Lüksemburg ile berabere kalan milli takım B Ligi'ne çıkmayı garantilese de ortaya koyduğu oyun ve performans olarak kimseyi tatmin etmedi.
Evet milli takım tam anlamıyla facianın eşiğinden döndü. Hemen hemen hiçbir futbolcumuz yeterli performansı sergileyemedi.
Yediğimiz ilk iki gol tam anlamıyla amatörce hataydı.
Yediğimiz ilk golde Eren, Uğurcan'ın kontrol edebileceği topa anlamsız şekilde müdahale ederek büyük bir hata yaptı.
37'de yediğimiz ikinci golde ise bu sefer ikinci bölgede Kaan Ayhan rahat bir durumda top kaybı yaptı.
Yediğimiz üçüncü golde yine Eren'in ciddi hatası vardı. Rakibine rahat orta yapma fırsatı verdi.
Defansta bu hatalar olurken ilerde santrfor başlayan Enes de hiçbir katkı vermedi.
Örnekler Enes 13'te Kerem'in pasını kontrol edemeyince top direkt auta çıktı.
18'de Enes kaleciyle karşı karşıya bir pozisyonu değerlendiremedi.
26'da Orkun'un esasen şut atıp orta haline dönüşen vuruşunda Enes bu sefer önünden geçen topa kafa vuramadı.
60'ta ise Enes'in hiç değilse Cengiz'in ortasına gerçekleştirdiği kafa vuruşu Lüksemburg kalecisi ve savunmasını zora soktu.
72'de ise Enes Cengiz'in bir pasını alamadı. Ben maç boyunca Ferdi ve Orkun ne yaptı anlamadım.
İnanın notlarıma bakıyorum. Yaptıkları bir hatayı dahi not etmemişim.
Yani o derece sahada yoklar. Hata dahi yapmamışlar. O derece etkisizler.
65 gibi oyun lehimize sete döndü. Bu dakikalarda kalabalığın içine isabetli pas atacak oyuncuya gerek vardı.
Ne var ki Ferdi ve Orkun bu rolü gerçekleştirecek yeterlilikte gözükmediler.
Şimdi tabii burada hemen akla gelen Salih'in milli takıma çağrılmaması geliyor.
Bunun yanında her ne kadar Ferdi orjinal pozisyonunda oynasa da Fenerbahçe'de zaman içinde kanat oyuncusuna evrildi.
Ferdi'yi evrildiği mevkide, yani kanatlarda, oynatmak daha akılcı değil miydi? Alışkanlık kazandığı mevkide daha rahat etmez miydi diye sormadan edemiyorum.
Maç boyunca ne tempo olarak ne oyun olarak milli takımın tatmin edebildiğini söylemek mümkün değil.
75 civarı gibi milli takımın temposu yürüyüş seviyesindeydi ve bu anlarda milli takım 3-2 mağlup durumdaydı.
Milli takımın oyunu maç boyunca oldukça da savruktu. Daha ilk dakikalardan itibaren taktik disiplinden uzak bir görüntü verildi.
Türkiye'de Cengiz-Halil-Kerem'den oluşan 3'lü forvet arkasının bireysel çabaları dikkat çekiyordu.
Attığımız 2. golde Cengiz'in içeriye kestiği top Lüksemburg defansını hataya zorlayınca Chanot kendi kalesine gol attı.
87 deki son golümüzde ben özellikle Zeki'nin İsmail Yüksek'e basit ve şık pasının övgüyü hak ettiğini düşünüyorum.
Şimdi bir üst lige çıkmayı hak ettik. Bu en azından böyle talihsiz bir maçtan sonra bir teselli oldu.
İnşallah Faroe Adaları maçında da böyle talihsizlikler yaşamayız.
Evet milli takım tam anlamıyla facianın eşiğinden döndü. Hemen hemen hiçbir futbolcumuz yeterli performansı sergileyemedi.
