Fenerliler'den Mesut Yılmaz'a: "Sandıkta görüşürüz".
Bir Fıkra alır mısınız? (Biraz Semih Sergen'in şiirine benzedi ya.
Hin şu şiir;
Bir Bodrum alır mısınız
Kuşadası'na ne dersiniz
Süleymaniye midenize mi oturur...
Fıkradan önce kısa bir açıklama.
Hani malum ya, kabak Cennet taamıdır.
İmamın biri bir gün kabak yemeğine müftüyü davet etmiş.
Müftü bey de şöyle biraz da havalı:
- Ben onu yerinde (Cennet'te) yiyeceğim.
Der.
İmam da tarihi cevabını verir.
- Müftü efendi, müftü efendi! Dünyanın bin bir türlü hali var, bir terslik olur, yolun uğramaz olur oraya, gel de hazır varken yiyiver şu kabağı.
Aynen bu misal, bu gidişle sayın Mesut beyin yolu sandıktan geçeceğe hiç benzemiyor. Ona göre.
(Mini bir not: Bunu bana anlatan, fıkra olarak değil de, gerçekten yaşanmış bir olay olarak anlattı. Benim de kanaatim bu yöndedir.)
Serin gel oğlum Delikanlı yeni damat olmuştu.
Kayınbabanın gözüne girmek için kesintisiz her akşam ziyarettedir.
Tabi ziyarete eli boş gidecek değil ya.
Her günün mönüsü farklı.
Filede ne istersen var.
Kayınbabanın midesine dokunmayacak, kayınvalidenin şekerini artırmayacak her şey, hem de özenle seçilip taşınıyor eve.
Kapıda devlet törenlerini aratmayacak karşılamalar.
Yapmacık gülücükler,
Hihi, ha ha,
Hihhhi, hahhhha...
Fakat her seferinde kayınbabadan aynı söz:
- Oğlum serin gel.
Tabi genç adam aşkın gözü kör, kulağı sağır, istersen şeyini yırtacak kadar bağır, meseleyi bir türlü anlamaz.
O her akşam mahalledeki bakkalı-manavı eve taşıyor.
Kayınbabada ise aynı şarkı.
- Oğlum serin gel.
Ve bir gün genç adamın sermayesi tükenir.
Ellerini ovalayarak, arz eder halini:
- Efendi kayınbaba! Kusura bakma, param kalmadığı için hiçbir şey alamadım.
İşte tam bu sırada kayınbaba o meşhur sözünü tercüme eder:
- Oğlum ben sana "serin gel" derken bunu kastettim. Ölçülü ol. Ölçüyü kaçırma.
Ne alaka mı dediniz?
Hiiiç. Kel alaka.
Yalnız şu kadarını söyleyeyim:
Geçen hafta Yeni Mesaj'dan Ahmet Erimhan yazısında: "ABD Erdoğan'ı gözden çıkardı". Demişti. Devamla da, "aradığı performansı bulamamış" diye de ilave etmişti.
Biz defalarca dedik, "evlat 'serin gel', bırak şu Atlantik ötelerini".
Bu son gelişmeler de bunun kılıfı.
Deyimler-deneyimlerİktidar: Milletin ve memleketin yararına olan şeyleri yapmaya gücü yetmek, muktedir olmak.
Muhalefet: Milletin ve memleketin yararına olmayan şeyleri yaptırmamaya gücü yetmek, muktedir olmak.
Basından:
Konya'da bir okuldan 17 bilgisayar çalan 2'si öğrenci 5 kişiyi ayak izleri ele verdi. (medya)
Hayret, kimileri de soydukları yere "kartvizitlerini" bile bırakıyor, ama hiç bir şey olmuyor.
Yeraltından enerji fışkırıyor. (medya)
Yer üstünde ise horul horul uyunuyor.
Afet kararnamesi bakanlara takıldı. (medya)
Bitmeyen şarkı; "Bir afet-i ilahiye zebun etti beni felek".
"Siyaset ile ticaret bir arada olmaz" kanunu geliyor. (medya)
"TBMM hudutları dahilinde ticaret yasaktır" kanunu gelse daha doğru olmaz mı?
Fener'in canı yandı.
Fener-Malatya:2-2 (medya)
GS-TS maçı ile ilgilenmekten oyun oynayamayınca.
AKP'li Gül: Hükümetin yanındayız. (medya)
Kaktüs...
Thatcher: AB, çağın en aptal kurumu. (medya)
Peki ya AB'ciler?
MHP'li Sadi Somuncuoğlu: Katıksız AB'cileri anlamak imkansızlaşıyor. (medya)
İnsanın babadan mesleği "somuncu" olunca, kim katıklı kim katıksız en iyi o anlıyor.
Vakıf Üniversiteleri ne iş yapar?
(medya)
Bağlı olduğu "vakfa" göre değişir.
