Türkiye'ye Rakka-Musul kumpası
Türkiye'nin terör örgütü PYD-YPG ile ilgili hassasiyetlerini ciddiye almayan ABD üstelik bir de TSK'nın Rakka ve Musul'da bu örgütle birlikte katılmasını istiyor. Bu konuda ziyaretlerin yoğunlaştığı Ankara'nın ise ne yapacağı merak konusu
28.09.2016 00:00:00
Sözde stratejik ortak ABD, Türkiye'yi kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya devam etmek istiyor. Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK uzantısı PYD-YPG'yi açıktan destekleyen ABD'nin gündeminde Rakka ve Musul operasyonları var. ABD'nin amacı bu bölgeleri IŞİD'den temizleyerek tıpkı Münbiç'te olduğu gibi PYD-YPG'ye teslim etmek. ABD bu operasyonda Türkiye'nin de yer almasını istiyor.
Operasyona katılmaya yeşil ışık yakan Ankara ise "PYD-YPG varsa biz yokuz" diyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirilen bu durum üzerine Ankara'ya kritik ziyaretler gerçekleşti.
Salı günü İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Tony Blinken Ankara'ya gelerek görüşmeler yaptı. Blinken'in Genelkurmay'da da görüşmeler yapması dikkat çekti. Bu görüşmelerde her iki isim de Türkiye'nin TSK'yı terör örgütü PYD-YPG ile birlikte Rakka ve Musul operasyonlarına sokmasını istedi.
Ankara ne yapacak?
Sözde stratejik ortağı ABD'ye PYD'nin terör örgütü olduğunu kabul ettiremeyen, dahası ABD'nin bu örgüte silah desteğini de engelleyemeyen hükümetin şimdi ne yapacağı merak konusu. Ankara'da toplantı üstüne toplantı yapılıyor.
Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde güvenlik toplantısı yapıldı. Yaklaşık 2.5 saat süren toplantıya, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve ilgili bürokratlar katıldı.
Suriye ve bu konuda ABD'nin Türkiye'den talepleri Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki toplantıda Suriye meselesinin yanı sıra iç terör, FETÖ ve ekonominin de konuşulduğu ifade ediliyor.
Rakka ve Musul operasyonlarına nasıl olması gerektiğini ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu şu şekilde izah etti: "Rakka ve diğer operasyonlarda YPG'lilerle işbirliği yapmak esasen Suriye'nin geleceğini riske atmak demektir. Münbiç'te bile söz geçiremediğin YPG'yi Rakka'ya götürmek çok yanlış bir adım olur. Biz yerel kuvvetleri güçlendirerek, onlara özel kuvvetlerimizle destek vererek Suriye'de DAEŞ'e karşı operasyonlarının başarılı olabileceğini Cerablus ve Rai dahil Türkiye'nin sınırının öbür tarafında kanıtladık.
Aynı stratejiyi Rakka'da ve diğer bölgelerde de hatta Irak'ta Musul'da ortaya koyabiliriz. Bizim özel kuvvetlerimiz Türkiye'nin, İngiltere'nin ABD'nin koalisyonun içinde aktif olan ülkelerin Fransa'nın özel kuvvetlerini mobilize ederek yerel kuvvetleri de güçlendirirsek DAEŞ'e karşı mücadele edebilirler."
'Bizi kandıramazsınız'
Suriye konusunda ABD'nin Türkiye'ye verdiği hiçbir sözü tutmadığı ve defalarca kandırdığı bir ortamda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan ilginç açıklamalar gelmişti.
Salı günü İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu şunları söylemişti: "Hep yanlış adımlar attık. Böyle bir strateji olmadığı için başta PYD, YPG gibi diğer terör örgütlerine bel bağlandı. Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu söyleye geldik. Esasen bahsettiğiniz Brüksel'deki kongre de bunu da ortaya çıkardı. Şuanda YPG unsurları halen Münbiç'te. Ya geri gönderemiyorlar YPG'ye söz geçiremiyorsunuz ya da göndermek istemiyorsunuz."
