logo
10 ŞUBAT 2026

Mansur Yavaş'tan kamuda israf eleştirisi: Akaryakıt parasını kendisi verse hiçbiri binmez

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Atılım Üniversitesi'nde düzenlenen "Yerel İdarelerin Sorunları" başlıklı açılış dersinde konuştu. Yavaş, "Halkın vergisini istediği gibi harcıyorlar." dedi.

19.02.2024 18:41:00 / Güncelleme: 19.02.2024 19:28:49
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan kamuda israf eleştirisi: Akaryakıt parasını kendisi verse hiçbiri binmez
Mansur Yavaş'tan kamuda israf eleştirisi: Akaryakıt parasını kendisi verse hiçbiri binmez
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Atılım Üniversitesi'nin düzenlediği "Yerel İdarelerin Sorunları" başlıklı açılış dersine katıldı. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin Lamia Ergenekon Konferans Salonu'nda üniversite öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen derste, salon dışarısından kalan üniversite öğrencileri Mansur Yavaş'ın ricasıyla sahne önüne oturdu. Gerçekleştirdiği projelerden ve yerel yönetimlerin karşılaştığı zorluklardan bahseden Yavaş, konuşmasında şunları söyledi.

"YEREL YÖNETİMLER BÜTÇESİ MAALESEF İSTENDİĞİ KADAR YETERLİ DEĞİL"

"Halkın vergisini istediği gibi harcıyorlar. Makamlardan ayrılmayacaklarını sanıyorlar ve popülist davranışlara giriyorlar. Bütçenin daha iyi harcanması mümkün. Yerel yönetimler bütçesi maalesef istendiği kadar yeterli değil. Bizler belediyenin aldığı harçlardan hariç, Ankara'da toplanan vergiler ve Türkiye'de toplanan vergilerin bir payı Ankara'ya geliyor. Belediye meclisi olarak bir bütçe hazırlıyoruz ama devletin karar alma mekanizmasında belediyeler yok. Dolayısıyla biz ancak rutin işleri yapıyoruz. Eğer belediye başkanı başarılıysa, kentin geleceğine yönelik bazı projeler getirip, kentin ekonomisinin de canlanması için çalışabiliyor. Tamamen kendi öngörüsüne bağlı. Bazı belediye başkanları bundan on yıl öncenin parası 22 milyon liraya düğün salonu yapmış. Bu paranın düğün salonuna harcanması son derece yanlış. Belediye kendisi de işletemez bunu. Belediyenin önceliklerinin çok farklı olması lazım. Kentin alt yapısıyla, toplu ulaşımla, sağlıklı suyla ilgilenmesi lazım. Her belediye başkanının bir çılgın projesi var. Çılgın projelerin çoğu da çöp proje. Bunun hesabını da soracak merci yok.

"BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN İNSANLARIN SAĞLIKLI YAŞAMASI"

60 bin civarında ortaokul ve lise öğrencisi bizden ücretsiz destek alıyor. Okullarına ücretsiz otobüsle binip gidiyor. 16 bin kadar çocuğun servis ücretini ödüyoruz. Kantinden alışveriş yapamayan çocuklar aç gidiyorlar, öğrenme güçlüğü çekiyorlar. Kantinlerle anlaşma yapıp onlara alışveriş yapma hakkı tanıyoruz. Kırtasiye, sınav ücreti ve en önemlisi tamamının düzenli et yiyebilmesini sağlamak için kasap ve marketlerde et alımını sağlayacak para yatırıyoruz. Evlerde nasıl bir hayat var görmüyorlar. 'Ben çocuğuma üç aydır köfte yapamıyordum' diye mesaj geldi. Çocuk protein almayınca devlete daha da yük oluyor. Doğal gaz yardımı veriyoruz çocukların ısınması için. Sadece kriterlere uyan kişilere yardımcı oluyoruz. Bizim için önemli olan insanların sağlıklı yaşaması.

"BİZDEN ÖNCEKİLERİN 25 YILDA YAPTIĞI YEŞİL ALANI, 5 YILDA ANKARALILARIN KULLANIMINA AÇTIK"

Kırsaldan kente göç önemli. Dünya kuraklığa doğru gidiyor. Gıdaya erişim güçleniyor. Biz bir kırsal kalkınma hamlesi yapmak suretiyle annesi babası çiftçi olan ailelerin tekrar tarım yapmasını sağlıyoruz. 880 milyon lira destek verdik. Çiftçiler, 7 milyar lira para kazandılar. Biz yaptığımız asfaltla övünmüyoruz. Bizden öncekilerin 25 yılda yaptığı yeşil alanı, 5 yılda Ankaralıların kullanımına açtık. Ailelerin yeşil alanlarda vakit geçirmesi için çalışma yapıyoruz. Temiz hava ve ulaşım için de çalışıyoruz.

