Yeni dünya düzenini kurmaya çalışanların hedefi tüm dünyayı tek merkezden yönetmektir. Bundan dolayı ülkeler; kendilerini yönetmemeleri gerekir. Hatta kaderlerini bu yeni küresel kraliyet projesine teslim etmeleri lazımdır. Dikkat edilirse yeni dünya düzeninde demokrasiye de gerek yoktur.
AB gibi kurumlar vasıtası ile ulus devlet yapısını yok edip ulusal iradeyi ele geçireceklerdir. Diğer taraftan işbirlikçi yerel kadrolarla oluşturacakları yeni siyasi zeminde, iradesi kalmamış ulusal yönetimlerin başına kendi memurlarını atayacaklar. Oluşacak tepkileri de akıl almaz yöntemlerle sindireceklerdir. Irak modelinde olduğu gibi.
Yeni dünya düzeninin temel hedefi; tek devlet, tek din, tek bayrak, tek millet, tek dil, tek kültür, tek ordu, tek para, tek hukuk, tek tarih oluşturmaktır. Tek devletten kasıt tüm dünya çapında merkezi bir hükümettir. Dünya hızla bu noktaya gitmektedir.Ulusal devletler ve ulusal iradeler ortadan kalkacak dolayısıyla bayrakta olmayacaktır. Ulusların asimilasyonuna hız verilecek,kendi kültür ve yöntemleri olmasına asla izin verilmeyecek. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu büyük kürsel projenin içine itilmiş, mevcut iktidar da bu süreci çok daha fazla hızlandırmıştır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu aslında dünya parlamentosu
için tasarlanmış projelerdir.
Dünyadaki misyonerlik çalışmaları ve dinler arası diyalog çalışmalarının ana hedefi dünyanın tamamını Hristiyanlaştırmaktır. Bu tek din yapılanması yeni dünya düzenine
inanç planında destek sağlayacak şekilde projelendirilmeye çalışılmaktadır. İnsanlığın zihnini mevcut sisteme bağlayacak dinselliğe sahip ancak seküler bir hakimiyeti asla ihmal etmeyecek bir yapı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Aslında "dinler arası diyalog"ifadesi birden fazla dinin varlığını ortaya koymaya çalışmaktadır.Hakikatte ise tek din vardır. O da İslam'dır. Dinler ifadesi birliği bozmakta diyalog ise kaosa davetiye çıkarmaktır. Daha şimdiden diyalog dinlerin özüne dönme, dinlerin aşkın birliği vb. yaklaşımlarla içinden çıkılmaz bir vadiye çekilmeye çalışılmaktadır. Ülkemizde maalesef büyük bir kültürsüzleşme projesi de sahnededir. Ulusal ve uluslararası medya bu sürecin en önemli ayağını oluşturmaktadır. Adeta ABD'nin belirlediği kalıplara uymayan kültür geri ve ilkel olarak tanımlanmaktadır. Bu cihetten de ülkemiz insanı; kendi kültürünü hal olarak yaşayan, bütün bunalımları aşan yepyeni bir ruha sahip kadroları beklemektedir.
Tek ordu konusunda 50'li yıllarda NATO ile ilk adım atılmıştır. Bu süreç bu gün de devam etmektedir. NATO, Sovyet Bloku'nun dağılmasından sonra İslam'a ve ulusal direnç gösteren devletlere karşı savaş ordusu haline getirilmiştir.
Yeni dünya düzeninde; bütün para arzını ve denetimini tek elden yönetmeye doğru adım adım gidilmektedir. Amaç tek para ve tek merkez bankası hedefine ulaşmaktır. Bu yöntemle egemenlik simgesi olan ulusal paralar ortadan kaldırılacaktır. Evrensel hukuk normları adı altında yargı yetkisini de eline alan yeni bir dünya yönetimi hedeflenmektedir. Usame bin Ladin'i bahane göstererek suçsuz Afganistan halkına bomba yağdıran bir hukuk anlayışını siz başka nasıl değerlendirebilirsiniz?
Global dünya yönetimi; tüm dünyanın tarihini yeniden yazarak doğruları yanlışlara yanlışları doğrulara karıştırmak suretiyle, gelecek nesillerin üzerine bina kuracakları bir temel bulmalarını engelleme planı yapmaktadır.
Yaratılacak bir dünya kaosu sonrası dünyevi ve ruhanı otoriteyi şahsında birleştiren yeni dünya kralı senaryosu (yeni mesih projesi ) ile gerçek beklenen lider safdışı edilmek istenmektedir.
Dünyanın dört gözle izlenme dönemi gelmiştir. Medeniyetler çatışması yok diyenler, İslam dünyasını yok etmek için gece gündüz senaryo üretmektedir. Bir fiil İslam dünyasına savaş açmışlardır. Medeniyet savaşı yok diyenler aslında ayakta durmamızı sağlayan unsurları yok etmekle uğraşmaktadır. Bu süreç tamamlandığında bu savaş başlatılacaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Millet olarak bu oyunu bozmak zorundayız. Dünyada bu oyunu bozacak bir ikinci ülke yoktur. AKP'nin hala ülkenin topraklarında gözü olanlarla sarmaş dolaş olmasını anlamlandıramayanların derin bir tefekküre ihtiyaçları olduğu muhakkaktır. Çözüm; bütün bu senaryolara karşı tezi olan, milletin beklediği iradeyi, millete tanıtmaktır....
