Cumhuriyet tarihinin Atatürk'ten sonra görüşleri ile dünyaya ışık tutan saygın lideri, önceki gün Rusya Federasyonu Devlet Duması erkânı LDP ile bir anlaşma imzaladı. Boyalı basının tek bir gazeteci göndermeye cesaret edemediği dev organizasyonda Rusya heyetinin Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ve şahsında Türkiye'ye yaklaşımı gurur vericiydi. Yapılan anlaşma kağıt üzerinde siyasi, ticari, sosyal konularda ikili işbirliği ve eğitim başlıklarını kapsıyor. Ancak Rus milletvekillerin özellikle altını çizdikleri İslam yaklaşımı ve Müslüman dünya hakkındaki görüşleri bizce bu anlaşmanın esas mahiyetini oluşturmakta. 320 milyon nufusa sahip Rusya Federasyonu'nda %65 oranında Müslüman var. Bu nufus bugün Batı'nın bölparçalayut oyunu için önemli. Zira, Ortadoğu'da BOP ve Arap Baharı'nda örneklerini gördüğümüz Şii-Sünni fitnesi İslam alemini ve Müslüman dünyayı kalbinden hançerliyor. Hem de yine Müslümanın eliyle? Rusya da barındırdığı bu büyük nüfus ile aynı tehlikenin içinde. Geçen sene şubat ayında Moskova'da Sayın Baş'ın Milli Ekonomi Modeli sunumu sonrasında kendisine bu konuda bilgi verilmiş ve Batı'nın radikal İslam'ı ve radikal Hıristiyanlığı kullanarak yapmaya çalıştığı ayaklanmalardan korunmak için görüşleri istenmişti. Sayın Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet tezi çerçevesinde hazırladığı projesi, bugün ülkedeki farklı etnik kimlikler ve Müslüman nüfus için uygulanmaya başlamıştır. Dikkat edilirse, Rusya Duması heyetindeki milletvekilleri de özellikle ülkenin yeni İslam yaklaşımını anlattılar. Prof. Baş, onlara MEM ile kendi ayakları üzerinde durabilen ve sürekli büyüyen bir ekonominin kapılarını açtı. Ancak bunun yanında kendisi, Rusya'nın işgalci ve despot imajının değişmesi adına çok büyük bir katkı sağlamıştır. Ben, Sayın Baş'ın devletmillet kaynaşması olarak yıllardır duyduğumuz tezinin, bugün Rusya'daki farklı etnik kimlikler ve inançlar için hazırladığı projede uygulandığını görüyorum. Ancak devletinin güvencesini hisseden halklar ona sahip çıkar ve yıkıcı fitnelere karşı bütünlüğünü tehlikeye atmaz. Rusya heyetinden Prof. Dr. Lisiçkin, Prof. Dr. Haydar Baş'ınbu birleştirici fonksiyonunu peygamberlere has bir iş olarak yorumladı. Bu birleştiricilik sadece ŞiiSünni dünyayı kardeş yapmakla kalmamış, Ortodoks dünyanın başı Rusya'yı Müslümanları kucaklayan bir noktaya taşımıştır. Anlaşma öncesinde Rus vekiller, ülkelerinde açılan camilerden bahsettiler, Müslümanlara tanınan inanç hürriyetinin altını çizdiler. Heyetin, görüşlerini Müslüman gençlere aktarmak için Haydar Baş Üniversiteleri teklif etmeleri de, Sayın Baş'ın görüşlerinin İslam'ın doğru algılanması için Rusya'da ne kadar değerli olduğunu göstermiştir. Söz alan Roman İvanovıc Khudyakov da aynı manada, "Sayın Baş'ın sosyal devlet hakkındaki düşüncelerini uygulayan Rusya'da 200'den fazla halk barış içinde yaşıyor" dedi ve ekledi: "Rusya ve İslam devletlerinin ortak çalışmaları ile kaynaklar Batı kontrolunden çıkacak; kaynakları tükenen AB ve sınırlı kaynaklara sahip ABD'ye karşı bir enerji kontrol bloku oluşturacağız." Bu hedef, ABD ve AB karşısında ülke kaynaklarına saygılı, insan emeğinin sömürülmediği yeni bir dünya düzeni demektir. Ve Milli Ekonomi Modeli'nin ve Sayın Baş'ın eseridir. Rus vekillerin hepsi, Türkçe olarak "Haydar Baş Hocamıza ihtiyacımız var" derken; tamamı Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışına vurgu yaptılar. Kısaca, Rusya MEM ile yeni bir dünya düzeni kuruyor. Bunu gerçekleştirirken yanında yer alacak ülkelere de yine Sayın Baş'ın Sosyal Devlet anlayışı ile özgürlüklere ve haklara saygı vaad ediyor. Bugün, MEM'in kuralları Duma'da kanunlaşmaktadır. Prof. Dr. Lisiçkin, madenlerin devlet eliyle işletilmesi, orta ölçekteki işletmelere devlet desteği verilmesi, emeklilik yaşı gibi pek çok konuda MEM'in kanunlaştığını örneklendirdi. Bendeniz, cumhuriyet tarihinde Atatürk'ten beri, yabancıların görüşlerine hürmet ettiği, fikirlerinden istifade için yarıştığı, uygulayarak fayda gördüğü ikinci bir Türk devlet adamı duymadım. Tam tersine izlenen yanlış dış politika yaklaşımı ile bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temsilcileri, yabancı büyükelçilerin karşısında onlardan aşağıya oturtulabiliyor, gelişmeler konusunda ikaz edilebiliyorlar. Gerçek devlet adamı kumaşı Sayın Baş'ta var, ancak gören göze? Bu büyük anlaşma hakkında, "Rusya Devleti ile BTP arasındadır" dedi konuşmasında kendileri? Türkiye'de mecliste temsil edilmeyen BTP ve lideri Prof. Dr. Haydar Baş, başka bir devletle anlaşma yapıyor. Törende Rusya Federasyonu'nun İstanbul Başkonsolosu Aleksey V. Yerhov da hazır bulunurken; Türkiye için büyük bir onur olan bu merasime bizim yetkililerimiz tek temsilci göndermiyor; basın tek gazeteci yollamıyor, tek kare yer vermiyorlar. Ruslara, "Ne mutlu Türküm diyene" dedirten Sayın Baş'ın kıymeti, umarız ülkesinde de bir an evvel anlaşılır. Zira, Türk halkının, bu büyük değeri gizlemek istemese de gizleyenlerin yanında yer alması, Türk halkının ayıbı değil de nedir?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018