kuzeyinde sağlanacak koridor için, Diyarbakır Pirinçlik üssünü ve Adana İncirlik üssünü yine istiyor.İstifa etmiş Ak Partisi ile devam eden görüşmelerin CHP koalisyonu ile itiraz görmeden devam edeceği muhakkak.Ak Partisi iktidarı döneminde, Irak'ın kuzeyi ve Suriye'nin kuzeyinin birleştirilerek oluşturulacak koridorun alt yapısını hazırlamıştır.Arz- ı mev'ud'a hizmet etmek manasına gelen bu çalışmalar Erdoğan'a Yahudi cesaret madalyaları kazandırmıştı.Tüm iyi niyet girişimlerine karşın Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde kurulmasını talep ettiği bir "tampon bölge" fikrini ise Birleşik Devletler'e yine kabul ettiremedi.Tıpkı, IŞİD koalisyonunda yer almayı Esad şartına bağlamasına karşın, ABD'nin bunu reddetmesi gibi her olayda sadece "emir alan" mesabesinde kalıyoruz.Birleşik devletler, arz-ı mev'ud'un önünde engel olabilir gerekçesiyle tampon bölgeyi istemiyor.Yani Ak Partisine her şeye rağmen zerre güveni yok.Kurulacak koalisyon, yasama-yürütme-yargı erklerin arasındaki dengeyi yani kuvvetler ayrılığını sağlayacak; demokrasinin uygulanacağı, üniter devletin muhafaza edileceği, iç ve dış politikada milli menfaatlere riayet esasına göre şekillenen ilkeler etrafında hareket etmediği sürece; daha çook Batı projelerinde maşa oluruz.Adı, Büyük Ortadoğu Projesi veya Arap Baharı ne olursa olsun, menfaatimize olmayan yerde duruyoruz, kendimizi kullandırıyoruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018