"AKARYAKIT PARASINI KENDİSİ VERSE HİÇBİRİ BİNMEZ"

Belediye başkanının yetkisi en büyük sorun. İhaleleri açık ve şeffaf yaptık. İhtiyaç olmayan hiçbir projeye beş kuruş yatırmadık. Diğerleri başka yere para harcayabiliyor. Belediye meclisinde çoğunluğu varsa çok rahat bir şekilde bu paralar harcanabiliyor. Bunun önüne geçmenin en önemli yollarından biri belediye başkanlığını insanların görmesini istiyorum. Çakarlı araçların hepsini söktük. İnsanlar niye çakar kullanıyorlar? Sizin paranızla kullanıyorlar…Akaryakıt parasını kendisi verse hiçbiri binmez. Gelir gelmez kamu görevlisi olduğumuzu tek farkımızın oraya seçilerek geldiğimizi, özünde farkımızın olmadığını, vatandaşa yardımcı olmak için burada olduğumuzu söyledim. Hepsini attım. Ben minibüse biniyorum, rahatsız olmuyorum.

"BİR TARAFTA ÇOCUĞUNA KÖFTE ALAMAYANLAR BİR TARAFTA LÜKS ARABALARA BİNENLER VAR"

Avrupa'da her şey kurallarla belirlenmiş belli bir makamda olmak bir şeyi değiştirmiyor. Kamunun malını harcayan kişi ortaya çıksın da rahatsız olsun görevini bıraksın. Gençlerin hesap sorması lazım. Hepsi sizin cebinizden çıkıyor. Şeffaflık, açıklık hesap vermek gerekiyor. İnternet sitemizde yayınlıyoruz. Herkes görsün diye. Londra'da belediye başkanıyla görüştüm. Bir arena yapmışlar, tek başına koltukta oturuyor, belediye meclisi yukarıda oturuyor, kim soru sorarsa ona cevap veriyor. İnsan bu sorumluluğu hissetmezse sizlerin parasını istediği gibi harcar. Birilerinin buna son vermesi lazım. Bir yandan çocuğuna köfte alamayan bir tarafta lüks arabaya binenler var. Bunun bir sebebi de hesap sorulmamasıdır. Hesabı 'öbür dünyada veririm' diyorlar. Bu dünyada hesap veremeyen, öbür dünyada nasıl hesap verecek?

"KAMUYA YAZI YAZIYORUZ BİZE CEVAP VERMİYORLAR"

Dağ gibi borcu varken marka araba almış. Nereden nereye… Saygı uyandıran davranışları yoksa lüks arabaya biniyor diye saygı duyulabilir mi? Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması, şehrin gelişimine yönelik fikirlerde destek olunması gerekiyor. Kamuya yazı yazıyoruz bize cevap vermiyorlar. 'Siz bizim partiden değilsiniz' diyorlar. Bu zihniyet ne zaman bitecek? Herhangi bir köye giderken, burada kime kaç oy çıkmış bakmadım. Hangi partiye oy verdiğinin önemi var mı? Yüzlerce köyde musluktan akan su yoktu. Yıllardır insanların suyu yok. Belediyenin önceliğinin bu olması gerekmez mi? Bu insanların hangi partiye oy verdiğinin önemi yok.

"BELEDİYELER İNSANLARIN DERTLERİNİ İÇİN VAR"

Hukuk olmayan bir ülkede insan hakları gelişmez. İleride iş bulamazsınız arkadaşlar. Bu sistemin değişmesi gerekmez mi? Hukuk, liyakat ve kurallar... Maalesef ülkemizde bunlar rayına oturmadı. En önemlisi bir belediye başkanının kafasına göre para harcamasının önüne geçmesi lazım. 550 kuruluşa yazı yazdık önümüzdeki dönemin bütçesi için. Bütçemizde yer almasını istediğiniz ne varsa yazın dedik. Dijital ortam talepleri artırdı. 300 bin civarında başvuru geliyor. Başvuruların çoğunu bizzat arayıp soruyordum. Sosyal medyadan gelen mesajlar çoğaldı. Sorunları bize bildiriyorlar. Siz bildirirseniz biz görürüz. Önemli olan talebin yerine getirilmesi. Bunun için belediyeler var. İnsanların dertleri için var.

"AÇ KALSINLAR AMA SİZ YAPMAYIN' DİYORLAR"

Bütün görevler büyükşehirler tarafından yapılıyor. Karayolları her işini müteahhitlere yaptırdığı için biz müdahale ediyoruz. Ekipman olarak biz daha güçlüyüz. Kahramanmaraş'a mini bir belediye kuracak kadar güçlü olduk. Bu yönüyle büyükşehirler çok güçlü oldu. Afetlerde güçlü olmaya çalışıyoruz. Logonuz görünmesin anlayışı da maalesef var. Okula kantin yardımı yapacak belediyemiz. 'Aç kalsınlar ama siz yapmayın' diyorlar. Ülkemiz bu hale geldi. Bizim makam mevki isteyecek halimiz yok. Gençlere örnek olmak istiyor ve onların sorgulamasını istiyoruz. Seçildim her şeyi yaparım anlayışından çıktık. Ankara'ya ne yapabilirizi hep beraber konuşmamız lazım. Bu kuşak bir arada yaşamayı çok güzel beceriyor. Bizim kuşak her şeyi yargılayan bir kuşak. Güzel günler sizin olsun."

