Necat gemisi Ehl-i Beyt’tir
İmam Şafii, Ehl-i Beyt hakkında buyurdu ki: “İnsanların dalalet ve cehalet denizine battıklarını gördüğüm an Allah’ın ismini anarak necat gemisine bindim. İşte o gemi, son peygamber Hz. Mustafa’nın Ehl-i Beyt’ine ait olan gemidir. Keza orada Allah’ın ipine tutundum”
17.07.2023 10:20:00
Hakan Akkuş
Hakan Akkuş
![Necat gemisi Ehl-i Beyt’tir](resimler/haberler/24/necat-gemisi-ehl-i-beyttir-H1490901-11.jpg)
![](temalar/resimler/bos.gif)
![Necat gemisi Ehl-i Beyt’tir](resimler/haberler/24/necat-gemisi-ehl-i-beyttir-H1490901-12.jpg)
![](temalar/resimler/bos.gif)
![](temalar/resimler/bos.gif)
Hz. Peygamber'in (s.a.a.) ıtreti olan Ehl-i Beyt kadar övülen başka kimse var mıdır?
İşte Kur'an'da onlar hakkında inen ayetlerden bazıları:
- Onları tahir/pak olarak vasıflandıran ayet (Ahzab/33), onlardan başka âlemde hiçbir kimseye kısmet olmuş mudur?
- Muhkem ayetler, onlardan başka kimin sevgisinin farz olduğuna hükmetmiştir? (Şura/23). Hayır! Zira Cenab-ı Allah bu hususta onları herkesten üstün kılmıştır. Demiştir ki: "Bu tebliğe karşı, sizden akrabalarımı sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum." (Şura/23).
- Cebrail (a.s.), Mübahale ayetini (Al-i İmran/61) tebliğ etmek maksadıyla onlardan başkası için gökten inmiş midir? Hayır! Cebrail (a.s) Mübahale ayetini tebliğ vazifesi ile sadece onlar için inmiştir. Bu ayette Cenab-ı Allah Peygamberine şöyle emir buyuruyor: "Onlara (Hıristiyanlara) de ki: Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, nefislerimizi ve nefislerinizi çağıralım..." (Al-i İmran/61).
- Cenab-ı Allah'ın, "Hep beraber Allah'ın ipine sarılın, dağılmayın..." (Al-i İmran/103) buyururken, Allah'ın ipi olarak kastettiği onlar değil mi? İmam Salebi büyük tefsirinde, bu ayetin manasını verirken İmam Ca'fer Sâdık (a.s)'dan şu haberi tahric etmiştir: "Allah'ın gökten yere uzanan ipi bizleriz." Ayrıca İbn-i Şahabettin, Raşeftü's-Sada kitabında İmam Şafii'nin bu ayete işaret eden şu beyitlerini nakleder: "İnsanları dalalet ve cehalet denizine battıklarını gördüğüm an Allah'ın ismini anarak necat gemisine bindim. İşte o gemi, son peygamber Hz. Mustafa'nın Ehl-i Beyt'ine ait olan gemidir. Keza orada Allah'ın ipine tutundum, zira o ip onların velayetidir. Nitekim biz o ipe tutunmakla emrolunduk."
- "Sadıklarla beraber olun"
(Tevbe/119) diyen ayet onları kastetmiyor mu? Sadıklardan maksat, Resûlullah ve sülalesinden olan İmamlardır (a.s.). Hafız Ebu Nuaym, bunu aynen tahric eder. Ayrıca İbn-i Hacer, Savaik'inde İmam Zeynelabidin'den naklet- miştir. (Bab: 11, s.90).
- "Budur benim doğru yolum, onu takip edin" (En'am/153) ve "Türlü yollara sapmayın, Allah'ın yolunu şaşırırsınız" (En'am/153) ayetleri onların yolundan başkasını mı gösteriyor? İmam Bâkır ve İmam Sâdık şöyle buyurdu: "Doğru yol burada 'İmam' demektir. 'Türlü yollara sapmayın.' Yani, sapık imamların peşine takılmayın, yolunuzu şaşırırsınız; Allah'ın yolu bizim yolumuzdur."
- "Ey inananlar! Allah'a, Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin" (Nisa/59) diye buyrulan ayet yine onların hakkında değil midir? Sikatü'l- İslam Muhammed b. Ya'kub, doğru olan senedinde, Yezid el- İcli'den şu hadisi tahric eder: "Bu ayetin manasını İmam Muhammed Bâkır'a sordum, bana şu ayetle cevap verdi: 'Şu, kendilerine okuyup yazmaktan biraz nasip verilenlere bakmaz mısınız? Kendileri, ruhlu ve ruhsuz putlara inanıyorlar da küfre devam edenler için, bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadır, diyorlar. (Yoksa onların, mülkten imamet ve hilafetten bir hissesi mi var? Öyle olsa, insanlara bir çekirdeğin zerresini bile vermezlerdi). Yoksa Allah fazlından insanlara verdiği nimetlere haset mi ediyorlar? Gerçekten biz İbrahim sülalesine kitap hikmet ve büyük bir mülk verdik.' Bu ayeti okuduktan sonra, 'Bize tahsis edilen nimetten/imametten dolayı haset edilenler biziz. Hz. İbrahim ve sülalesine ihsan edilenlere (ki bunlar, nübüvvet, imamet ve mülktür) inanıyorlar da, Muhammed'in (s.a.a.) sülalesine ihsan edilenlere neden inanmıyorlar?' buyurdu."