Yediğimiz ilk iki gol tam anlamıyla amatörce hataydı.
Yediğimiz ilk golde Eren, Uğurcan'ın kontrol edebileceği topa anlamsız şekilde müdahale ederek büyük bir hata yaptı.
37'de yediğimiz ikinci golde ise bu sefer ikinci bölgede Kaan Ayhan rahat bir durumda top kaybı yaptı.
Yediğimiz üçüncü golde yine Eren'in ciddi hatası vardı. Rakibine rahat orta yapma fırsatı verdi.
Defansta bu hatalar olurken ilerde santrfor başlayan Enes de hiçbir katkı vermedi.
Örnekler Enes 13'te Kerem'in pasını kontrol edemeyince top direkt auta çıktı.
18'de Enes kaleciyle karşı karşıya bir pozisyonu değerlendiremedi.
26'da Orkun'un esasen şut atıp orta haline dönüşen vuruşunda Enes bu sefer önünden geçen topa kafa vuramadı.
60'ta ise Enes'in hiç değilse Cengiz'in ortasına gerçekleştirdiği kafa vuruşu Lüksemburg kalecisi ve savunmasını zora soktu.
72'de ise Enes Cengiz'in bir pasını alamadı. Ben maç boyunca Ferdi ve Orkun ne yaptı anlamadım.
İnanın notlarıma bakıyorum. Yaptıkları bir hatayı dahi not etmemişim.
Yani o derece sahada yoklar. Hata dahi yapmamışlar. O derece etkisizler.
65 gibi oyun lehimize sete döndü. Bu dakikalarda kalabalığın içine isabetli pas atacak oyuncuya gerek vardı.
Ne var ki Ferdi ve Orkun bu rolü gerçekleştirecek yeterlilikte gözükmediler.
Şimdi tabii burada hemen akla gelen Salih'in milli takıma çağrılmaması geliyor.
Bunun yanında her ne kadar Ferdi orjinal pozisyonunda oynasa da Fenerbahçe'de zaman içinde kanat oyuncusuna evrildi.
Ferdi'yi evrildiği mevkide, yani kanatlarda, oynatmak daha akılcı değil miydi? Alışkanlık kazandığı mevkide daha rahat etmez miydi diye sormadan edemiyorum.
Maç boyunca ne tempo olarak ne oyun olarak milli takımın tatmin edebildiğini söylemek mümkün değil.
75 civarı gibi milli takımın temposu yürüyüş seviyesindeydi ve bu anlarda milli takım 3-2 mağlup durumdaydı.
Milli takımın oyunu maç boyunca oldukça da savruktu. Daha ilk dakikalardan itibaren taktik disiplinden uzak bir görüntü verildi.
Türkiye'de Cengiz-Halil-Kerem'den oluşan 3'lü forvet arkasının bireysel çabaları dikkat çekiyordu.
Attığımız 2. golde Cengiz'in içeriye kestiği top Lüksemburg defansını hataya zorlayınca Chanot kendi kalesine gol attı.
87 deki son golümüzde ben özellikle Zeki'nin İsmail Yüksek'e basit ve şık pasının övgüyü hak ettiğini düşünüyorum.
Şimdi bir üst lige çıkmayı hak ettik. Bu en azından böyle talihsiz bir maçtan sonra bir teselli oldu.
İnşallah Faroe Adaları maçında da böyle talihsizlikler yaşamayız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe için hazin son / 03.04.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025
- Artık namağlup değil / 30.03.2025
- Bodrumspor beklendiği gibi çıkmadı / 29.03.2025
- Hak ettiğimiz yerdeyiz / 24.03.2025
- A Ligi'ne yaklaştık / 21.03.2025
- Elveda şampiyonluk / 17.03.2025
- Sanchez Safuri'yi imha etti / 15.03.2025
- Çok yazık oldu / 14.03.2025
- Galibiyet Torreira ile geldi / 10.03.2025
- Talihsiz gece / 07.03.2025