Emekli Büyükelçi ve Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Başkanı Gündüz Aktan, soykırımın hukuk tarafından tanımlanabileceğini söyledi. Aktan, Berlin Türk Evi'nde Almanya'da yayın yapan TD1 Televizyonu tarafından düzenlenen "Ermeni Soykırım İddialarına Hukuki Bir Bakış"konulu konferansta, "Soykırım bir suç kategorisidir. Soykırımı hukuk tanımlar. Bu konuda tarihçiler, siyasetiler veya gazeteciler hüküm veremezler" dedi.Büyükelçi Aktan, Türkiye'nin 1915 yılında yaşanan olayları bir trajedi olarak gördüğünü, ancak bu olayların bir soykırım olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Aktan, 1948 yılında yapılan ve 1950'de yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Sözleşmesine göre soykırımın olması için yok etme kastıyla etnik bir gurubu öldürmek, yaralamak, hayat şartlarının yok olmasına sebebiyet verecek şekilde kötüleştirmek, kadınlarını kısırlaştırmak veçocuklarını elinden almak gerektiğini kaydetti. Bu sözleşmeyi hazırlayanların, müzakereler esansında siyasi mücadelede ölenleri bu tanıma sokmadıklarını belirten Aktan, şunları söyledi: "Ermeniler tehcire tabi tutulmuştur. Yok edilmeleri kastıyla kendilerine karşı bir cebir işlenmemiştir. Bu konuda incelediğimiz bir milyona yakın belgenin içinde yok edilmelerine dair hiçbir yazıyla karşılaşmadık. Bilakis tehcir işlemi sırasında Osmanlı bürokratlarının Ermenilerin güvenliği ve beslenmesiyle ilgili aşırı hassasiyetleri görünüyor." Tehcirin Osmanlı devletinin sadece bazı bölgelerinde olduğunu kaydeden Aktan, şöyle dedi: "Katolik ve Protestan Ermeniler tehcire tabi olmadı. Türkiye'nin batı bölgelerinde yaşayan ya da devlet görevinde bulunan Ermeniler de tehcire tabi olmadı. Bu nasıl soykırımdır ki bir ulusun sadece bir kısmı buna tabi oluyor." Osmanlı arşivleri açık Ermenilerin arşivleri kapalıOsmanlı Arşivlerinin herkese açık olduğunu vurgulayan Aktan, "Boston'daki Taşnak arşivleri, Kudüs'teki Ermeni Patrikhanesi arşivleri ve Ermenistan Arşivleri açık değil. Gerçekler, belki de bu arşivlerde" diye konuştu. Sözde Ermeni soykırımıyla ilgili rakamların da gerçekleri yansıtmadığını belirten Aktan, şunları vurguladı: "1915'ten önce Anadolu'daki Ermeni nüfusuyla ilgili rakamlar var.1919 Paris Konferansında bu rakama 2 milyon 250 bin deniliyor. Fransa'daki sarı kitapta 1 milyon 550 deniliyor. Osmanlı rakamlarıysa 1 milyon 350 bin. İyimser bir bakışla 1915 öncesinde Osmanlı topraklarında 1.5 milyon Ermin var denilebilir." İstanbul'da işgalci güç olarak bulunan İngiliz Yüksek Komiserliği'nin ABD dışişlerine verdiği raporda, 1920 yılında 1 milyon250 bin Ermeni'nin varlığından söz edildiğini söyleyen Aktan, "Bu durumda nüfusun 100 bin ile 300 bin arasında değiştiği görülüyor" dedi. Tehcir dolayısıyla en fazla 80 bin Ermeni'nin hayatını kaybettiğini belirten Aktan, "Bunlardan sadece 6 bini eşkıya saldırılarıyla hayatını kaybetti. Tehcir edilenlerin tehcir esnasında sadece dörtte biri hayatını kaybetti" diye konuştu. Bu konuda Alman Genelkurmayının arşivlerinde de önemli bilgiler olabileceğini kaydeden Aktan, "Ancak Almanlar, arşivlerin İkinci Dünya Savaşı sırasında bombalanarak yok edildiğini söylüyorlar" ifadesini kullandı. Soykırımla suçlananlar aklandıTehcir esnasında soykırım yaptığı iddia edilen insanların İngilizler tarafından Malta'da yargılandığının altını çizen Aktan, bu yargılamada zanlıların suçsuz olduğunun ortaya çıktığını söyledi.