(Kur'an'da Ehl-i Beyt, Allame Abdulhüseyin Şerefuddin)
İşte Kur'an'da onlar hakkında inen ayetlerden bazıları:
- Onları tahir/pak olarak vasıflandıran ayet (Ahzab/33), onlardan başka âlemde hiçbir kimseye kısmet olmuş mudur?
- Muhkem ayetler, onlardan başka kimin sevgisinin farz olduğuna hükmetmiştir? (Şura/23). Hayır! Zira Cenab-ı Allah bu hususta onları herkesten üstün kılmıştır. Demiştir ki: "Bu tebliğe karşı, sizden akrabalarımı sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum." (Şura/23).
- Cebrail (a.s.), Mübahale ayetini (Al-i İmran/61) tebliğ etmek maksadıyla onlardan başkası için gökten inmiş midir? Hayır! Cebrail (a.s) Mübahale ayetini tebliğ vazifesi ile sadece onlar için inmiştir. Bu ayette Cenab-ı Allah Peygamberine şöyle emir buyuruyor: "Onlara (Hıristiyanlara) de ki: Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, nefislerimizi ve nefislerinizi çağıralım..." (Al-i İmran/61).
- Cenab-ı Allah'ın, "Hep beraber Allah'ın ipine sarılın, dağılmayın..." (Al-i İmran/103) buyururken, Allah'ın ipi olarak kastettiği onlar değil mi? İmam Salebi büyük tefsirinde, bu ayetin manasını verirken İmam Ca'fer Sâdık (a.s)'dan şu haberi tahric etmiştir: "Allah'ın gökten yere uzanan ipi bizleriz." Ayrıca İbn-i Şahabettin, Raşeftü's-Sada kitabında İmam Şafii'nin bu ayete işaret eden şu beyitlerini nakleder: "İnsanları dalalet ve cehalet denizine battıklarını gördüğüm an Allah'ın ismini anarak necat gemisine bindim. İşte o gemi, son peygamber Hz. Mustafa'nın Ehl-i Beyt'ine ait olan gemidir. Keza orada Allah'ın ipine tutundum, zira o ip onların velayetidir. Nitekim biz o ipe tutunmakla emrolunduk."
- "Sadıklarla beraber olun"
(Tevbe/119) diyen ayet onları kastetmiyor mu? Sadıklardan maksat, Resûlullah ve sülalesinden olan İmamlardır (a.s.). Hafız Ebu Nuaym, bunu aynen tahric eder. Ayrıca İbn-i Hacer, Savaik'inde İmam Zeynelabidin'den naklet- miştir. (Bab: 11, s.90).
- "Budur benim doğru yolum, onu takip edin" (En'am/153) ve "Türlü yollara sapmayın, Allah'ın yolunu şaşırırsınız" (En'am/153) ayetleri onların yolundan başkasını mı gösteriyor? İmam Bâkır ve İmam Sâdık şöyle buyurdu: "Doğru yol burada 'İmam' demektir. 'Türlü yollara sapmayın.' Yani, sapık imamların peşine takılmayın, yolunuzu şaşırırsınız; Allah'ın yolu bizim yolumuzdur."
- "Ey inananlar! Allah'a, Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin" (Nisa/59) diye buyrulan ayet yine onların hakkında değil midir? Sikatü'l- İslam Muhammed b. Ya'kub, doğru olan senedinde, Yezid el- İcli'den şu hadisi tahric eder: "Bu ayetin manasını İmam Muhammed Bâkır'a sordum, bana şu ayetle cevap verdi: 'Şu, kendilerine okuyup yazmaktan biraz nasip verilenlere bakmaz mısınız? Kendileri, ruhlu ve ruhsuz putlara inanıyorlar da küfre devam edenler için, bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadır, diyorlar. (Yoksa onların, mülkten imamet ve hilafetten bir hissesi mi var? Öyle olsa, insanlara bir çekirdeğin zerresini bile vermezlerdi). Yoksa Allah fazlından insanlara verdiği nimetlere haset mi ediyorlar? Gerçekten biz İbrahim sülalesine kitap hikmet ve büyük bir mülk verdik.' Bu ayeti okuduktan sonra, 'Bize tahsis edilen nimetten/imametten dolayı haset edilenler biziz. Hz. İbrahim ve sülalesine ihsan edilenlere (ki bunlar, nübüvvet, imamet ve mülktür) inanıyorlar da, Muhammed'in (s.a.a.) sülalesine ihsan edilenlere neden inanmıyorlar?' buyurdu."
(Kur'an'da Ehl-i Beyt, Allame Abdulhüseyin Şerefuddin)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.