"ALTILI MASA ADAY YAPARSA OLURUM' DEMİŞTİM. DEMEK Kİ İSTEMEMİŞLER"

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Mansur Yavaş, "Cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünüyor musunuz" sorusu üzerine, "Altılı Masa aday yaparsa olurum demiştim. Demek ki istememişler. Öyle söyleyeyim. Önümüzdeki günler ne getirir bilmiyorum. Siyaset her şeye gebe" yanıtını verdi.



 

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.

Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı

Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi olarak kayıtlara geçti

10.02.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'nı açıklamıştı. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla 85 milyon 664 bin 944 olan ülke nüfusu, geçen yıl 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır'ın nüfusu ise 1 milyon 853 bin 356 kişi olarak belirlendi. Bunun 935 bin 763 kişi erkek, 916 bin 593'ü kadın. Merkez Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi ise, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 157 bin 422 olarak belirlenmişti.

İlçenin nüfusu ise 402 bin 275 kişi olarak kayıtlara geçti. Bağcılar Mahallesi, nüfus yoğunluğuyla 167 bin 531 Artvin, 138 bin 807 Gümüşhane, 85 bin 83 Tunceli, 82 bin 836 Bayburt, 90 bin 392 Ardahan ve 157 bin 363 nüfusuyla Kilis gibi illeri geride bıraktı.

Bağcılar Mahalle Muhtarı Şehmuz Şirdenli, İHA muhabirine, Türkiye nüfusunun 86 milyonu geçtiğine değinerek, Bağcılar Mahallesi'nin de 160 bini devirdiğini söyledi. Nüfuslarının 6 ilden daha yoğun olduğunu belirten Şirdenli, gittikçe geliştiği ifade etti.

Muhtar Şirdenli, şu anda yeni yapılan inşaatlar olduğunu aktararak, "Bu inşaatlar bitse eminim bunlar 200 bini de bulur. Burada 7 yıl oldu. Ben de bu mahallede muhtarlık yapıyorum. Mahallemiz güzel, ve modern. Bağlar dediğimiz zaman batı tarafından kardeşlerimiz Bağlar nasıl bir şey diyorlar. Bağlar'a gitmek istemeyenler var. Bu da Bağlar'ın bir mahallesi. Bağcılar, modern bir mahalledir" dedi.

Tek başına olduğunu kaydeden Şirdenli, "Yoğunluğumuz çok. Bunu daha önceden de yetkililere de ilettim. İki dönemdir muhtarlık yapıyorum. Mahallemde de memnunum. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Sitede de herkes saygılı. Gençlerimizden, yaşlımıza kadar hepsi birbirine saygılı. Bu şekilde de seviyorum. Böyle devam edene kadar muhtarlık yapacağım" ifadelerini kullandı.

Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artışla 17 milyon 709 bine, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 5,4 yükselişle 57 milyon 874 bine çıktı

 

10.02.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu
Büyükbaş hayvan sayısı 17,7 milyon oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, büyükbaş hayvan sayısı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,3 artarak, 17 milyon 709 bine çıktı. Bu dönemde sığır sayısı yüzde 4,3 artışla 17 milyon 544 bin, manda sayısı da yüzde 1,7 yükselişle 164 bin 785 oldu.

Küçükbaş hayvan sayısı ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 5,4 artarak, 57 milyon 874 bin olarak hesaplandı. Koyun sayısı bu dönemde yüzde 5,9 yükselerek 46 milyon 689 bin, keçi sayısı ise yüzde 3,4 artışla 11 milyon 186 bin başa çıktı.

Yaş ipek kozası ve bal üretimi arttı

Bal üretimi, 2025'te 2024 yılına kıyasla yüzde 1,8 artarak 97 bin 253 ton oldu.

Yaş ipek kozası üretimi ise aynı dönemde yüzde 38,4 artışla, 118 ton olarak belirlendi. 

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor

Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

09.02.2026 17:29:00
İhlas Haber Ajansı
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca, Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle soruşturma başlatıldı.

Kabaş'ın, 'X' isimli sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar üzerine 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından Sedef Kabaş'ın yargılanmasına başlanacak.

Serbest bırakılmıştı

Sedef Kabaş, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle 26 Ocak tarihinde "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında gözaltına alınmış, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Batman ve Siirt için sağanak yağmur ve kar yağışı uyarısında bulundu

09.02.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Bölge müdürlüğünden yapılan açıklamada, yapılan son değerlendirmelere göre 10 Şubat'ta Siirt il geneli, Diyarbakır'ın kuzeydoğusu (Kulp, Lice, Silvan, Hazro) ve Batman merkez ve kuzey ilçelerinde (Kozluk, Sason, Beşiri) sağanak yağmur ve karla karışık yağmur beklendiği belirtildi.

Açıklamada, "Yağışların 1700 metre rakım üzeri yükseklerde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde olması beklenmektedir. Ulaşımda aksamalar, yükseklerde tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.