Şahsî bir küskünlüğüm yok vallahi.İşin içinde var olan bilinmez "şeye" şaşırdım.Bazı arkadaşların "iyi de biraz da diğer yayın kuruluşlarında duyulsun" türü serzenişinde sonra "Şartlara Uydurulmuş Misyonerlik; Dinlerarası Diyalog" isimli kitabımın bazı radyolardan da reklamını yaptırayım dedim.O dünyayla en ilgili olan arkadaşlardan Ercan kardeşimin fikrini sordum.Bana bazı isimler saydı.Bir iki eleme sonrası, bazı sebeplerden, Marmara FM'i birinci sıraya koyduk.Ercan'a: "Ama bu kitabın reklamını bu adamlar yayınlamayabilirler, hele bir görüş" dedim.Bir gün sonra aradı ve bana: "Konuştum abi, tamam dediler. Bizim için önemli değil muhtevası, reklam nihayetinde" sözünü de eklediler.Gerekli görüşmelerden sonra, bir aylığına ve belirlenen ücret karşılığı reklamın yayınlanmasına karar verildi.Yayın saatlerini de bana bildirdiler.13:55 ve 15:55.İlk gün ikinci yayın kuşağını ben de dinledim.Aradan üç gün geçti, dördüncü gün reklam yok.Ercan kardeşimi aradım, reklam yok dedim.Olamaz abi, ben adamlarla konuştum, yayınlanmamsı için bir sebep yok. Orası bir kurum, bana söz verdiler.Saatini, gününü, süresini, ücretini bile konuştuk?İyi de yok işte.Ben seni biraz sonra arayayım dedi.O biraz sonranın sonrasında Ercan'ın telefon numarası gözüktü ekranda: Ağabi aradım. Bana "yukarıdan emir geldi, kaldırdık yayından" dediler. Ben de diyecek olduğumu dedim diye de ekledi.Benim için o kadar sürpriz olmadı, olmazdı da.Ben kitabın muhtevasının, bu ülke insanını Hıristiyanlaştırmayı hedef seçmiş ve bunu misyon edinmiş birilerini rahatsız ettiğini biliyordum da, din, iman, Allah, peygamber edebiyatını dillerinden düşürmeyenlerin hangi ve ne kadar yukarıya bağlı olduklarını çok merak ediyordum, onu da öğrenmiş oldum bu sayede."Şartlara Uydurulmuş Misyonerlik; Dinlerarası Diyalog" isimli kitabımda ben kimseye bir iftirada bulunmadım.Bu süreçte yapılanların İslam'a aykırı olduğunu, İslamî ölçüleri referans göstererek anlatmaya çalıştım.Bugün bu süreci misyon olarak üstlenenler fazla değil on yıl önce benim dediklerimi diyorlardı. Sonra ne olduysa değiştiler.Yine bu kitabımda ben hiç kimsenin, iffetine, namusuna, aile hayatına dil de uzatmadım.Çünkü ben biliyorum ve inanıyorum ki, bir Müslüman'ın bu değerlerini diline dolamak ancak Sırp ruhlu bir kimsenin yapabileceği densizlik ve dinsizlik olabilirdi. Çünkü Veda Hutbesi'nde bu ümmetin peygamberi; "Müslüman'ın ırzının, namusunun, canının ve malının yekdiğerine haram olduğunu" haber vermişti.Hatta bırakın Müslüman'ı gayr-i Müslim'in bile bu değerlerini diline dolayamaz Müslüman olan."