Bir Fıkra alır mısınız? (Biraz Semih Sergen'in şiirine benzedi ya.
Hin şu şiir;
Bir Bodrum alır mısınız
Kuşadası'na ne dersiniz
Süleymaniye midenize mi oturur...
Fıkradan önce kısa bir açıklama.
Hani malum ya, kabak Cennet taamıdır.
İmamın biri bir gün kabak yemeğine müftüyü davet etmiş.
Müftü bey de şöyle biraz da havalı:
- Ben onu yerinde (Cennet'te) yiyeceğim.
Der.
İmam da tarihi cevabını verir.
- Müftü efendi, müftü efendi! Dünyanın bin bir türlü hali var, bir terslik olur, yolun uğramaz olur oraya, gel de hazır varken yiyiver şu kabağı.
Aynen bu misal, bu gidişle sayın Mesut beyin yolu sandıktan geçeceğe hiç benzemiyor. Ona göre.
(Mini bir not: Bunu bana anlatan, fıkra olarak değil de, gerçekten yaşanmış bir olay olarak anlattı. Benim de kanaatim bu yöndedir.)
Serin gel oğlum Delikanlı yeni damat olmuştu.
Kayınbabanın gözüne girmek için kesintisiz her akşam ziyarettedir.
Tabi ziyarete eli boş gidecek değil ya.
Her günün mönüsü farklı.
Filede ne istersen var.
Kayınbabanın midesine dokunmayacak, kayınvalidenin şekerini artırmayacak her şey, hem de özenle seçilip taşınıyor eve.
Kapıda devlet törenlerini aratmayacak karşılamalar.
Yapmacık gülücükler,
Hihi, ha ha,
Hihhhi, hahhhha...
Fakat her seferinde kayınbabadan aynı söz:
- Oğlum serin gel.
Tabi genç adam aşkın gözü kör, kulağı sağır, istersen şeyini yırtacak kadar bağır, meseleyi bir türlü anlamaz.
O her akşam mahalledeki bakkalı-manavı eve taşıyor.
Kayınbabada ise aynı şarkı.
- Oğlum serin gel.
Ve bir gün genç adamın sermayesi tükenir.
Ellerini ovalayarak, arz eder halini:
- Efendi kayınbaba! Kusura bakma, param kalmadığı için hiçbir şey alamadım.
İşte tam bu sırada kayınbaba o meşhur sözünü tercüme eder:
- Oğlum ben sana "serin gel" derken bunu kastettim. Ölçülü ol. Ölçüyü kaçırma.
Ne alaka mı dediniz?
Hiiiç. Kel alaka.
Yalnız şu kadarını söyleyeyim:
Geçen hafta Yeni Mesaj'dan Ahmet Erimhan yazısında: "ABD Erdoğan'ı gözden çıkardı". Demişti. Devamla da, "aradığı performansı bulamamış" diye de ilave etmişti.
Biz defalarca dedik, "evlat 'serin gel', bırak şu Atlantik ötelerini".
Bu son gelişmeler de bunun kılıfı.
Deyimler-deneyimlerİktidar: Milletin ve memleketin yararına olan şeyleri yapmaya gücü yetmek, muktedir olmak.
Muhalefet: Milletin ve memleketin yararına olmayan şeyleri yaptırmamaya gücü yetmek, muktedir olmak.
Basından:
Konya'da bir okuldan 17 bilgisayar çalan 2'si öğrenci 5 kişiyi ayak izleri ele verdi. (medya)
Hayret, kimileri de soydukları yere "kartvizitlerini" bile bırakıyor, ama hiç bir şey olmuyor.
Yeraltından enerji fışkırıyor. (medya)
Yer üstünde ise horul horul uyunuyor.
Afet kararnamesi bakanlara takıldı. (medya)
Bitmeyen şarkı; "Bir afet-i ilahiye zebun etti beni felek".
"Siyaset ile ticaret bir arada olmaz" kanunu geliyor. (medya)
"TBMM hudutları dahilinde ticaret yasaktır" kanunu gelse daha doğru olmaz mı?
Fener'in canı yandı.
Fener-Malatya:2-2 (medya)
GS-TS maçı ile ilgilenmekten oyun oynayamayınca.
AKP'li Gül: Hükümetin yanındayız. (medya)
Kaktüs...
Thatcher: AB, çağın en aptal kurumu. (medya)
Peki ya AB'ciler?
MHP'li Sadi Somuncuoğlu: Katıksız AB'cileri anlamak imkansızlaşıyor. (medya)
İnsanın babadan mesleği "somuncu" olunca, kim katıklı kim katıksız en iyi o anlıyor.
Vakıf Üniversiteleri ne iş yapar?
(medya)
Bağlı olduğu "vakfa" göre değişir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Müslim Karabacak / diğer yazıları
- Ana-baba hakları-2 / 30.04.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024