Doğada yetişen mantarların gerek dikkatsizlik gerekse bilinçsiz şekilde toplanıp tüketilme- siyle zehirlenmelerin yaşandığını belirten uzmanlar, güvenilir mantar konusunda uyarıyor.
Selçuk Üniversitesi Mantarcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celaleddin Öztürk, gerek farklı yapıları, gerekse besleyici özellikleri bakımından mantarlara ilginin geçmişten günümüze süregeldiğini belirtti. Bu ilgiye bağlı olarak mantarlar üzerinde anatomik, fizyolojik ve kültür çalışmaları yapılageldiğini, bu çalışmalar sonucunda mantarların mükemmel bir besin kaynağı olduğunun tespit edildiğini ifade eden Öztürk,"Özellikle de yağ oranının yok denecek kadar az olması, bunun yanında insan vücudu için gerekli temel maddelerden protein, karbonhidrat, mineral ve vitamin bakımından zengin olması, mantarları diyet ürünü olarak ön plana çıkarmıştır" dedi.Bu özelliklerinden dolayı mantarın mutfaklarda geniş yer bulduğunu dile getiren Prof. Dr. Öztürk, artan bu ilgiyle birlikte ülkemizde kültür mantarcılığının bir endüstri kolu haline geldiğine işaret etti.Doğada yetişen mantarların gerek dikkatsizlik gerekse bilinçsiz şekilde toplanıp tüketilmesiyle zehirlenmelerin olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztürk, bu zehirlenmelere bağlı ölümlerin de ortaya çıktığını vurguladı.
Prof. Dr. Öztürk, şunları kaydetti: "İçinde bulunduğumuz mevsimde tabii mantarların bol miktarda toplanıp tüketilmesi zaman zaman zehirlenmelere yol açmaktadır. Özellikle 'dede mantarı', 'öldürücü yeşil şapka, 'köy göçüren' isimleriyle bilinen mantar türleri, öldürücü etkiye sahiptir. Bu nedenle emin olunmayan mantarların tüketilmemesi çok önemlidir."Doğada yetişen 200 kadar zehirli mantar türü bulunduğunu, bunlardan 10 kadarının öldürücü etkiye sahip olduğunu anlatan Prof. Dr. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yapılması gereken insanlarımızı yazılı ve görsel medyayla ya da eğitim yoluyla zehirli mantarlar konusunda bilinçlendirmektir. 'Mantar pişirilirken içine gümüş kaşık veya yüzük sokulur, siyahlaşırsa zehirlidir, mantarın yanında veya yakınında demir parçası varsa o mantar zehirlidir, ağaç üzerindeki mantarlar yenir, zehirlisi yoktur, böceklerin yediği mantarlar zehirli değildir' gibi hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan yanlış inanışlardan insanlar kurtarılmalıdır. Bu konulara dikkat etmek şartıyla mantarların beslenmemizde çok önemli yeri olduğu ve tüketilmesinde bir sakınca olmadığı bilinmelidir."
Selçuk Üniversitesi Mantarcılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celaleddin Öztürk, gerek farklı yapıları, gerekse besleyici özellikleri bakımından mantarlara ilginin geçmişten günümüze süregeldiğini belirtti. Bu ilgiye bağlı olarak mantarlar üzerinde anatomik, fizyolojik ve kültür çalışmaları yapılageldiğini, bu çalışmalar sonucunda mantarların mükemmel bir besin kaynağı olduğunun tespit edildiğini ifade eden Öztürk,"Özellikle de yağ oranının yok denecek kadar az olması, bunun yanında insan vücudu için gerekli temel maddelerden protein, karbonhidrat, mineral ve vitamin bakımından zengin olması, mantarları diyet ürünü olarak ön plana çıkarmıştır" dedi.Bu özelliklerinden dolayı mantarın mutfaklarda geniş yer bulduğunu dile getiren Prof. Dr. Öztürk, artan bu ilgiyle birlikte ülkemizde kültür mantarcılığının bir endüstri kolu haline geldiğine işaret etti.Doğada yetişen mantarların gerek dikkatsizlik gerekse bilinçsiz şekilde toplanıp tüketilmesiyle zehirlenmelerin olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztürk, bu zehirlenmelere bağlı ölümlerin de ortaya çıktığını vurguladı.
Prof. Dr. Öztürk, şunları kaydetti: "İçinde bulunduğumuz mevsimde tabii mantarların bol miktarda toplanıp tüketilmesi zaman zaman zehirlenmelere yol açmaktadır. Özellikle 'dede mantarı', 'öldürücü yeşil şapka, 'köy göçüren' isimleriyle bilinen mantar türleri, öldürücü etkiye sahiptir. Bu nedenle emin olunmayan mantarların tüketilmemesi çok önemlidir."Doğada yetişen 200 kadar zehirli mantar türü bulunduğunu, bunlardan 10 kadarının öldürücü etkiye sahip olduğunu anlatan Prof. Dr. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:"Yapılması gereken insanlarımızı yazılı ve görsel medyayla ya da eğitim yoluyla zehirli mantarlar konusunda bilinçlendirmektir. 'Mantar pişirilirken içine gümüş kaşık veya yüzük sokulur, siyahlaşırsa zehirlidir, mantarın yanında veya yakınında demir parçası varsa o mantar zehirlidir, ağaç üzerindeki mantarlar yenir, zehirlisi yoktur, böceklerin yediği mantarlar zehirli değildir' gibi hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan yanlış inanışlardan insanlar kurtarılmalıdır. Bu konulara dikkat etmek şartıyla mantarların beslenmemizde çok önemli yeri olduğu ve tüketilmesinde bir sakınca olmadığı bilinmelidir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.