Ordu sahillerinde uranyum bulundu. Kokkolit adlı çamurda milyonda 50 ppm uranyum tespit edildi.
Ordu ve Ünye’de önemli elementlere de rastlandı.
Türkiye, çok zengin maden yataklarına sahip olduğunu Prof. Dr. Haydar Baş’ın açıklamaları ile öğrendi.
Petrol, bor, altın vs. pek çok yer altı kaynağına sahip olduğumuzu onun miting konuşmalarından veya yazılarından duyduk.
AB ülkelerinin yer altı kaynaklarını bitirdiği bilinen bir hakikattir. Bunun yanında ABD’nin BOP işgallerinin en önemli sebebi de bölgedeki zengin yeraltı kaynaklarına ve petrole ulaşmaktır.
Türkiye de yerin altındaki bu kıymetler ise henüz işlenmeyi bekliyor. Belki de, BOP’da 22. sırada yer alan Türkiye’deki bu kaynaklar, bunca yıldır işlenmemesi için yok gibi gösterilmiştir.
Shell firmasında 20 yıl genel müdürlük yapmış olan Antony Robinson’un dediği gibi “Tüm Amerikan petrol şirketleri bilir ki, yapılan araştırmalar Türkiye’nin bir petrol denizi üzerinde olduğunu gösteriyor.”
Dünya bor rezervlerinin yüzde 72’si ülkemizdedir. Bilinen altın rezervleri bakımından Türkiye 6 bin 500 tonla dünya da ikinci sırada yer almaktadır.
Milli Ekonomi Modeli’nde Prof. Dr. Haydar Baş’ın sosyal devlet projeleri arasında yer alan “madenlerin devlet –millet ortaklığı ile işletilmesi” konusu da bu sebeple hayati değerdedir.
Dünyanın sayılı maden rezervlerine ve çeşitliliğine sahip olan Türkiye’de madenler, yabancı firmalara arama ruhsatları ile adeta peşkeş çekilmektedir. Bunlar ise madenleri ülkemizde işlemek yerine bulundukları topraklarla beraber yurt dışına taşımaktadırlar.
Rio Tinto: 30 maden ruhsatı
Cominco: 190 maden ruhsatı
Yamas: 233 maden ruhsatı
Tuprak: 63 maden ruhsatı
Geomar: 3 maden ruhsatı
Omya: 85 maden ruhsatı
Normandi: 149 maden ruhsatı
Bunların yanında Magnezit, Anatolia Minerals, BHP madencilik, Norando gibi yabancı şirketlerin 400 bin kilometrekarelik toprağımızda maden arama ruhsatı vardır. (Prof. Dr. Haydar Baş, Sosyal Devlet – Milli Devlet, Sayfa 444)
Sayın Baş’ın ifadesi ile Türkiye’de şu anda hemen hemen hepsi yabancı maden şirketleri tarafından çıkarılan madenlerin, rezerv değeri 3 katrilyon dolardır.
Bu ifadenin doğruluğu her geçen gün tespit edilen maden rezervleri ve elementler ile yapılmaktadır.
Yapılması gereken, Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan şekli ile madenlerin devlet – millet ortaklığı ile işletilmesinin önünün açılmasıdır.
Ordu ve Ünye’de önemli elementlere de rastlandı.
Türkiye, çok zengin maden yataklarına sahip olduğunu Prof. Dr. Haydar Baş’ın açıklamaları ile öğrendi.
Petrol, bor, altın vs. pek çok yer altı kaynağına sahip olduğumuzu onun miting konuşmalarından veya yazılarından duyduk.
AB ülkelerinin yer altı kaynaklarını bitirdiği bilinen bir hakikattir. Bunun yanında ABD’nin BOP işgallerinin en önemli sebebi de bölgedeki zengin yeraltı kaynaklarına ve petrole ulaşmaktır.
Türkiye de yerin altındaki bu kıymetler ise henüz işlenmeyi bekliyor. Belki de, BOP’da 22. sırada yer alan Türkiye’deki bu kaynaklar, bunca yıldır işlenmemesi için yok gibi gösterilmiştir.
Shell firmasında 20 yıl genel müdürlük yapmış olan Antony Robinson’un dediği gibi “Tüm Amerikan petrol şirketleri bilir ki, yapılan araştırmalar Türkiye’nin bir petrol denizi üzerinde olduğunu gösteriyor.”
Dünya bor rezervlerinin yüzde 72’si ülkemizdedir. Bilinen altın rezervleri bakımından Türkiye 6 bin 500 tonla dünya da ikinci sırada yer almaktadır.
Milli Ekonomi Modeli’nde Prof. Dr. Haydar Baş’ın sosyal devlet projeleri arasında yer alan “madenlerin devlet –millet ortaklığı ile işletilmesi” konusu da bu sebeple hayati değerdedir.
Dünyanın sayılı maden rezervlerine ve çeşitliliğine sahip olan Türkiye’de madenler, yabancı firmalara arama ruhsatları ile adeta peşkeş çekilmektedir. Bunlar ise madenleri ülkemizde işlemek yerine bulundukları topraklarla beraber yurt dışına taşımaktadırlar.
Rio Tinto: 30 maden ruhsatı
Cominco: 190 maden ruhsatı
Yamas: 233 maden ruhsatı
Tuprak: 63 maden ruhsatı
Geomar: 3 maden ruhsatı
Omya: 85 maden ruhsatı
Normandi: 149 maden ruhsatı
Bunların yanında Magnezit, Anatolia Minerals, BHP madencilik, Norando gibi yabancı şirketlerin 400 bin kilometrekarelik toprağımızda maden arama ruhsatı vardır. (Prof. Dr. Haydar Baş, Sosyal Devlet – Milli Devlet, Sayfa 444)
Sayın Baş’ın ifadesi ile Türkiye’de şu anda hemen hemen hepsi yabancı maden şirketleri tarafından çıkarılan madenlerin, rezerv değeri 3 katrilyon dolardır.
Bu ifadenin doğruluğu her geçen gün tespit edilen maden rezervleri ve elementler ile yapılmaktadır.
Yapılması gereken, Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan şekli ile madenlerin devlet – millet ortaklığı ile işletilmesinin önünün açılmasıdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018