15 Temmuz'dan sonra komple Türk siyasetinde bir aklanma gayreti ve söylemleri başladı. Özellikle iktidar ve muhalefet partileri adeta 'seninki benden kara' polemiğine girdiler.
Tabi Saray, 'aldatıldık' dedi. İşi bitirdi. Hükümet, '17-25 Aralık öncesi bizi bağlamaz' dedi. O da işi bitirdi. AKP milletvekilleri, 'FETÖ'nün sızmadığı tek parti AKP'dir' dedi. Onlar da işi bitirdi. Oklar CHP ve MHP'ye döndü ve öylece kaldı.
Tabi bu süreçte gözler siyasetimizin en önde gelenlerini aradı. Onlar ne diyecekti? Sadece Bülent Arınç çıktı ve 'Bana ahmak diyebilirsiniz ama ben bunların böyle olduğunu bilmiyordum' dedi.
Tabi bu aklanma ve aklama kavgası medyada da devam etti. Dün Gülen'in yılmaz kalemleri bugün Gülen'e en ağır ithamlar düzmeye başladı. En çok işlenen başlık ise 'AKP ile FETÖ ilişkisiydi'.
Canlı yayın ve köşe yazılarında bu tartışma bir yıla yakın sürdü. AKP aleyhine söz edenler mimlendi. İleri gidenler fişlendi. Hatta bu tartışmalara sosyal medyadan taraf olan ve hükümet aleyhine mesaj atanların bazıları tutuklandı, bazıları mahkemeye verildi.
Bu tartışmalar özellikle AKP-FETÖ ilişkisi başlığı artık gündemden düştü, derken dünün yılmaz Gülen savunucusu, bugünün ise AKP'nin müdafaacısı Rasim Ozan Kütahyalı, hükümete çok yakın Sabah gazetesindeki köşesinde bu hafta başı bir yazı yazdı.
Saray, hükümet ve AKP bu yazıdan illaki haberdardırlar. Haberdar olmak zorundalar. Tekzip etmelidirler. Çünkü bu mahiyette yazı yazanlar illaki sorgulandı, evleri arandı, gözaltına alındılar.
Ne yazmıştı Kütahyalı?
Sayın Cumhurbaşkanı, FETÖ konusunda da 'biz kandırıldık' dedi.
Ama Kütahyalı adeta 'hayır, kandırılmadılar' diyor. Nasıl mı? İşte Kütahyalı'nın sözleri:
"2007-13 döneminde eski rejim aktörlerine yönelik tasfiyelerin de baş aktörü Fetullah Gülen ve örgütüydü... Elbette bu tasfiyelerin arkasında hem siyasi irade hem de çok büyük toplumsal destek vardı..."
Kütahyalı'nın, bir başka değerlendirmesi ise şöyle:
"Gülen'in 1970'lerin sonundan itibaren devletin ve yargının içine ektiği fidanlar ağaç olmasa bu devrim yapılamazdı ve askeri vesayet rejimini hiçbir güç yıkamazdı..."
2007-2013 yılları arasında Ergenekon, Balyoz süreçlerini yaşamıştık. Tabi süreçler yargı üzerinden gerçekleşmiş, Poyrazköy'de silahlar bulunmuş, darbe planları ortaya atılmış, ıslak imza tartışmaları filan derken bugün terörist dediğimiz savcı ve hâkimler o gün Türk Ordusunun komuta kademesinin çoğunu içeri atmıştı.
Tabi bu süreçlerin FETÖ örgütünce planlandığı ve yürütüldüğünü bugün herkes kabul ediyor. Ama Rasim Ozan Kütahyalı bir ekleme yapıyor ve AKP'yi bu sürece dâhil ediyor.
Kütahyalı diyor ki; "AK Parti ile Gülenciler arasında işbirliği bir tercih değil mecburiyetti..."
Bu sözlere Sayın Erdoğan ve Hükümetin derin bir açıklama yapması, tekzip etmesi lazım diye düşünüyorum. Siz ne
düşünüyorsunuz?
