Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Türkiye'nin bütün elektrik enerjisininin bugünkü teknolojiyle Konya büyüklüğündeki bir alandan tümüyle elde etmesinin mümkün olduğuna işaret ederek, "Gelecekteki teknolojiler hesaba katılırsa, çok daha küçük bir ili söylemem gerekir" dedi
RECEP BAHAR - İSTANBUL
Türkiye'nin yenilebilir ve sürdürülebilir temiz enerji konusunda önemli çalışmalara imza atan ve bu yıl 45. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu'nun Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Yeni Mesaj'a Türkiye'nin 'güneş enerjisi' potansiyelini ve bu alanda yapılan hukuki ve teknolojik çalışmaları değerlendirdi. Türkiye'de halen toplam 3 MW (toplam yıllık üretim 20 bin kilovatsaat mertebesinde) kurulu güneş enerjisi gücü olduğunu dile getiren Korun, "Bu da küçük küçük dağılmış durumda. En büyük binada kurulu güç 40 kilovat mertebesinde. Dünya ölçeğine bakıldığında bu komik denecek kadar küçük bir güç" şeklinde konuştu. Türkiye'nin 'güneş enerjisi' potansiyeli konusunda ise Korun, Türkiye'nin bütün elektrik enerjisininin bugünkü teknolojiyle Konya büyüklüğündeki bir alandan tümüyle elde etmesinin mümkün olduğuna işaret ederek, "Gelecekteki teknolojiler hesaba katılırsa, çok daha küçük bir ili söylemem gerekir" dedi.
Devlet yeterince desteklemiyorDevletin geçen yılın sonunda bu alanda kanun hazırlığı içine girdiğine dikkatleri çeken Korun, şunları söyledi: "Biz de kurucusu olduğumuz GENSED (Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği) vasıtasıyla kanunun çıkmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene içinde çıkarsa, işletmelere ve kişilere votavoltaik (güneş enerjisi santrali) kurabilmelerinin yolu açılmış olacak. Bu 500 kW'nin (kilovatsaat) altındaki uygulamalar için olacak. 500 kW üzerinde ise ihale açılacak, ihaleye katılım olması durumunda devlet seçim hakkı yaparak işletmelere kurulum hakkı verecek. Rüzgar enerjisinde bu proses sancılıydı. Dolayısıyla güneş enerjisinin hukuki altyapısı da belirsizlik içeriyor."Dünyada güneş enerjisi konusunda devletlerin şebeke elektriğini kaça satıyorsa, bunun iki katı bir fiyatla uygulamayı başlattıklarını hatırlatan Tunç Korun, şunları söyledi: "Sonra bu fiyatı kademeli olarak normal fiyata çekiyorlar. Örneğin Almanya'da devlet elektriğin kilovatsaatını 25 sente (55 Kuruş) satıyor, 40 sentle (90 Kuruş) başladılar ve bunu aşağıya çekiyorlar. Türkiye, dünyada ilk kez bunun tam tersini yaptı. Devlet elektriği 13 sente (29 Kuruş) satıyor ancak 10 sente 'güneş enerjisi yoluyla üretilen elektriği alırım' diyor. Bu sene içinde bahsetiğimiz kanun tamamlanır ve çıkarsa, devlet 10 sente (22 Kuruş) alacak. Bu durumda ürettiğiniz elektriği kendinizin kullanması daha verimli. Güneşte en büyük espri ihtiyacınızın olduğu yerde enerji üretip kendinizin kullanması... Burada bütün binaların elektriğini belli bir miktara kadar üretmek sözkonusu. Villalar hariç hiç bir binanın elektriğini full olarak güneşten üretebilmek bugünkü şartlarda mümkün değil. Gelecekte mevcut panellerin 3 katı verimli bir paneller yapılırsa, tabiiki bu mümkün olacak. Çünkü normal bir çok katlı bina, bir AVM, bir iş merkezi elektriğinin tamamını güneşten üretebilecek yeterli alana sahip değil."
Türkiye'de panel üretenler batıyorTürkiye'de güneş enerjisi paneli üretmenin mümkün olduğunu, şu ana kadar 4 firmanın üretime başladığını ancak tüketim olmaması nedeniyle bunlardan üçünün iflas ettiğini bildiren Korun, "Bir tanesi de üretimi sübvanse ediyor. Devlet tüketimi ne kadar erken başlatırsa, imalatçılar da o oranda devreye girer. Hükümetin 'önce imal etsinler, sonra tüketimi arttıracak teşvikleri veririm' mantığı çok yanlış bir politika... Şimdi değil ama gelecekte biz de panel üretimine başlayabiliriz. Şu anda en çok güneş enerjisi uygulaması yapan firmayız ama imal edilmesinin mantığını görmüyoruz. Bunun için Türkiye'nin yol katetmesi lazım. Fotovoltaik (güneşten elektrik elde etme) büyük imalatlara müsait bir üretim" şeklinde konuştu. Tunç Korun, dünyanın yüzünü yenilenebilir enerjiye yani güneşe ve rüzgara çevirdiğine işaret ederek, "Türkiye'nin de bu konuda ne kadar şanslı olduğu gün gibi aşikar. Biran önce bu kaynakların ivedilikle değerlendirilmesi ve devlet politikalarının da buna göre düzenlenmesi gerekiyor" dedi. Enerjisinin yüzde 80'ini nükleer santrallerden karşılayan Fransa'nın dahi artık yenilenebilir temiz enerji konusunda devlet teşvikleri verdiğini hatırlatan Korun, "Türkiye henüz bunların farkında değil, bu da hem yaşadığımız ülkeye hem de insanlara büyük haksızlıktır" diye konuştu.
