Savunma diğer sektörlerin dinamosu
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, son dönemde geliştirilen projelerle savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıktığına işaret ederek, "Sektörü yalnızca silah, mühimmat ve askeri araç üretimi olarak düşünmeyelim. Belki de en önemli özelliği, diğer sektörler üzerinde bir çarpan etkisine sahip olması" dedi
26.01.2020 19:00:00





Türk sanayisinin köklü temsilcisi İstanbul Sanayi Odası (İSO), stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye'nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayinin 'milli ve yerli' yapısına katkısını sürdürüyor. İSO, savunma sanayi temsilcilerini bir araya getirdiği Savunma Sanayi Buluşmaları'nın ikincisini Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı ve SAHA İstanbul iş birliğiyle İstanbul'da gerçekleştirdi.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan'ın ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımı ile gerçekleşen buluşmaya savunma sanayinden çok sayıda iş insanı da katıldı. Etkinlik kapsamında savunma sanayinde faaliyet gösteren Tusaş, Roketsan, Havelsan, Otokar gibi 14 ana firma ile gerçekleştirilen 'ikili görüşme bölümü' ile İstanbul sanayi firmalarının sürece önemli katkı sunması sağlandı.
50 bin kişi çalışıyor
Toplantıda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2019'da savunma ve havacılık sanayi ihracatının bir önceki seneye göre yüzde 35 artışla 2.7 milyar dolara ulaştığını belirterek "Sektörde 50 bine yakın emekçi çalışıyor. Son 5 senede 400'ün üzerinde yerli patent başvurusu yapıldı. Bu farkındalık açısından çok iyi bir işaret" dedi.
Sektörün cirosu 8.8 milyar dolar
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da konuşmasında dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin, terörün ve güvenlik kaygılarının hızla arttığı bir dönemden geçildiğini, savunma sanayinin de son dönemde en çok konuşulan konulardan biri haline geldiğine dikkat çekti.
Bahçıvan, şunları söyledi: "Bu noktada ülkemiz için en önemli husus; savunma sanayimizde 'yerli ve milli üretim' hedefidir. Çok değil, bundan 15 yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayi sektörümüz, bugün KOBİ'lerimizin, araştırma kuruluşlarımızın, üniversitelerimizin ortak akıl ve vizyonu ile adeta bir 'ortak üretim seferberliği' bilinciyle çalışmaktadır. Savunma sanayi ve havacılık sektörü ciromuzun 2018 sonu itibarıyla 8.8 milyar dolara, ihracatımızın 2.2 milyar dolara, sektördeki Ar-Ge harcamalarımızın da 1.5 milyar dolara yükseldiğini büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Ayrıca dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasına 4 firmamızın girmiş olması, biz sanayicileri daha da heyecanlandırıyor ve işbirliği için iştahlandırıyor."
Yerlilik oranı %70'e çıktı
Türkiye'nin yarattığı bu başarı hikayesinde en önemli noktanın savunma sanayinde yerlilik oranının son yıllardaki projeler ile yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkmış olmasıdır" diyen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "Ortaya konulan özgün, yerli ve milli projeler ülke savunmasında da büyük rol üstleniyor. savunma sanayisini yalnızca silah, mühimmat ve askeri araç üretimi olarak düşünmememiz gerekiyor.
Bu sektörü, sadece savunma ile ilgili ihtiyaçların karşılanması için yürütülen ticari faaliyetler olarak değil, aynı zamanda inşaat faaliyetleri, gıda, giyim, sağlık, lojistik gibi çok daha geniş alanı kapsayan bir organizma olarak düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, belki de en önemlisi; savunma sanayisinin diğer sektörler üzerinde bir çarpan etkisine sahip olmasıdır. Bu sektörün hem yarattığı üretim talebi, hem de teknolojik geri beslemeler yoluyla makine, kimya, tekstil, otomotiv, bilişim, inşaat, gemi endüstrisi gibi birçok sanayi alt sektörüne de önemli katkıları olmaktadır. İstanbullu sanayiciler de savunma sanayinin millileştirilmesine yönelik üzerine düşen görevi yerine getirmeye ve gerekli işbirliklerine hazırdır" şeklinde konuştu.
RECEP BAHAR
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan'ın ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımı ile gerçekleşen buluşmaya savunma sanayinden çok sayıda iş insanı da katıldı. Etkinlik kapsamında savunma sanayinde faaliyet gösteren Tusaş, Roketsan, Havelsan, Otokar gibi 14 ana firma ile gerçekleştirilen 'ikili görüşme bölümü' ile İstanbul sanayi firmalarının sürece önemli katkı sunması sağlandı.
50 bin kişi çalışıyor
Toplantıda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2019'da savunma ve havacılık sanayi ihracatının bir önceki seneye göre yüzde 35 artışla 2.7 milyar dolara ulaştığını belirterek "Sektörde 50 bine yakın emekçi çalışıyor. Son 5 senede 400'ün üzerinde yerli patent başvurusu yapıldı. Bu farkındalık açısından çok iyi bir işaret" dedi.
Sektörün cirosu 8.8 milyar dolar
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da konuşmasında dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin, terörün ve güvenlik kaygılarının hızla arttığı bir dönemden geçildiğini, savunma sanayinin de son dönemde en çok konuşulan konulardan biri haline geldiğine dikkat çekti.
Bahçıvan, şunları söyledi: "Bu noktada ülkemiz için en önemli husus; savunma sanayimizde 'yerli ve milli üretim' hedefidir. Çok değil, bundan 15 yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayi sektörümüz, bugün KOBİ'lerimizin, araştırma kuruluşlarımızın, üniversitelerimizin ortak akıl ve vizyonu ile adeta bir 'ortak üretim seferberliği' bilinciyle çalışmaktadır. Savunma sanayi ve havacılık sektörü ciromuzun 2018 sonu itibarıyla 8.8 milyar dolara, ihracatımızın 2.2 milyar dolara, sektördeki Ar-Ge harcamalarımızın da 1.5 milyar dolara yükseldiğini büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Ayrıca dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasına 4 firmamızın girmiş olması, biz sanayicileri daha da heyecanlandırıyor ve işbirliği için iştahlandırıyor."
Yerlilik oranı %70'e çıktı
Türkiye'nin yarattığı bu başarı hikayesinde en önemli noktanın savunma sanayinde yerlilik oranının son yıllardaki projeler ile yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkmış olmasıdır" diyen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "Ortaya konulan özgün, yerli ve milli projeler ülke savunmasında da büyük rol üstleniyor. savunma sanayisini yalnızca silah, mühimmat ve askeri araç üretimi olarak düşünmememiz gerekiyor.
Bu sektörü, sadece savunma ile ilgili ihtiyaçların karşılanması için yürütülen ticari faaliyetler olarak değil, aynı zamanda inşaat faaliyetleri, gıda, giyim, sağlık, lojistik gibi çok daha geniş alanı kapsayan bir organizma olarak düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, belki de en önemlisi; savunma sanayisinin diğer sektörler üzerinde bir çarpan etkisine sahip olmasıdır. Bu sektörün hem yarattığı üretim talebi, hem de teknolojik geri beslemeler yoluyla makine, kimya, tekstil, otomotiv, bilişim, inşaat, gemi endüstrisi gibi birçok sanayi alt sektörüne de önemli katkıları olmaktadır. İstanbullu sanayiciler de savunma sanayinin millileştirilmesine yönelik üzerine düşen görevi yerine getirmeye ve gerekli işbirliklerine hazırdır" şeklinde konuştu.
RECEP BAHAR
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.