Kutsal hasret ve vuslat
Geldiğin alem güzeldi. Güzellerin güzeli bütün saltanatı ile orada sana göründü. Şimdi ise bir çuvaldasın veya bir et ve kemik kalıbındasın. Geldiğin aleme hasretinden dolayı istersin ki çuval yırtılsın, hakikat yaşansın. Doğru! Fakat hakikat ülkesine geçmek istersen çile zaruridir. Eğer başak olacaksa toprak altında çatlaması şarttır. Çatlayıp kendinden geçecek ki başak kabiliyeti ortaya çıksın. İnsan da öyle... Can tende iken kalıbına ait olanları terkedecek ki gizlenen zahir olsun.
Asıl vatan hatırlanınca ruhun ezelde uçup gezdiği yerler göz önüne gelir. Sevginin hududu taşmıştır. Öte alemleri sevmeye başlar, ibadetinden zevk alırsın. Artık o senin burağın, bineğin olmuştur.
Sen bu manevi zevk içinde iken seni anlamayanlar çıkar. Seni eleştirirler. Bu normaldir. Her işin bir sermayesi vardır. Külfet olmadan nimet olmaz. "Ben ibadetle belli bir külfete katlandım, dahasına ne gerek var?" diye düşünebilirsin. Bu külfet seni sadece Cennet'e ulaştırır. Halbuki sen Cemalullah'ı istedin. Onun sermayesi ise nefistir. Onu harcayacak, aradan çıkaracaksın. İşte fitne belası bunun içindir, onu aradan çıkar.
Hz. Peygamber buyurdu: "Allah, sevdiği kuluna bela verir." Bela sana üç cihetten gelir. Mal, dedikodu, hastalık ile gelir. Bazen biri, bazen üçü birden gelir. Sabreder, isyan etmezsen sonu hayırlıdır. Bilmez misin ki doğum için sancı gerek. Karanlık güneşi getirir. Bir de bakarsın güneş doğdu. Artık kalbin zulümattan kurtulmuştur. Nur alemine geçebilirsin. Bundan ötesi vuslat alemidir. Kokular, renkler, sesler; herşey aslındandır. Hakikatler yaşanır, vehim ortadan kalkar. Şüpheler zail olur.
* * *
"...Peygamber size neyi getirdiyse onu alın; size neyi yasak etti ise ondan da uzak durun." (Haşir: 7).
Geldiğin alem güzeldi. Güzellerin güzeli bütün saltanatı ile orada sana göründü. Şimdi ise bir çuvaldasın veya bir et ve kemik kalıbındasın. Geldiğin aleme hasretinden dolayı istersin ki çuval yırtılsın, hakikat yaşansın. Doğru! Fakat hakikat ülkesine geçmek istersen çile zaruridir. Eğer başak olacaksa toprak altında çatlaması şarttır. Çatlayıp kendinden geçecek ki başak kabiliyeti ortaya çıksın. İnsan da öyle... Can tende iken kalıbına ait olanları terkedecek ki gizlenen zahir olsun.
Asıl vatan hatırlanınca ruhun ezelde uçup gezdiği yerler göz önüne gelir. Sevginin hududu taşmıştır. Öte alemleri sevmeye başlar, ibadetinden zevk alırsın. Artık o senin burağın, bineğin olmuştur.
Sen bu manevi zevk içinde iken seni anlamayanlar çıkar. Seni eleştirirler. Bu normaldir. Her işin bir sermayesi vardır. Külfet olmadan nimet olmaz. "Ben ibadetle belli bir külfete katlandım, dahasına ne gerek var?" diye düşünebilirsin. Bu külfet seni sadece Cennet'e ulaştırır. Halbuki sen Cemalullah'ı istedin. Onun sermayesi ise nefistir. Onu harcayacak, aradan çıkaracaksın. İşte fitne belası bunun içindir, onu aradan çıkar.
Hz. Peygamber buyurdu: "Allah, sevdiği kuluna bela verir." Bela sana üç cihetten gelir. Mal, dedikodu, hastalık ile gelir. Bazen biri, bazen üçü birden gelir. Sabreder, isyan etmezsen sonu hayırlıdır. Bilmez misin ki doğum için sancı gerek. Karanlık güneşi getirir. Bir de bakarsın güneş doğdu. Artık kalbin zulümattan kurtulmuştur. Nur alemine geçebilirsin. Bundan ötesi vuslat alemidir. Kokular, renkler, sesler; herşey aslındandır. Hakikatler yaşanır, vehim ortadan kalkar. Şüpheler zail olur.
* * *
"...Peygamber size neyi getirdiyse onu alın; size neyi yasak etti ise ondan da uzak durun." (Haşir: 7).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.