Türkiye fırsatı kaçırır
Meyve suyu sanayiinde büyük potansiyele sahip olan Türkiye, geçtiğimiz yılı hammadde temininde yaşanan sorunlarla mücadele ederek geçirdi. Türkiye'nin çok önemli bir fırsatı kaçırmak üzere olduğu belirtildi
17.01.2013 00:00:00
YENİ
MESAJ / İSTANBUL
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED),
sektörün 2012 yılını değerlendirdi. MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ, hammadde
temininde yaşanan sıkıntıların, sektörün başlıca sorunu olduğunu belirtti.
Akdağ, ülkemizin coğrafi, iklimsel ve demografik birçok avantajına sahip meyve
suyu sanayisinin; hammadde temininde yaşanan sorunlar nedeniyle uluslararası
pazarlarda hak ettiği yerlere ulaşamadığını ifade etti.
Ebru Akdağ; “Sektördeki ihracat, son 10
yılda 6 kattan fazla artarak, 36 milyon dolardan, 2012 yılında ortalama 230
milyon dolara yükseldi. Meyve suyu ihraç edilen ülke sayısı 151’e ulaştı. Bu
gösterge, ülkemiz ürünlerinin küresel meyve suyu pazarında büyük ölçüde kabul
gördüğüne, fiyat rekabetimizin artması halinde ihracatımızın büyüyeceğine
işaret ediyor. Türkiye, 13 milyar dolar değerindeki dünya meyve suyu
ticaretinden onca avantajına rağmen sadece yüzde 1.7 pay alabiliyor. Bu payı
arttırmak için üreticilerin rekabet gücünü arttıracak yapısal sorunların
çözümlenmesi büyük önem taşıyor” dedi.
Türkiye
fırsatı kaçırmamalı
Ebru Akdağ, Türkiye’nin, meyvecilikte
dünyanın en şanslı ülkelerinden birisi olduğunu söyleyerek, “Başta AB olmak
üzere dünyanın tedarik merkezi olabilecek bir potansiyele sahip. Dünya kayısı
ve vişne üretiminde birinci, nar üretiminde üçüncü, elma üretiminde dördüncü,
limon üretiminde beşinci, şeftali ve üzüm üretiminde altıncı, portakal
üretiminde sekizinci konumdayız. Meyve suyu sektöründe en çok işlenen sekiz meyvenin
(elma, şeftali, kayısı, vişne, portakal, nar, limon ve üzüm) üretim miktarı son
10 yılda yüzde 33 civarında arttı. Ancak bu üretim, iç tüketim ve ihracattaki
büyümeyle aynı oranda olmadı. Aynı dönemde sektör, hammadde teminindeki tüm
engellere rağmen, işlediği meyve miktarında yüzde 190 düzeyinde artış sağladı.
Meyve üretiminin, sektördeki büyümeye paralel artmaması, aradaki farkın her
geçen gün açılmasına neden oldu. Artan iç tüketim ve ihracat talebi, meyve
üretiminin yetersiz kalacağı sinyalini vermeye başladı” şeklinde konuştu.
Akdağ, artan hammadde sorununun
çözülmesi için sanayiye uygun meyve üretiminin doğru havzalarda, meyve işleme
ve paketleme tesislerinin etrafında kümelenecek şekilde yaygınlaştırılması
gerektiğini vurguladı.
Rakamlarla
meyve suyu sektörü
Güncel durumda meyve suyu sanayinin
cirosal büyüklüğü 2 milyar TL, ihracatı 230 milyon dolar ve işlenen meyvesi 1
milyon ton civarında seyrediyor. Türkiye’de meyve suyu tüketiminin yüzde 68’ini
meyve nektarı, yüzde 6’sını yüzde 100 meyve suyu ve geri kalan yüzde 26’sını da
meyveli ve aromalı içecekler oluşturuyor. Elma, şeftali, kayısı, vişne,
portakal Türkiye’de meyve suyunda en çok işlenen 5 meyvedir. Batı Avrupa’da
toplamda tüketilen alkolsüz içeceklerin içerisinde yüzde 100 meyve suyunun payı
yüzde 7 iken, Türkiye’deki oran yüzde 1’dir. Türkiye’nin meyve suyu ve
konsantresi ihracatında en önemli kalemi elma suyudur.
