Tunceli'de Ehl-i Beyt rüzgârı esti
Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden ülkemizin her köşesinde düzenlenen "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panellerinin bir durağı da Tunceli oldu. Tunceli halkı paneli ilgiyle izledi
25.12.2014 00:00:00
Gazetemizin organizatörlüğünde, doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden ülkemizin her köşesinde düzenlenen "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panellerinin bir durağı da Tunceli oldu. Panel, seçkin bir dinleyici kitlesi tarafından dikkatle takip edildi. Panelde konuşan eğitimci yazar Cevdet Çelikdemir, İslam dünyasında ve özellikle Türkiye'de yürütülmekte olan dinlerarası diyalog faaliyetlerine değindi. "Dinlerarası diyalog veya medeniyetlerarası ittifak? Biri cemaat diğeri ise siyaset ayağını oluşturan, ülkemiz üzerinde yürütülmekte olan haçlı Batı kökenli sinsi bir projedir" diyen Çelikdemir, Vatikan merkezli bu proje ile insanımızın inancı ve kimliğinin hedef alındığını söyledi. Çelikdemir şöyle konuştu: "Amaç, savaşlarla istediklerini elde edemeyen batının, inancını ve kimliğini kaybeden Türk Milletini teslim almak ve mücadelesiz vatan topraklarını ele geçirmektir. Maalesef AKP iktidarı da bilerek veya bilmeyerek bu projeye dâhil olmuştur. Bu cümleden olmak üzere bedava dağıtılan din ve ahlak bilgisi kitaplarında Kelime-i Tevhit'teki "Muhammedun Resullulah" kısmı çıkarılmıştır. İmar yasasındaki cami ifadesi ibadethane olarak değiştirilerek yetmiş bin kilise ev yasal zemine kavuşturulmuştur. Zina suç olmaktan çıkarılmıştır. Domuz eti kasaplık et yapılmıştır. Denizli'de örneğini gördüğümüz gibi tarihi camii kiliseye dönüştürülmüştür. Havra, kilise ve camiinin yan yana bulunduğu ve adına dinler bahçesi denilen yapılar Şanlıurfa ve Antalya'da yapılmıştır. Hükümetin Alevi açılımlarından ise hiçbir sonuç çıkmamıştır. Trilyonlar harcanarak Akdamar Ermeni kilisesi gibi eski kilise ve sinagoglar tamir edilirken Cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi ve dedelere maaş bağlanması hususunda bir gelişme olmamıştır."Atatürk, anne ve baba tarafından SeyyiddirHukukçu yazar Av. Atakan Yıldız ise konuşmasında İslam tarihindeki tehlikeli bid'at akımlarını değerlendirdi ve bugüne yansımaları üzerinde durdu. Yıldız şöyle konuştu: "Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Veda Hutbesi'nde size iki emanet bırakıyorum: Biri Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim. Diğeri benim Ehl-i Beyt'im. Bu ikisine sarıldığınız müddetçe batıla sapmazsınız. Hak üzere olursunuz. İslam Tarihi boyunca Ehl-i Beyt'i hedef alan bid'at akımlar olmuştur. Bunlardan biri de Nakşibendîliktir. Nakşibendîlik tasavvufi bir akım gözükse de Ehl-i Beyt'e şiddetli düşmanlığı olan bir bid'at akımıdır. Velayetin başı İmam Ali efendimizdir. Bu vazife Allah ve Resulü tarafından İmam Ali Efendimize verilmiştir. Nakşibendîlikte yeni bir yol ihdas edilmektedir. İhdas ettikleri bu yolun başında Hz. Ebubekir efendimizin olduğunu iddia etmekteler. Hâlbuki Hz. Ebubekir'in, hayatında hiç böyle bir iddiası olmamıştır." Cumhuriyet dönemindeki çoğu isyanların arkasında Nakşi şeyhlerinin olduğunu da söyleyen Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şeyh Sait ayaklanması, Ağrı isyanı, Menemen Olayı gibi, Musul-Kerkük meselesi, Hatay meselesi gibi kritik zamanlarda Nakşi şeyhler İngiliz ve Fransızlar tarafından kullanılarak ayaklanmalar çıkarılmıştır. Nakşibendîlik İngilizler tarafından kurulan bir tarikat olduğu için bu tarikat mensuplarının Atatürk'e şiddetli düşmanlık yaptığı görülmüştür. Atatürk'ün şahsına ve annesine iftiralar atmışlardır. