Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu: Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi. Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye" dedi. Herkes buna benzer şeyler söyledi. Hz. Ömer hiçbirini beğenmedi. Bu defa meclistekiler, Hz. Ömer'e sordu: Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi: Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubeyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim. İslâm'a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye.Titizliğin böylesiİslâm dünyasında Kur'an'dan sonra en güvenilir kaynak Sahihi Buhari adındaki hadis kitabıdır. İsmail el-Buhari'nin Hz. Peygamberin hadislerini toplamaya kendini vakfettiği, yeni bir hadis duymak ve almak için dere tepe dolaştığı, günlerce, haftalarca yol katettiği sıralardaydı. Kendisine birçok sahabi ile görüştüğü bilinen birinden söz edildi. Çok zaman yaptığı gibi uzun bir yol katederek bahsedilen adamı buldu. Fakat adamı bulduğu sırada kazığından boşanmış olan devesini boş torba ile aldatarak yakalamaya çalıştığına şahit oldu. Bu halde hiçbirşey sormadan geri döndü. Niçin boş döndüğünü, birkaç hadis not etmediğini soranlara şöyle cevap verdi: Ben devesini aldatarak yakalamaya çalışan adamın rivayet edeceği hadise güvenmem.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.