MESAJ / İSTANBUL
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED),
sektörün 2012 yılını değerlendirdi. MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ, hammadde
temininde yaşanan sıkıntıların, sektörün başlıca sorunu olduğunu belirtti.
Akdağ, ülkemizin coğrafi, iklimsel ve demografik birçok avantajına sahip meyve
suyu sanayisinin; hammadde temininde yaşanan sorunlar nedeniyle uluslararası
pazarlarda hak ettiği yerlere ulaşamadığını ifade etti.
Ebru Akdağ; “Sektördeki ihracat, son 10
yılda 6 kattan fazla artarak, 36 milyon dolardan, 2012 yılında ortalama 230
milyon dolara yükseldi. Meyve suyu ihraç edilen ülke sayısı 151’e ulaştı. Bu
gösterge, ülkemiz ürünlerinin küresel meyve suyu pazarında büyük ölçüde kabul
gördüğüne, fiyat rekabetimizin artması halinde ihracatımızın büyüyeceğine
işaret ediyor. Türkiye, 13 milyar dolar değerindeki dünya meyve suyu
ticaretinden onca avantajına rağmen sadece yüzde 1.7 pay alabiliyor. Bu payı
arttırmak için üreticilerin rekabet gücünü arttıracak yapısal sorunların
çözümlenmesi büyük önem taşıyor” dedi.
Türkiye
fırsatı kaçırmamalı
Ebru Akdağ, Türkiye’nin, meyvecilikte
dünyanın en şanslı ülkelerinden birisi olduğunu söyleyerek, “Başta AB olmak
üzere dünyanın tedarik merkezi olabilecek bir potansiyele sahip. Dünya kayısı
ve vişne üretiminde birinci, nar üretiminde üçüncü, elma üretiminde dördüncü,
limon üretiminde beşinci, şeftali ve üzüm üretiminde altıncı, portakal
üretiminde sekizinci konumdayız. Meyve suyu sektöründe en çok işlenen sekiz meyvenin
(elma, şeftali, kayısı, vişne, portakal, nar, limon ve üzüm) üretim miktarı son
10 yılda yüzde 33 civarında arttı. Ancak bu üretim, iç tüketim ve ihracattaki
büyümeyle aynı oranda olmadı. Aynı dönemde sektör, hammadde teminindeki tüm
engellere rağmen, işlediği meyve miktarında yüzde 190 düzeyinde artış sağladı.
Meyve üretiminin, sektördeki büyümeye paralel artmaması, aradaki farkın her
geçen gün açılmasına neden oldu. Artan iç tüketim ve ihracat talebi, meyve
üretiminin yetersiz kalacağı sinyalini vermeye başladı” şeklinde konuştu.
Akdağ, artan hammadde sorununun
çözülmesi için sanayiye uygun meyve üretiminin doğru havzalarda, meyve işleme
ve paketleme tesislerinin etrafında kümelenecek şekilde yaygınlaştırılması
gerektiğini vurguladı.
Rakamlarla
meyve suyu sektörü
Güncel durumda meyve suyu sanayinin
cirosal büyüklüğü 2 milyar TL, ihracatı 230 milyon dolar ve işlenen meyvesi 1
milyon ton civarında seyrediyor. Türkiye’de meyve suyu tüketiminin yüzde 68’ini
meyve nektarı, yüzde 6’sını yüzde 100 meyve suyu ve geri kalan yüzde 26’sını da
meyveli ve aromalı içecekler oluşturuyor. Elma, şeftali, kayısı, vişne,
portakal Türkiye’de meyve suyunda en çok işlenen 5 meyvedir. Batı Avrupa’da
toplamda tüketilen alkolsüz içeceklerin içerisinde yüzde 100 meyve suyunun payı
yüzde 7 iken, Türkiye’deki oran yüzde 1’dir. Türkiye’nin meyve suyu ve
konsantresi ihracatında en önemli kalemi elma suyudur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