Şartlara Uydurulmuş Misyonerlik; Dinlerarası Diyalog" isimli çalışmamda ben;1-Papazlara iftar duasının yaptırılamayacağını, çünkü kafirin duasına müminin amin demesinin küfür olduğunu yazdım.Bu mu rahatsız etti? 2-Müslüman bir kadının bir papazla evlenmesinin dinen haram olduğunu yazdım.Bu mu rahatsız etti? 3-Ehl-i Kitab ile Müslüman aynı şeylere iman etmiyor. Müslüman'ın imanı "Tevhid" esasına dayanır, ehl-i kitap ise teslis, yani şirk inancına sahiptir dedim.Bu mu rahatsız etti? 4-Bir Hıristiyanlık figürü olan Noel Baba'nın "Anadolu Ereni/evliyası" olamayacağını yazmıştım.Bu mu rahatsız etti? 5-Hz. Muhammed'in (as): "Ehl-i kitap bana iman etmedikçe asla kurtuluşa ermez" beyanını yazdım.Bu mu rahatsız etti? 6-Kur'an'ın ehl-i kitap hakkındaki ölçülerini madde madde yazdım.Bu mu rahatsız etti? 7-Bir Müslüman'ın asla kilise kurdelesi kesemeyeceğini, kilise temeli atmayacağını yazdım.Bu mu rahatsız etti? 8-Ülke insanımın Diyalog süreciye Hıristiyanlaştırılmaya çalışıldığı delilleriyle yazdım.Bu mu rahatsız etti? 9-İslam yanlış anlaşılan bir din olmamıştır diye yazdım.Bu mu rahatsız etti? 10-Tek hak din İslam'dır. İslam'ın dışında kalan dinlerin Allah katında hükmü yoktur diye yazmıştım.Bu mu rahatsız etti? 11-Ezan İslam'ın, çan Hıristiyanlığın değeridir, bunlara aynı mekanda ve aynı zamanda bir araya gelemezler diye yazdım.Bu mu rahatsız etti? 12-Sırat köprüsünden ancak Müslümanlar salimen geçecek, ehl-i kitabı geçemeyecek diye yazdım.Bu mu rahatsız etti? Kısaca bu milletin dini ve milli bütünlüğünü tehdit eden konuları, bir mümin bakışı ve niyetiyle yazdım.Bu mu rahatsız etti? 13-Bir insan aynı anda hem Hıristiyan hem de Müslüman olamaz diye yazdım.Bu mu rahatsız etti? 14-Dinlerarası Diyalog, 2010 yılına kadar Türkiye nüfusunun %10'unu Hıristiyan yapmayı hedef seçmiş kilisenin programıdır gerçeğini yetkililerin raporlarını esas alarak yazdım.Bu mu rahatsız etti? Ehl-i izan ve ehl-i hakikat bu kitapta bir cümlelik iftira ve yalan bulamaz.İspat etsinler değil kitabı kendimi yakarım.Bu ne hazımsızlıktır böyle?Ülkede vuku bulan bunca tehlikeli gidişattan hiç rahatsız olmayanlar benim kitaptan rahatsız oldular, hamdolsun.Ve çok şükür ki, "beşeri yukarıdan" başka bir de "İlahî en yukarı" var.Eğer bütün bu olanlar fevri ise yetkililerden bilgi ve özür bekliyorum.Bu ara, "iyi de niye diğer kanallar sizden bahsetmez" diye soran dostlara da bir örnek olur diye düşünüyorum.Eğer biz "papalık misyonunun" yada temellerini "o misyonun belirlediği" çevrelerin adamı olsaydık, ara sıra değil, hergün bahsedilirdi bizden.Hamdolsun biz bu zor yolu seçtik.Ya da "nasip" işte.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Müslim Karabacak / diğer yazıları
- Ana-baba hakları-2 / 30.04.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024
- Ana-baba hakları -1 / 25.04.2024
- Müşriklerle hicv / 21.04.2024
- Kıyas önemlidir.... / 14.04.2024
- Kur'anı doğru anlamak / 13.04.2024
- Şimdi sırada "Dinsel Dönüşüm" var / 07.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -5 / 03.04.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -4 / 27.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -3 / 26.03.2024
- Ramazanda; Dua... Dua...Dua.. -2 / 21.03.2024