ÖZEL HABER - Yoğun bakımları kimler dolduruyor?
İstanbul'daki hastanelerden aldığımız bilgiye göre, yoğun aşılamaya rağmen 'ağır hastalar'ın büyük çoğunluğunu yaşlılar oluşturuyor. Vefat edenlerin çoğunu ise virüsü aşılanmadan önce kapan ve uzun süredir tedavi gören yaşlı vatandaşlarımız teşkil ediyor.
04.03.2021 19:00:00





RECEP BAHAR / DETAY HABER
Bir taraftan kontrollü normalleşme, öte yandan dinamik denetim süreci... Türkiye, kontrollü normalleşme sürecine 'sürekli artan vaka, hasta ve ağır hasta' tablosuyla girdi. Oysa Türkiye'de illerin risk durumlarına göre uygulamaya konan 'kontrollü normalleşme' planı, birçok ilde salgın önlemlerinin esnetilmesini içeriyor. Çoğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan 10'dan fazla 'çok yüksek riskli' il dışındaki tüm illerde restoranlar ve kafeler açıldı. İstanbul'da saptadığımız görüntüler, lokantalarda ve kafelerde ağırlıklı olarak 'mesafe kuralı'na uyulmadığı şeklinde. Maalesef masaların üzerine koyulan sandalyeler aşağı indirildi, eski düzen devam ediyor. Masalar arası mesafeler açılmadı, seyrekleştirme yapılmadı!
Rakamlar Türkiye'yi kızartacak
Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı veriler 'iç açıcı' değil. Örnek vermek gerekirse, günlük hasta sayısı (hastanede tedavi altına alınan kişi sayısı) 21 Şubat'ta 601'e kadar gerilemişti. O tarihten bu yana yükselişe geçerek, 3 Mart'ta 689'a yükseldi. Bunun yanı sıra yoğun bakım gerektiren hastaları gösteren 'ağır hasta sayısı' da artıyor. Ağır hasta sayısı 20 Şubat'ta 1180'e kadar düşmüştü ancak 2 Mart'ta 1227, 3 Mart'ta 1224 oldu. Oysa iki günde 133 vatandaşımız salgın nedeniyle hayatını kaybetti. Demek ki bu sürede en az 160 kişi 'ağır hasta' oldu.
Peki, kimler yoğun bakıma alınıyor?
İstanbul'daki hastanelerden aldığımız bilgiye göre, yoğun aşılamaya rağmen 'ağır hastalar'ın büyük çoğunluğunu yaşlılar oluşturuyor. Vefat edenlerin çoğunu, virüsü aşılanmadan önce kapan ve uzun süredir tedavi gören yaşlı vatandaşlarımız teşkil ediyor. Özellikle aşılanmayı bekleyen 55-65 yaş grubundakiler risk altında. Aldığımız bilgiye göre, ikinci doz aşıyı olan sağlık çalışanları arasında hasta olan olmadı. Bu da aşının etkinliğini ortaya koyuyor. Doktorlar, aşılamanın salgının seyrini nasıl etkileyeceğini değerlendirmek için ikinci dozların yapılmasının beklenmesi gerektiğini kaydediyor.
Hafife alınır tarafı yok!
Uzmanlar ise yeni dönem konusunda net uyarılarda bulunuyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Şu an savaştığımız virüs 5 ay önceki virüs değil, bulaşıcılığı çok daha fazla. Beş ay önce 1000 kişi 2 bin 500 kişiye virüs bulaştırabiliyorsa yeni virüste 1000 kişi 4 binin üzerinde kişiye virüs bulaştırabiliyor. İkinci özelliği de ilk karşılaştığımız virüsün bir skalası vardı. Çocuklarda ölümcül vakalar çok az, gençlerde daha azdı ve yaş büyüdükçe risk de artıyordu. Virüsün yeni tip mutasyonlarının ise genç nesilde daha semptomatik seyrettiği artık biliniyor. Yani kısa süre sonra yoğun bakımlarımızda yaşlı hastaları değil, gençlerin de bu virüsle mücadele ettiğine tanık olacağız" dedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da, Covid-19 salgınında vaka artışı nedeniyle önlem alınması gereken bir süreçte normalleşme adımlarının atılmasının doğru olmadığını savundu. Fincancı, "Özellikle de test sayısındaki düşüşle beraber vaka sayılarının tam tersi oranda arttığını gördük. Bu koşullar devam ederse ve bir önlem alınmazsa çok daha sert bir dalgayla karşı karşıya kalacağız" uyarısında bulundu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