Tabi Saray, 'aldatıldık' dedi. İşi bitirdi. Hükümet, '17-25 Aralık öncesi bizi bağlamaz' dedi. O da işi bitirdi. AKP milletvekilleri, 'FETÖ'nün sızmadığı tek parti AKP'dir' dedi. Onlar da işi bitirdi. Oklar CHP ve MHP'ye döndü ve öylece kaldı.
Tabi bu süreçte gözler siyasetimizin en önde gelenlerini aradı. Onlar ne diyecekti? Sadece Bülent Arınç çıktı ve 'Bana ahmak diyebilirsiniz ama ben bunların böyle olduğunu bilmiyordum' dedi.
Tabi bu aklanma ve aklama kavgası medyada da devam etti. Dün Gülen'in yılmaz kalemleri bugün Gülen'e en ağır ithamlar düzmeye başladı. En çok işlenen başlık ise 'AKP ile FETÖ ilişkisiydi'.
Canlı yayın ve köşe yazılarında bu tartışma bir yıla yakın sürdü. AKP aleyhine söz edenler mimlendi. İleri gidenler fişlendi. Hatta bu tartışmalara sosyal medyadan taraf olan ve hükümet aleyhine mesaj atanların bazıları tutuklandı, bazıları mahkemeye verildi.
Bu tartışmalar özellikle AKP-FETÖ ilişkisi başlığı artık gündemden düştü, derken dünün yılmaz Gülen savunucusu, bugünün ise AKP'nin müdafaacısı Rasim Ozan Kütahyalı, hükümete çok yakın Sabah gazetesindeki köşesinde bu hafta başı bir yazı yazdı.
Saray, hükümet ve AKP bu yazıdan illaki haberdardırlar. Haberdar olmak zorundalar. Tekzip etmelidirler. Çünkü bu mahiyette yazı yazanlar illaki sorgulandı, evleri arandı, gözaltına alındılar.
Ne yazmıştı Kütahyalı?
Sayın Cumhurbaşkanı, FETÖ konusunda da 'biz kandırıldık' dedi.
Ama Kütahyalı adeta 'hayır, kandırılmadılar' diyor. Nasıl mı? İşte Kütahyalı'nın sözleri:
"2007-13 döneminde eski rejim aktörlerine yönelik tasfiyelerin de baş aktörü Fetullah Gülen ve örgütüydü... Elbette bu tasfiyelerin arkasında hem siyasi irade hem de çok büyük toplumsal destek vardı..."
Kütahyalı'nın, bir başka değerlendirmesi ise şöyle:
"Gülen'in 1970'lerin sonundan itibaren devletin ve yargının içine ektiği fidanlar ağaç olmasa bu devrim yapılamazdı ve askeri vesayet rejimini hiçbir güç yıkamazdı..."
2007-2013 yılları arasında Ergenekon, Balyoz süreçlerini yaşamıştık. Tabi süreçler yargı üzerinden gerçekleşmiş, Poyrazköy'de silahlar bulunmuş, darbe planları ortaya atılmış, ıslak imza tartışmaları filan derken bugün terörist dediğimiz savcı ve hâkimler o gün Türk Ordusunun komuta kademesinin çoğunu içeri atmıştı.
Tabi bu süreçlerin FETÖ örgütünce planlandığı ve yürütüldüğünü bugün herkes kabul ediyor. Ama Rasim Ozan Kütahyalı bir ekleme yapıyor ve AKP'yi bu sürece dâhil ediyor.
Kütahyalı diyor ki; "AK Parti ile Gülenciler arasında işbirliği bir tercih değil mecburiyetti..."
Bu sözlere Sayın Erdoğan ve Hükümetin derin bir açıklama yapması, tekzip etmesi lazım diye düşünüyorum. Siz ne
düşünüyorsunuz?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026






























































































