Onu yanında taşıyan beladan uzak olur'
İmam Rıza (a.s.) cebinden çıkan bir kâğıtla ilgili olarak buyurdu ki: “Bu bir muskadır; ben onu hiçbir zaman yanımdan ayırmıyorum.” “Keşke bizi onunla şereflendirseniz” denince buyurdu: “Bu öyle bir muskadır ki, kim onu yanında taşırsa belalar ondan uzak olur ve kovulmuş şeytanın şerrinden de güvende olur”
07.03.2024 11:05:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Şeyh Saduk, Uyun-u Ahbari'r-Rıza eserinde şöyle anlatıyor:
Muhammed bin Mûsa bin Mütevekkil (r.a.) metinde zikredilen senetle hizmetçi Yasir'den şöyle dediğini naklediyor:
İmam Rıza (a.s) Humeyd bin Kandabe'nin evine geldiğinde elbiselerini çıkararak ona verdi. Humeyd de elbiseleri yıkayıp temizlemesi için hizmetçiye verdi. Hizmetçi kısa bir süre sonra elinde bir kâğıt parçasıyla geriye döndü ve bu kâğıdı imam Rıza (a.s)'ın cebinde bulduğunu söyleyerek Humeyd'e verdi.
Ben İmam'a (a.s.) arz ettim ki: "Size feda olayım, hizmetçi bu kâğıdı getirdi ve sizin cebinizden bulduğunu söylüyor, bu nedir?"
Buyurdular: "Bu bir muskadır; ben onu hiçbir zaman yanımdan ayırmıyorum."
Ben arz ettim ki: "Keşke bizi onunla şereflendirseydiniz!"
Buyurdu ki: "Bu öyle bir muskadır ki, kim onu yanında taşırsa belalar ondan uzak olur ve kovulmuş şeytanın (ve sultanın) şerrinden de güvende olur."
Daha sonra imam (a.s) muskayı Humeyd'e yazdırdı ve o dua şöyledir: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla; doğrusu ben; senin şerrinden ister Allah-u Teâlâ'dan korkan ol, ister olma, Allah'a sığınırım. Senin göz ve kulağını, duyan ve işiten Allah'ın yardımıyla bağladım. Senin benim üzerimde hiçbir kudretin yoktur. Senin ne kulağıma, ne gözüme, ne saçıma, ne derime, ne etime, ne kanıma, ne beynime, ne damarlarıma, ne kemiklerime, ne aileme, ne malıma ve ne de Allah'ın bana nispet ettiği rızkıma karşı hiçbir kudretin yoktur. Ben seninle kendi arama peygamberler ve meleklerin örtüsüyle perde çektim. O örtü ki, peygamberler kendilerini zamanın Firavun'larının şerrinden onun vasıtasıyla koruyorlardı. Cebrail sağ tarafımdan, Mikâil sol tarafımdan, İsrafil arka tarafımdan ve Muhammed (s.a.a) önümden beni koruyorlar. Allah benden haberdardır ve sana karşı da koruyacaktır; aynı şekilde Allah-u Teâlâ, şeytanı da benden men edecektir. Allah'ım! Onun cehaleti Senin sabrına galip gelmesin ve onun cehaleti, beni kararsız kılmaya ve beni küçük düşürmeye neden olmasın. Allah'ım, Sana sığınmışım! Allah'ım, Sana sığınmışım! Allah'ım Sana sığınmışım!"
(Humeyd bin Kahtabe, Abbasi halifesi Mehdî zamanında H. 195 yılında hükümetinin merkezi Tus'ta ölmüştür. İmam Rıza (a.s.) Memun zamanında H. 200 yılında Horasan'a çağrılmıştı. Dolayısıyla, bu olay uzak bir ihtimaldir. Ama her şekliyle dua ve Allah'a sığınma güzeldir ve sağlam bir senedinin olması gerekmez. Kur'an ayetlerine göre de dua, şartları olduğu takdirde müstecap olmaktadır."
Muhammed bin Mûsa bin Mütevekkil (r.a.) metinde zikredilen senetle hizmetçi Yasir'den şöyle dediğini naklediyor:
İmam Rıza (a.s) Humeyd bin Kandabe'nin evine geldiğinde elbiselerini çıkararak ona verdi. Humeyd de elbiseleri yıkayıp temizlemesi için hizmetçiye verdi. Hizmetçi kısa bir süre sonra elinde bir kâğıt parçasıyla geriye döndü ve bu kâğıdı imam Rıza (a.s)'ın cebinde bulduğunu söyleyerek Humeyd'e verdi.
Ben İmam'a (a.s.) arz ettim ki: "Size feda olayım, hizmetçi bu kâğıdı getirdi ve sizin cebinizden bulduğunu söylüyor, bu nedir?"
Buyurdular: "Bu bir muskadır; ben onu hiçbir zaman yanımdan ayırmıyorum."
Ben arz ettim ki: "Keşke bizi onunla şereflendirseydiniz!"
Buyurdu ki: "Bu öyle bir muskadır ki, kim onu yanında taşırsa belalar ondan uzak olur ve kovulmuş şeytanın (ve sultanın) şerrinden de güvende olur."
Daha sonra imam (a.s) muskayı Humeyd'e yazdırdı ve o dua şöyledir: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla; doğrusu ben; senin şerrinden ister Allah-u Teâlâ'dan korkan ol, ister olma, Allah'a sığınırım. Senin göz ve kulağını, duyan ve işiten Allah'ın yardımıyla bağladım. Senin benim üzerimde hiçbir kudretin yoktur. Senin ne kulağıma, ne gözüme, ne saçıma, ne derime, ne etime, ne kanıma, ne beynime, ne damarlarıma, ne kemiklerime, ne aileme, ne malıma ve ne de Allah'ın bana nispet ettiği rızkıma karşı hiçbir kudretin yoktur. Ben seninle kendi arama peygamberler ve meleklerin örtüsüyle perde çektim. O örtü ki, peygamberler kendilerini zamanın Firavun'larının şerrinden onun vasıtasıyla koruyorlardı. Cebrail sağ tarafımdan, Mikâil sol tarafımdan, İsrafil arka tarafımdan ve Muhammed (s.a.a) önümden beni koruyorlar. Allah benden haberdardır ve sana karşı da koruyacaktır; aynı şekilde Allah-u Teâlâ, şeytanı da benden men edecektir. Allah'ım! Onun cehaleti Senin sabrına galip gelmesin ve onun cehaleti, beni kararsız kılmaya ve beni küçük düşürmeye neden olmasın. Allah'ım, Sana sığınmışım! Allah'ım, Sana sığınmışım! Allah'ım Sana sığınmışım!"
(Humeyd bin Kahtabe, Abbasi halifesi Mehdî zamanında H. 195 yılında hükümetinin merkezi Tus'ta ölmüştür. İmam Rıza (a.s.) Memun zamanında H. 200 yılında Horasan'a çağrılmıştı. Dolayısıyla, bu olay uzak bir ihtimaldir. Ama her şekliyle dua ve Allah'a sığınma güzeldir ve sağlam bir senedinin olması gerekmez. Kur'an ayetlerine göre de dua, şartları olduğu takdirde müstecap olmaktadır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.