Türkiye'ye işbirliği teklifi
İstanbul’da sona eren 8. Avrasya İslam Şurası’nda konuşan Kazan İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rafig Muhammedşin, "Türkiye ile birlikte, net ve sahih bir eğitim sistemi oluşturmamız lazım" dedi
22.11.2012 00:00:00
HABER MERKEZİ Perşembe günü sonuç bildirgesiyle sona eren 8. Avrasya İslâm Şurası'nda, "Avrasya'da İslâm Geleneği ve Yeni Algılar" başlıklı oturum düzenlendi. Başkanlığını Rusya Federasyonu Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynuddin'in yaptığı oturumda, Avrasya coğrafyasında İslâm tarihi ve İslâm medeniyeti, 21. Yüzyılda İslâm algısı ve din eğitimi konuları değerlendirildi. Oturumun açılış konuşmasını yapan emekli Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Avrasya coğrafyasının İslâm ile müşerref olduğu zaman diliminin son derece önemli bir dönem olduğunu belirtti. "İslâm'ın fetihlerden sonra farklı kültürlerle karşılaşması, İslâmi anlayışa, kavrayışa bir dinamizm ve özgüven kazandırdı" ifadelerine yer veren Bardakoğlu, Buhara Mektebi, Semerkant Ekolü, Meşayih-i Belh gibi ilim merkezlerinin İslâmi düşünceye yeni ufuklar getirdiğini ifade ederek sözü günümüze getirdi. Türkiye ile Rusya arasında eğitim işbirliği olmalı Oturumda söz alan Kazan İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rafig Muhammedşin, özellikle sağlıklı bir bilgi birikimi bulunmayan gençlerin, olumsuz kaynaklara yöneldiğini söyledi. Söz konusu gençlerin, geleneksel İslâmi kurumlara karşı negatif bir tavır içerisine girdiklerinden yakınan Muhammedşin, Türkiye ile Rusya arasında eğitim alanında işbirliğine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Muhammedşin, "Türkiye ile birlikte, net ve sahih bir eğitim sistemi oluşturmamız lazım. Gençlerimiz, gerek ülkemizde ve gerekse Türkiye'de eğitim görebilsinler" dedi. Irak- Erbil Dini Lideri Dr. Molla Beşir Demirci de "Tevhid, İslâm toplumlarının anahtarıdır" diyerek İslâm medeniyetinde birliktelik ilkesinin önemine vurgu yaptı. İslâm dünyasında üçüncü dünya ülkesi olarak nitelendirilen ülkeler bulunduğunu ifade eden Demirci şöyle konuştu: "Bunun nedeni, sosyal adalet yoksunluğu, geri kalmışlık, eğitim düzeylerinin düşük olması ve gerçek anlamda bilim adamları ve din âlimleri yetiştirme kapasitesine sahip okullarımızın yeterli seviyede olmamasıdır. Eğer biz sorunlarımızı çözmek istiyorsak, bizden önce yaşamış salih insanlarımızın, atalarımızın yaptığı gibi bir olmaya, beraber olmaya özen göstermeliyiz."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.