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın açıkladığı Osmanlı arşiv belgelerinden Atatürk'ün anne ve baba tarafından Seyyid ve Şerif olduğunu öğrendik. Nakşibendîlik mensuplarının Atatürk'e neden düşman oldukları burada anlaşılmaktadır. Günümüzde Ehl-i Beyt mensuplarının katlinin fetvasını verenlerin de Nakşibendîlik cenahında sarıklı, sakallı ve cübbeli şahıslar olduğunu dikkatinizi çekmek isterim."Türkiye'yi yönetenler artık MEM'i görmeliKonuşmasında Milli Ekonomi Modeli (MEM)'ne yer veren Mimar Bayram Kavak ise Dünyada ve ülkemizde uygulanan kapitalist liberal ekonomi sonucu zenginlerin daha zengin, fakirlerin de daha fakir olduğunu belirtti.Kavak şöyle konuştu: "İşsizlik had safhada, gelir dağılımında adaletsizlik almış başını gidiyor. İnsanlık modern köleliği yaşamaktadır. İnsanlık açlık ve yokluğa mahkûm edilmiştir. Kapitalizm iki papazın ürünüdür. Milli Ekonomi Modeli, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konmuş yepyeni bir ekonomik modeldir. Ehl-i Beyt'ten, İmam Ali Efendimizden, Hazreti Peygamber Efendimizden ilham almaktadır. Onların uyguladığı ekonomik modeldir. Sayın Baş, geliştirdiği Milli Ekonomi Modeli ile kapitalizmi tarihe gömmüştür. Artık Milli Ekonomi Modeli dünyadaki uygulamaları ile teoriden uygulamaya geçmiştir. Geçerliliğini ispatlamıştır. Rusya örneği ortadadır. Dağılan Sovyetler Birliği'nden şimdi dünyaya meydan okuyan Rusya örneğini iyi görmemiz gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler artık bu gerçeği görmelidir." 'Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir?' Son konuşmacı olarak sözü ilahiyatçı yazar Fatih Kıvık aldı. Ehl-i Beyt'i ayrıntılı ele aldığı konuşmasında Kıvık, "Ehl-i Beyt seçilmiş bir zümredir. Hamse-i âli aba hadisi ile Ehl-i Beyt'in beş kişiden oluştuğunu anlıyoruz: Peygamber Efendimiz, Hz. Fatıma, İmam Ali, İmam Hasan ve İmam Hüseyin. Kuran-ı Kerim'de Ehl-i Beyt ile ilgili çok sayıda ayet-i kerime vardır: Meveddet ayeti bunlardan bir tanesidir. "Ey Peygamber! (Müslümanlara) De ki: Sizden tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum; istediğim, ancak yakınlarıma (Ehl-i Beyt'ime) sevgidir (Şûra Sûresi: 23)."Tathir ayeti ise Ehl-i Beyt'in tertemiz olduğunu ifade etmektedir. "Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tertemiz bir hale getirmek diler (Ahzab, 33)."Bir hadis-i şerifinde Peygamberimiz "Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir; ona binen kurtulur; uzak duran boğulup helâk olur" buyurmaktadır.220 Sünni âlimin kitabında yer verdiği ve tevatür olarak rivayet edilen Gadir-i Hum hadisi ile peygamber Efendimizin kendinden sonra İmam Ali (a.s.)'yi kendinden sonra halife, imam ve vasi tayin ettiğini öğreniyoruz" dedi.Panelle ilgili görüşlerini açıklayan dinleyiciler, "Ehl-i Beyt adını görünce konferansı dinlemeye geldik. Bu tür paneller çok faydalı olmaktadır. Paneli çok beğendik. Üç saat süren panelin nasıl geçtiğini fark etmedik. Çok güzel, faydalı oldu" dediler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.