'Koruyucu olarak ecel yeter'
İmam Ali (a.s.) şöyle buyurdu: "Koruyucu olarak ecel yeter. Herkesin Allah tarafından koruyucuları vardır. Onu kuyuya düşmekten, başına bir duvar çökmesinden, yırtıcı bir hayvana av olmaktan korurlar. Eceli gelince kendisiyle eceli arasını boşaltırlar"
07.07.2018 00:00:00
İnsanları eceli hususunda Kur'an'da şöyle buyurulur:
"Hiç bir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır." (Âl-i İmran, 145).
"Bu işte bir şeyimiz (karar ve görüşümüz) olsaydı, burada öldürülmezdik, diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı." (Âl-i İmran, 154).
"Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde var etmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O'nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitaptadır. Doğrusu bu Allah'a kolaydır." (Fatır, 11).
Aynı hususta İmam Ali'nin (a.s) bazı hikmetli sözleri şöyledir:
"İnsanın kendini koruyan iki meleği vardır. Takdir (ecel) gelince melekler onunla ecel arasından çekilir. Şüphesiz ecel sağlam bir kaledir." (el-Bihar, 5/140/8, Kenz'ul-Ummal, 1562).
"Koruyucu olarak ecel yeter. Herkesin Allah tarafından koruyucuları vardır. Onu kuyuya düşmekten, başına bir duvar çökmekten, yırtıcı bir hayvana av olmaktan korurlar. Eceli gelince kendisiyle eceli arasını boşaltırlar." (el-Bihar, 78/64/158).
"Ecelleri (ömür müddetini) belirlemiş, bazısını kısa ve bazısını da uzun kılmıştır. Bazılarını öne almış, bazısını da ertelemiştir. Nedenlerini ölüme ilişik kılmıştır. (ecelin gelip çatmasını sağlar.)" (Şerh-u Nehc'il-Belağa-i İbn-i Ebi'l Hadid, 7/21).
"Ecel canların sürüklendiği yerdir. Ölümden kaçış ise ölüme erişmek demektir." (a.g.e., 9/116).
"En doğru şey eceldir." (Gurer'ul-Hikem, 2845).
"Ecelden daha doğru bir şey yoktur." (a.g.e., 10648).
"En yakın şey eceldir." (a.g.e., 2920).
"Ne güzel ilaçtır ecel!" (a.g.e., 99056).
"İnsanın nefesi eceline doğru attığı bir adımdır." (Şerh-u Nehc'il-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 18/221).
"Her kim ecelini gözetirse fırsatlarını ganimet bilir."
İmam Ali (a.s) (aniden korkutulmak istenince) şöyle buyurmuştur: "Allah bana sağlam bir kalkan karar kılmıştır. (Ölüm) Günüm gelip çatınca o kalkan benden ayrılır ve beni ölümün eline teslim eder. O zaman artık ne ok şaşırır ve ne de yara iyileşir." (Nehc'ul-Belağa, 62. hutbe).
Said b. Veheb şöyle diyor:
Bir gece Said b. Kays ile Siffin'de idik. İki ordu birbirini gözetiyordu. O arada Hz. Ali (a.s.) geldi. Biz de hemen huzuruna vardık. Said b. Kays kendisine, "Ey Mü'minlerin Emiri! Bu saatte gelinir mi? Bir şeyden korkmadın mı?" diye sorunca, Hz. Ali şöyle buyurdu: "Şüphesiz herkes için iki melek tayin edilmiştir. Bu melekler onu kuyuya düşmesinden, bir hayvanın kendisine zarar vermesinden veya bir dağın tepesinden düşmesinden korurlar. Ta ki takdiri gelir çatar. Takdiri (eceli) gelince de onu eceliyle baş başa bırakırlar." (et-Tevhid, 379/26; Gurer'ul-Hikem, 8443). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
"Hiç bir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır." (Âl-i İmran, 145).
"Bu işte bir şeyimiz (karar ve görüşümüz) olsaydı, burada öldürülmezdik, diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı." (Âl-i İmran, 154).
"Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde var etmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O'nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitaptadır. Doğrusu bu Allah'a kolaydır." (Fatır, 11).
Aynı hususta İmam Ali'nin (a.s) bazı hikmetli sözleri şöyledir:
"İnsanın kendini koruyan iki meleği vardır. Takdir (ecel) gelince melekler onunla ecel arasından çekilir. Şüphesiz ecel sağlam bir kaledir." (el-Bihar, 5/140/8, Kenz'ul-Ummal, 1562).
"Koruyucu olarak ecel yeter. Herkesin Allah tarafından koruyucuları vardır. Onu kuyuya düşmekten, başına bir duvar çökmekten, yırtıcı bir hayvana av olmaktan korurlar. Eceli gelince kendisiyle eceli arasını boşaltırlar." (el-Bihar, 78/64/158).
"Ecelleri (ömür müddetini) belirlemiş, bazısını kısa ve bazısını da uzun kılmıştır. Bazılarını öne almış, bazısını da ertelemiştir. Nedenlerini ölüme ilişik kılmıştır. (ecelin gelip çatmasını sağlar.)" (Şerh-u Nehc'il-Belağa-i İbn-i Ebi'l Hadid, 7/21).
"Ecel canların sürüklendiği yerdir. Ölümden kaçış ise ölüme erişmek demektir." (a.g.e., 9/116).
"En doğru şey eceldir." (Gurer'ul-Hikem, 2845).
"Ecelden daha doğru bir şey yoktur." (a.g.e., 10648).
"En yakın şey eceldir." (a.g.e., 2920).
"Ne güzel ilaçtır ecel!" (a.g.e., 99056).
"İnsanın nefesi eceline doğru attığı bir adımdır." (Şerh-u Nehc'il-Belağa-i İbn-i Ebi'l-Hadid, 18/221).
"Her kim ecelini gözetirse fırsatlarını ganimet bilir."
İmam Ali (a.s) (aniden korkutulmak istenince) şöyle buyurmuştur: "Allah bana sağlam bir kalkan karar kılmıştır. (Ölüm) Günüm gelip çatınca o kalkan benden ayrılır ve beni ölümün eline teslim eder. O zaman artık ne ok şaşırır ve ne de yara iyileşir." (Nehc'ul-Belağa, 62. hutbe).
Said b. Veheb şöyle diyor:
Bir gece Said b. Kays ile Siffin'de idik. İki ordu birbirini gözetiyordu. O arada Hz. Ali (a.s.) geldi. Biz de hemen huzuruna vardık. Said b. Kays kendisine, "Ey Mü'minlerin Emiri! Bu saatte gelinir mi? Bir şeyden korkmadın mı?" diye sorunca, Hz. Ali şöyle buyurdu: "Şüphesiz herkes için iki melek tayin edilmiştir. Bu melekler onu kuyuya düşmesinden, bir hayvanın kendisine zarar vermesinden veya bir dağın tepesinden düşmesinden korurlar. Ta ki takdiri gelir çatar. Takdiri (eceli) gelince de onu eceliyle baş başa bırakırlar." (et-Tevhid, 379/26; Gurer'ul-Hikem, 8443). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.