"Bu yıl 12'ncisi yapılan Transatlantik Eğilimler Araştırması sonuçlarına göre Türklerin yüzde 79'u Türkiye'nin Suriye ile herhangi bir çatışmanın içine girmesine 'hayır' diyor." (Yeni Mesaj) Savaşa 'hayır' diyen Türk halkının yanı başındaki savaştan tedirginliği ise devam etmekte; "Gece boyu süren çatışmalar nedeniyle uyuyamadıklarını belirten Köy Muhtarı Mahmut Işıkakdoğan, "Evlerin içinden mermi toplamaya başladık. Yöneticilerimizden bir fikir bekliyoruz" dedi ." (Milliyet) Türk halkı savaş istemiyor, dünya halkları savaşa 'hayır' diyor, savaşın mimarı liderler bile ister istemez geri adım atmak zorunda kaldı. Türkiye'nin üç yıla yakın bir zamandır izlediği Suriye politikası bugün; sınırlarımız içinde milyonlarca Suriyeli mülteci, büyük bir ekonomik darboğaz ve can tehlikesi olarak karşımıza çıktı. Geçtiğimiz hafta, Prof. Dr. Haydar Baş beyle beraber gerçekleştirdiğimiz Kilis ziyaretimiz sırasında, birebir şahit olduğumuz olaylar, bölgede Kilislilerden daha fazla Suriyelinin dolaştığını göstermekte. Orada bulunduğumuz sırada çıplak gözle görülebilecek mesafedeki Suriye kentlerinden birinde bomba patladı ve göğe yükselen siyah bulutlar içimizi kararttı. Son olarak Kilis'in karşısındaki Azez'in El Kaide bağlantılı Irak-Suriye İslam Devleti (ISİD) güçlerinin eline geçtiğini öğrendik. Muhaliflerin, paylaşım savaşına girdiği Suriye'de, Esad'ın, Putin ile beraber barışı organize etmesi ve Rusya'nın ABD'yi iknası, Özgür Suriye Ordusu ile diğer muhalifleri birbirine düşürdü. Bu gelişme, Esad'a karşı olan muhalefetin Batı desteğini gün be gün yitireceğini gösteriyor. Bunun ilk sinyalleri Paris'te verildi. Paris'te, ABD, İngiltere ve Fransa Dışişleri Bakanları, kimyasal silahların imhası konusunda ve izlenecek yol hususunda strateji belirlediler. Hatta anlaşmayı yansıtacak BM Güvenlik Konseyi'nde de olası bir karar metni üzerinde uzlaşıyorlar... Bu uzlaşıda yer alamayan Türkiye hakkında ise Batı basınında her gün ağız değişiyor. Muhaliflere olan destek eleştirilmeye başlandı. Savaş yanlısı tutum ise uzun süredir dışlanıyor. Gelinen nokta; itibar ve prestij kaybeden Türkiye, güçlenen Suriye, dünya liderliğine oynayan Rusya çizgisinde?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018