Emperyalist güdümlü dinci siyaset mantığı, siyasi hayatımıza girinceye ve rağbet görmeye, halk arasında yayılmaya başlayıncaya kadar. Evet, 70'lerde başlayan dinci siyaset mantığı suya sabuna dokunmadan, sırf eleştiri odaklı, insanları fikirlerine, icraatlarına göre değil yaşam şekli ve amellerine göre sınıflandırmaya hatta fetvalarla ötelemeye başladı. Atatürk'ü çok iyi tanımalarına rağmen Atatürk'e olmadık iftiralar atıldı. Hatta put, ilan edildi. Laiklik kavramını milletimize, dinsizlik olarak tanıtıp, ben laikim, diyenleri dinsiz olarak adlandırdılar. Şeriat, kavramını mahiyetini anlatmadan milletimizin önünde slogan yaptılar. Tabi ortaya birçok şeriat karşıtları çıktı. Şeriatı bilmeden şeriat karşıtıyız, diyen insanları küfre ittiler. Etnik vurguları da dini vurguları gibi yıkıcıydı; "Sen, Ne Mutlu Türk'üm dersen O da Ne Mutlu Kürdüm der" fitnesi işlendi bu millete. En son "kanlı mı olacak, kansız mı" sözleriyle final yapıp, çekildiler köşelerine.2 binli yılların başında başlayan siyasi girdabın içinden bir "gömleksizler" hareketi çıktı ortaya. ABD referansıyla ve Gülen cemaatiyle el sıkışan bu siyasi irade daha iktidar olmadan, "Bu ülkede 4 hak dine (!) ve 36 etnik guruba mensup insanlar yaşamaktadır?" (11 Temmuz 2002 Of) söylemiyle, "durmak yok, yola devam" dedi. İşte bu siyasi irade tam 13 yıldır girdikleri yola devam ediyorlar. Bu süreçte BOP ortaklığı ilan edildi. Ortadoğu yangına çevrildi. AB imzalarıyla iç siyasetimiz, kültürümüz ve itikadımız gayr-i millileştirilmeye başlandı. Hükümet destekli diyalog fitnesi altın çağını yaşıyordu. "Hıristiyan ve Yahudilerde cennete gidecek", "seccadeni serdiğin her yer vatandır", fikirleriyle itikat ve vatan hassasiyetlerimiz sıfırlanmaya kalkıldı. Diğer taraftan ise ülkeyi yöneten irade tarafından adeta "Türk Milleti" kavramına savaş açıldı. Terör sorunu inkar edilip, Kürt sorunu var, denildi. Dinimiz, dilimiz, bayrağımız, ülkemizin kurucusu, verdiğimiz milli mücadele inkar edilmeye kalkıldı. Tabi insanımızın düşünce, yeme, içme, giyinme şekillerine göre ayrıştırılması ve bu ayrıştırmaya dini sıfatlar verilmesinden zaten hiç vazgeçilmedi. Ülkemizin geldiği bu vahim noktada bu siyaset mantığı hala devam etmekte. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'nin açılış konuşmasında şöyle diyordu; "95 yıllık süreçte, kimi dönemlerde, farklı etnik kökenlere, inançlara, mezheplere baskı yapıldığı, tabii ki inkar edilemez bir gerçektir. Bu manada, inançlı kesime de, farklı düşünenlere de, Kürtlere de, başka kesimlere de haksızlıklar yapılmıştır, hatta zaman zaman bu haksızlıklar zulme dönüşmüştür?"Tablo bu kadar net. Bir daha soralım; Bu milletin birlik mayasına kim asit döküyor?Sorunun cevabı çok açık ve nettir. Bir başka soruya geçelim; Bu milleti asıl ve asil olan hüviyetine kim kavuşturabilir?AKP'mi? CHP'mi? MHP'mi? HDP'mi? FP'mi? Hangisi? Hiçbiri. Çünkü bugünkü tablonun ortaya çıkmasına sebep olan anlayışlar zaten bunlar. O zaman kim? O kişi, Prof. Dr. Haydar Baş'tır. O Haydar Baş ki, Ortadoğu'da oynanan ve hedeflenen oyunları yıllar öncesinden milletimize haber vermiştir. Ülkemizdeki siyasi iradelerin, milletin iradesinde hareket etmediklerini, ABD ve AB güdümlü olduklarını bizzat icraatlarıyla örneklendirmiştir.O Haydar Baş ki, İmamet gibi Hilafetinde İmam Ali'nin hakkı olduğunu ilahi delillerle, Sünni alimlerin görüşleri, rivayetleriyle, tarihi delillerle ortaya koydu. Şiilerinde, Alevilerinde en az Sünniyim, diyenler kadar Müslüman olduğunu açıkladı.O Haydar Baş ki, Atatürk'ün ilmi derinliğini, siyasi öngörülerini, liderlik vasfını her daim gündem etti. Bu millete anlatılan "dinsiz Atatürk" putunu yıktı. Atatürk'ün manevi duruşunu, söylemlerini artı soyunu belgeleriyle ortaya koydu.O Haydar Baş ki, etnik ve mezhepsel çatışma peşinde koşanların, hedeflerini anlattığı gibi Kürtlerinde Orta Asya'dan gelen bir Türk kolu olduğunu belgeleriyle açıkladı. Bir kolumdan Kürt, diğer kolumdan Türk kanı akar, diyerek kardeşliğimizi pekiştirdi. Müslüman öldürmenin kafir işi olduğunu ilan etti. (Çünkü Allah'ın emri böyle)Milli Ekonomi Modelini, Sosyal Devlet Projelerini ortaya koydu. Bu milleti, bu devleti kainat devleti yapacağım, dedi.Daha ne desin? Şimdi sıra sende. Ya kabul edeceksin, ya da birilerinin ihtiraslarına kurban (!) edileceksin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Türkiye’ye ‘Escobar sistemi’ kurmuşlar / 21.04.2025
- ‘Erdoğan Amca adım Danya Ebu Muhsin’ / 20.04.2025
- 2 bin değil 2 bin 600 yıldır yapılanamayanı yaptılar? / 19.04.2025
- Gazze’den tehciri, ‘hicret’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar / 18.04.2025
- Sahada yaşananlar Erdoğan’ı teyit etmiyor / 17.04.2025
- Erdoğan’ın ‘fakir fukara garip gureba’ çıkışı / 16.04.2025
- O zaman nedir bu Milli Ekonomi Modeli? / 15.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -2- / 14.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -1- / 13.04.2025
- İktidarın kutsal (!) haç ve Konstantinapol sessizliği / 11.04.2025
- ‘Erdoğan Amca adım Danya Ebu Muhsin’ / 20.04.2025
- 2 bin değil 2 bin 600 yıldır yapılanamayanı yaptılar? / 19.04.2025
- Gazze’den tehciri, ‘hicret’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar / 18.04.2025
- Sahada yaşananlar Erdoğan’ı teyit etmiyor / 17.04.2025
- Erdoğan’ın ‘fakir fukara garip gureba’ çıkışı / 16.04.2025
- O zaman nedir bu Milli Ekonomi Modeli? / 15.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -2- / 14.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -1- / 13.04.2025
- İktidarın kutsal (!) haç ve Konstantinapol sessizliği / 11.04.2025