İran'dan kritik ziyaret
Ankara'ya İngiltere ve ABD'den yapılan Suriye gündemli ziyaretlerin ardından dikkat çekici bir konuk da İran'dan geldi. İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, Ankara'ya gelerek Başbakan Binali Yıldırım ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.
Görüşmede Suriye krizi ve enerjinin merkezde olduğu ikili ilişkiler ele alındı.
Operasyona katılmaya yeşil ışık yakan Ankara ise "PYD-YPG varsa biz yokuz" diyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirilen bu durum üzerine Ankara'ya kritik ziyaretler gerçekleşti.
Salı günü İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Tony Blinken Ankara'ya gelerek görüşmeler yaptı. Blinken'in Genelkurmay'da da görüşmeler yapması dikkat çekti. Bu görüşmelerde her iki isim de Türkiye'nin TSK'yı terör örgütü PYD-YPG ile birlikte Rakka ve Musul operasyonlarına sokmasını istedi.
Ankara ne yapacak?
Sözde stratejik ortağı ABD'ye PYD'nin terör örgütü olduğunu kabul ettiremeyen, dahası ABD'nin bu örgüte silah desteğini de engelleyemeyen hükümetin şimdi ne yapacağı merak konusu. Ankara'da toplantı üstüne toplantı yapılıyor.
Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde güvenlik toplantısı yapıldı. Yaklaşık 2.5 saat süren toplantıya, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve ilgili bürokratlar katıldı.
Suriye ve bu konuda ABD'nin Türkiye'den talepleri Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki toplantıda Suriye meselesinin yanı sıra iç terör, FETÖ ve ekonominin de konuşulduğu ifade ediliyor.
Rakka ve Musul operasyonlarına nasıl olması gerektiğini ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu şu şekilde izah etti: "Rakka ve diğer operasyonlarda YPG'lilerle işbirliği yapmak esasen Suriye'nin geleceğini riske atmak demektir. Münbiç'te bile söz geçiremediğin YPG'yi Rakka'ya götürmek çok yanlış bir adım olur. Biz yerel kuvvetleri güçlendirerek, onlara özel kuvvetlerimizle destek vererek Suriye'de DAEŞ'e karşı operasyonlarının başarılı olabileceğini Cerablus ve Rai dahil Türkiye'nin sınırının öbür tarafında kanıtladık.
Aynı stratejiyi Rakka'da ve diğer bölgelerde de hatta Irak'ta Musul'da ortaya koyabiliriz. Bizim özel kuvvetlerimiz Türkiye'nin, İngiltere'nin ABD'nin koalisyonun içinde aktif olan ülkelerin Fransa'nın özel kuvvetlerini mobilize ederek yerel kuvvetleri de güçlendirirsek DAEŞ'e karşı mücadele edebilirler."
'Bizi kandıramazsınız'
Suriye konusunda ABD'nin Türkiye'ye verdiği hiçbir sözü tutmadığı ve defalarca kandırdığı bir ortamda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan ilginç açıklamalar gelmişti.
Salı günü İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu şunları söylemişti: "Hep yanlış adımlar attık. Böyle bir strateji olmadığı için başta PYD, YPG gibi diğer terör örgütlerine bel bağlandı. Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu söyleye geldik. Esasen bahsettiğiniz Brüksel'deki kongre de bunu da ortaya çıkardı. Şuanda YPG unsurları halen Münbiç'te. Ya geri gönderemiyorlar YPG'ye söz geçiremiyorsunuz ya da göndermek istemiyorsunuz."
İran'dan kritik ziyaret
Ankara'ya İngiltere ve ABD'den yapılan Suriye gündemli ziyaretlerin ardından dikkat çekici bir konuk da İran'dan geldi. İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, Ankara'ya gelerek Başbakan Binali Yıldırım ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.
Görüşmede Suriye krizi ve enerjinin merkezde olduğu ikili ilişkiler ele alındı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.