AB gibi kurumlar vasıtası ile ulus devlet yapısını yok edip ulusal iradeyi ele geçireceklerdir. Diğer taraftan işbirlikçi yerel kadrolarla oluşturacakları yeni siyasi zeminde, iradesi kalmamış ulusal yönetimlerin başına kendi memurlarını atayacaklar. Oluşacak tepkileri de akıl almaz yöntemlerle sindireceklerdir. Irak modelinde olduğu gibi.
Yeni dünya düzeninin temel hedefi; tek devlet, tek din, tek bayrak, tek millet, tek dil, tek kültür, tek ordu, tek para, tek hukuk, tek tarih oluşturmaktır. Tek devletten kasıt tüm dünya çapında merkezi bir hükümettir. Dünya hızla bu noktaya gitmektedir.Ulusal devletler ve ulusal iradeler ortadan kalkacak dolayısıyla bayrakta olmayacaktır. Ulusların asimilasyonuna hız verilecek,kendi kültür ve yöntemleri olmasına asla izin verilmeyecek. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu büyük kürsel projenin içine itilmiş, mevcut iktidar da bu süreci çok daha fazla hızlandırmıştır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu aslında dünya parlamentosu
için tasarlanmış projelerdir.
Dünyadaki misyonerlik çalışmaları ve dinler arası diyalog çalışmalarının ana hedefi dünyanın tamamını Hristiyanlaştırmaktır. Bu tek din yapılanması yeni dünya düzenine
inanç planında destek sağlayacak şekilde projelendirilmeye çalışılmaktadır. İnsanlığın zihnini mevcut sisteme bağlayacak dinselliğe sahip ancak seküler bir hakimiyeti asla ihmal etmeyecek bir yapı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Aslında "dinler arası diyalog"ifadesi birden fazla dinin varlığını ortaya koymaya çalışmaktadır.Hakikatte ise tek din vardır. O da İslam'dır. Dinler ifadesi birliği bozmakta diyalog ise kaosa davetiye çıkarmaktır. Daha şimdiden diyalog dinlerin özüne dönme, dinlerin aşkın birliği vb. yaklaşımlarla içinden çıkılmaz bir vadiye çekilmeye çalışılmaktadır. Ülkemizde maalesef büyük bir kültürsüzleşme projesi de sahnededir. Ulusal ve uluslararası medya bu sürecin en önemli ayağını oluşturmaktadır. Adeta ABD'nin belirlediği kalıplara uymayan kültür geri ve ilkel olarak tanımlanmaktadır. Bu cihetten de ülkemiz insanı; kendi kültürünü hal olarak yaşayan, bütün bunalımları aşan yepyeni bir ruha sahip kadroları beklemektedir.
Tek ordu konusunda 50'li yıllarda NATO ile ilk adım atılmıştır. Bu süreç bu gün de devam etmektedir. NATO, Sovyet Bloku'nun dağılmasından sonra İslam'a ve ulusal direnç gösteren devletlere karşı savaş ordusu haline getirilmiştir.
Yeni dünya düzeninde; bütün para arzını ve denetimini tek elden yönetmeye doğru adım adım gidilmektedir. Amaç tek para ve tek merkez bankası hedefine ulaşmaktır. Bu yöntemle egemenlik simgesi olan ulusal paralar ortadan kaldırılacaktır. Evrensel hukuk normları adı altında yargı yetkisini de eline alan yeni bir dünya yönetimi hedeflenmektedir. Usame bin Ladin'i bahane göstererek suçsuz Afganistan halkına bomba yağdıran bir hukuk anlayışını siz başka nasıl değerlendirebilirsiniz?
Global dünya yönetimi; tüm dünyanın tarihini yeniden yazarak doğruları yanlışlara yanlışları doğrulara karıştırmak suretiyle, gelecek nesillerin üzerine bina kuracakları bir temel bulmalarını engelleme planı yapmaktadır.
Yaratılacak bir dünya kaosu sonrası dünyevi ve ruhanı otoriteyi şahsında birleştiren yeni dünya kralı senaryosu (yeni mesih projesi ) ile gerçek beklenen lider safdışı edilmek istenmektedir.
Dünyanın dört gözle izlenme dönemi gelmiştir. Medeniyetler çatışması yok diyenler, İslam dünyasını yok etmek için gece gündüz senaryo üretmektedir. Bir fiil İslam dünyasına savaş açmışlardır. Medeniyet savaşı yok diyenler aslında ayakta durmamızı sağlayan unsurları yok etmekle uğraşmaktadır. Bu süreç tamamlandığında bu savaş başlatılacaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Millet olarak bu oyunu bozmak zorundayız. Dünyada bu oyunu bozacak bir ikinci ülke yoktur. AKP'nin hala ülkenin topraklarında gözü olanlarla sarmaş dolaş olmasını anlamlandıramayanların derin bir tefekküre ihtiyaçları olduğu muhakkaktır. Çözüm; bütün bu senaryolara karşı tezi olan, milletin beklediği iradeyi, millete tanıtmaktır....
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.