Türk düşmanlığında birleştiler
Fransa ve Yunanistan ikilisi Türkiye'ye olan düşmanlıklarını bir aşama daha ileriye taşıdı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "AB içinde Türkiye'ye yönelik ortak tutum arıyoruz" dedi. Yunanistan Başbakanı ise AB'nin Türkiye'ye anlamlı yaptırımlar uygulamasını istedi. Türkiye haydutlara pabuç bırakmamalı.
10.09.2020 19:00:00





RECEP BAHAR / DETAY HABER
Avrupa Birliği (AB) içinde iki ülke, Fransa ve Yunanistan, bugün net ifadelerle Türkiye düşmanlığını bir ileri aşamaya taşıdı. AB üyesi Güney Avrupa ülkelerinin dün Fransa'nın Korsika adasında gerçekleştirdiği zirve öncesinde konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türkiye'ye yönelik ortak bir tutum belirlenmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı 'daha açık ve sert' olunması gerektiğini savundu. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin doğal gaz arama faaliyetleri nedeniyle Türkiye ile Yunanistan arasında artan gerilime işaret eden Macron, "Tansiyonun yükselmesinden kaçınmak istiyoruz" dedi.
Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde artık bir müttefik olmadığını ileri süren Macron, "Avrupa Birliği üyesi olan bir ülkenin (Yunanistan) egemenliğine saygı ve uluslararası hukuka uyulması bizim için kırmızı çizgilerdir" şeklinde konuştu. Macron'un ev sahipliğinde yapılan zirveye Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin yanı sıra İtalya, İspanya, Portekiz ve Malta'nın liderleri katıldı. Macron, zirve öncesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi.
Yunan Başbakanı kudurdu
Öte yandan Yunanistan Başbakanı Miçotakis de; İngiltere'de yayınlanan The Times, Almanya'da yayınlanan Frakfurter Allgemeine Zeitung ve Fransa'da yayımlanan Le Monde gazetelerine "Türkiye ya saldırganlığına son verir ya da AB yaptırımlarına maruz kalır" başlıklı Türkiye'yi hedef alan makale yazdı. Yunan Başbakanı, 24-25 Eylül'de yapılacak AB zirvesine kadar Türkiye'nin sağduyulu bir tutum benimsemesi halinde Ankara'ya 'anlamlı yaptırımlar' uygulanması dışında bir seçenek göremediğini ileri sürdü. Miçotakis'in yazısında öne çıkan paragraflar şöyle: "Akdeniz meselesi artık Avrupa dayanışmasının ötesine geçti. Mesele, artık Avrupa'nın stratejik çıkarlarının, hayati çıkarlarının tehlike altında olduğunu kabul etmekle ilgili… Avrupa, gerçek anlamda jeopolitik gücünü göstermek istiyorsa, saldırgan bir Türkiye'ye taviz vermeyi göze alamaz. Türkiye'nin yaptırımları engellemek, geri adım atmak ve bu krizden çıkış için bir yol belirlemek için hala zamanı var. Türkiye'nin sınırlandırılan alanların dışında kalan sularda her türlü denizcilik ve bilimsel faaliyetlerden kaçınması ve saldırgan söylemini dizginlemesi gerekiyor. Türkiye'nin sakinleşmesi, masaya geri dönmesi ve 2016 yılında çekildiği istikşafi görüşmelere bıraktığı yerden yeniden başlaması lazım. Tüm bunları yapmamıza rağmen bile hala anlaşma sağlayamıyorsak o zaman çözümü Lahey Adalet Divanı'nda aramalıyız."
AB kartını oynuyor
Tek başına Türkiye'ye karşı diş geçiremeyen Miçotakis, AB kartını oynamayı ihmal etmedi. Yunan Başbakanı, kendi ülkesinin istikrar ve güvenliğine yönelik her tehdidin AB'nin bütün üyelerinin refah ve güvenliğine yönelik tehlike arz ettiğini belirtti. Türkiye'nin oluşan yeni jeopolitik ortamda giderek yalnızlaştığını ileri süren Miçotakis, "Yunanistan; İsrail, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle güçlü ortaklıklar kurarken, Türkiye ise tek başına hareket ediyor, Doğu Akdeniz'de güç gösterisi yapıyor, Suriye ve Libya'ya müdahale ediyor ve Hamas'a açıktan destek veriyor" diye yazdı.
Miçotakis, Türkiye'nin tutumunun NATO ittifakına da zarar verdiğini ve uluslararası hukukun üstünlüğü ilkesini riske soktuğunu savunarak, "Yunanistan'ın Türkiye'den gelecek her türlü saldırganlığa karşı koyacak askeri kapasitesi vardır. Ancak, iki ülke arasında herhangi bir askeri olayın yaşanmasının kimsenin çıkarına olmadığı da aşikârdır" diye yazdı.
Türkiye ile Yunanistan, Ağustos başında Almanya'nın girişimiyle görüşmelere başlamayı kabul etmişti. Ancak Yunanistan'ın Mısır ile imzaladığı deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşmasını onaylamasının ardından Türkiye masadan kalktı ve Oruç Reis gemisini doğalgaz arama faaliyetlerinde bulunmak üzere Meis adası açıklarına gönderdi.
Türkiye'nin kartları da güçlü
Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye karşı yaptırım uygulaması halinde Türkiye'nin elinde hem Fransa, hem de Yunanistan'ın canını yakacak kartlar bulunuyor. Türkiye, geçmişi Osmanlı Devleti'ne dayanan 6 Fransız lisesini derhal kapatacağını ilan ederek, Paris'e iyi bir ders verebilir. Dahası Galatasaray Lisesi ile Galatasaray Üniversitesi'nin köhnemiş bir dil haline gelen Fransızca eğitim vermesi sonlandırılır. Ayasofya cami yapılarak Atina'yı ürküten Türkiye, Fener Rum Patrikhanesi'nin statüsünü kaldırarak Yunanistan'ı savaşa bile girmeden tek hamleyle ağır bir hezimete uğratır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.

































































































