Türkiye'nin temel gündemi AB'den Cumhurbaşkanı kim olacak sorusuna kaydı. Belli ki "AB ile yatıp kalkma mesaimiz" şimdi "Cumhurbaşkanlığı ve etkileri" konu başlığı ile devam edecek. Yani şu dakika itibarı ile Türkiye'de siyaset okumalarını (buna dış politikayı da fazlası ile ekleyebilirsiniz) bu temel eksen etrafında çevirmek zorundasınız. Bu sebeple kim ne dedi? yerine, kim neyi kastetti? sorusunu sormanız icap ediyor ama buna birde kim neyi kastederken kimi işaret etti? sorusunu eklemeniz lazım. Böyle yapmaz, düz okumalarla işi geçiştirmeye çalışırsanız şimdiden uyaralım yaya kalırsınız ve Ankara'nın kurtlar sofrasında maazallah "alay edilen adam"haline düşüverirsiniz.Ki bunu herhalde hiç kimse istemez! Biz de bu küçük hatırlatmadan yola çıkarak kendimize bir sorumluluk faslı açıyor ve gündeme yeni dahil olanlar için küçük katkılarda bulunacak soru-cevaplı kılavuzumuzu hizmetlerinize arz ediyoruz.Buyurunuz okuyunuz efendim:Tayyip Bey Cumhurbaşkanı olmak istiyor mu?Bu soruya "Siz fezada mı yaşıyorsunuz" şeklinde de cevap verilebilir. Ama dediğimiz gibi bu notlar "Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giriş" özelliği taşıdığı için "sorudaki hafif meşrepliği" es geçiyoruz.Şu kadarını söyleyelim. Siz bu kadar yoğun yaşanan gündeme rağmen Tayyip Bey'in çıkıp"Ben Cumhurbaşkanlığını istemiyorum arkadaş" dediğini duydunuz mu? Eeee...Cumhurbaşkanını bu Meclis seçebilecek mi?Tebrikler zurnanın zırt dediği noktadasınız. Bu soru erken seçim olacak mı anlamına da geliyor (Kendimi tebrik ediyorum).Görünen şu: Başbakana yakın kaynaklara göre erken seçim olup olmayacağını Başbakan dahi bilmiyor(Başbakana yakın kaynakları da tebrik ediyorum).Takın kaynakların ifadelerini şöyle tercüme edelim:"Tayyip Bey Cumhurbaşkanını elbette bu Meclis'in seçmesini ister. Bundan daha avantajlı bir milletvekili aritmetiğini herhalde bulamayacaktır. Ama Cumhurbaşkanı olmak, Başbakan olmaktan çok daha zordur. Bu zorluk şu an itibarı ile çözülebilmiş değildir. Pazarlıklar sürüyor."Neyin pazarlığı sürüyor?Şunu kastediyorsunuz herhalde. Pazarlığı yapılmamış ya da pazarlığı yapılıp da verilmemiş bir şey mi var? Eh...Buna da hiç kimsenin diyeceği hiçbir şey ol(a)maz herhalde. Ama kabul edelim ki ilk pazarlıklar Tayyip Beyin Başbakanlığı içindi. Şimdi ortada koskoca Köşk var ve bu yeniden oturup konuşmayı gerektirecek kadar önemli bir konu.Daha önemlisi "ikna edilmeyi" bekleyenler taahhüt değil, somut şeyler istiyorlar. Mesela İran savaşı gibi...Tayyip Beyin AB liderleri ile yaptığı futbol maçında her zaman giydiği uzun eşofmanı çıkarıp kısa şortla çıkması bu sebepledir. Keza Abdullatif Şener'in küpeli çocukları ile poz vermesi, ya da şarap sevgisini vurgulaması da yine bu sebepledir.Anlayamadık diyorsanız açalım (bunun için buradayız)."İran savaşında ABD'ye lejyoner olmak kolay bir şey değildir. Bu büyük fedakarlık kıble değiştirmeyi ve bunun ispatını gerektirir. O sebeple kısa şortlu, kesilmiş bıyıklı, şaraplı ve de karısının başörtüsünü açmayı sorun etmeyecek bir adaya ihtiyaç vardır"En şanslı aday kimdir?Abdullatif Bey bir adım önde gibi gözüküyor. "Eşinin başını açabileceğine" yahut "AKP tabanından bana türban ile ilgili bir talep gelmedi"(Biz Mars'ta mı yaşıyoruz acaba) mesajı onu burun farkı ile öne geçiriyor.Ama...Aması şu bu siyaset sahnesinde erken kalkan horozu ke-ser-ler. Şener, belki Tayyip Bey karşısında dezavantajlı (Erdoğan Başbakan, Şener sadece Bakan) olduğu için yola erken çıktı. Ama bunun dezavantajlarını görecektir.5-Erdoğan ve Şener anlaşmış olabilir mi?Yabana atılır bir iddia değil bu. Şener'deki "merkezi mesajlayan" açıklamalar AKP'li milletvekillerinde ciddi bir kızgınlığa dönüşmüş durumda. Yani Şener CHP'yi kazanırken AKP'yi(Cumhurbaşkanını ben seçmeyeceğime göre) kaybediyor.Bu normal değil. Bu Şener ve Erdoğan'ın Başbakanlık için anlaştığı anlamına gelebilir.(Erdoğan Cumhurbaşkanı-Şener Başbakan) Yani Erdoğan mesajlarını Şener üzerinden mi veriyor acaba?Erdoğan ve Gül'ün aylardır ayne kare fotoğraf da buluşmadığını hatırlatalım.Ortada "danışıklı dövüş" havası var.Heyecanlı buldu iseniz devam edeceğiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
- Sahili olmayan umman / 14.04.2022
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021