RECEP BAHAR - İSTANBUL
Türkiye'nin yenilebilir ve sürdürülebilir temiz enerji konusunda önemli çalışmalara imza atan ve bu yıl 45. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu'nun Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Yeni Mesaj'a Türkiye'nin 'güneş enerjisi' potansiyelini ve bu alanda yapılan hukuki ve teknolojik çalışmaları değerlendirdi. Türkiye'de halen toplam 3 MW (toplam yıllık üretim 20 bin kilovatsaat mertebesinde) kurulu güneş enerjisi gücü olduğunu dile getiren Korun, "Bu da küçük küçük dağılmış durumda. En büyük binada kurulu güç 40 kilovat mertebesinde. Dünya ölçeğine bakıldığında bu komik denecek kadar küçük bir güç" şeklinde konuştu. Türkiye'nin 'güneş enerjisi' potansiyeli konusunda ise Korun, Türkiye'nin bütün elektrik enerjisininin bugünkü teknolojiyle Konya büyüklüğündeki bir alandan tümüyle elde etmesinin mümkün olduğuna işaret ederek, "Gelecekteki teknolojiler hesaba katılırsa, çok daha küçük bir ili söylemem gerekir" dedi.
Devlet yeterince desteklemiyorDevletin geçen yılın sonunda bu alanda kanun hazırlığı içine girdiğine dikkatleri çeken Korun, şunları söyledi: "Biz de kurucusu olduğumuz GENSED (Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği) vasıtasıyla kanunun çıkmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene içinde çıkarsa, işletmelere ve kişilere votavoltaik (güneş enerjisi santrali) kurabilmelerinin yolu açılmış olacak. Bu 500 kW'nin (kilovatsaat) altındaki uygulamalar için olacak. 500 kW üzerinde ise ihale açılacak, ihaleye katılım olması durumunda devlet seçim hakkı yaparak işletmelere kurulum hakkı verecek. Rüzgar enerjisinde bu proses sancılıydı. Dolayısıyla güneş enerjisinin hukuki altyapısı da belirsizlik içeriyor."Dünyada güneş enerjisi konusunda devletlerin şebeke elektriğini kaça satıyorsa, bunun iki katı bir fiyatla uygulamayı başlattıklarını hatırlatan Tunç Korun, şunları söyledi: "Sonra bu fiyatı kademeli olarak normal fiyata çekiyorlar. Örneğin Almanya'da devlet elektriğin kilovatsaatını 25 sente (55 Kuruş) satıyor, 40 sentle (90 Kuruş) başladılar ve bunu aşağıya çekiyorlar. Türkiye, dünyada ilk kez bunun tam tersini yaptı. Devlet elektriği 13 sente (29 Kuruş) satıyor ancak 10 sente 'güneş enerjisi yoluyla üretilen elektriği alırım' diyor. Bu sene içinde bahsetiğimiz kanun tamamlanır ve çıkarsa, devlet 10 sente (22 Kuruş) alacak. Bu durumda ürettiğiniz elektriği kendinizin kullanması daha verimli. Güneşte en büyük espri ihtiyacınızın olduğu yerde enerji üretip kendinizin kullanması... Burada bütün binaların elektriğini belli bir miktara kadar üretmek sözkonusu. Villalar hariç hiç bir binanın elektriğini full olarak güneşten üretebilmek bugünkü şartlarda mümkün değil. Gelecekte mevcut panellerin 3 katı verimli bir paneller yapılırsa, tabiiki bu mümkün olacak. Çünkü normal bir çok katlı bina, bir AVM, bir iş merkezi elektriğinin tamamını güneşten üretebilecek yeterli alana sahip değil."
Türkiye'de panel üretenler batıyorTürkiye'de güneş enerjisi paneli üretmenin mümkün olduğunu, şu ana kadar 4 firmanın üretime başladığını ancak tüketim olmaması nedeniyle bunlardan üçünün iflas ettiğini bildiren Korun, "Bir tanesi de üretimi sübvanse ediyor. Devlet tüketimi ne kadar erken başlatırsa, imalatçılar da o oranda devreye girer. Hükümetin 'önce imal etsinler, sonra tüketimi arttıracak teşvikleri veririm' mantığı çok yanlış bir politika... Şimdi değil ama gelecekte biz de panel üretimine başlayabiliriz. Şu anda en çok güneş enerjisi uygulaması yapan firmayız ama imal edilmesinin mantığını görmüyoruz. Bunun için Türkiye'nin yol katetmesi lazım. Fotovoltaik (güneşten elektrik elde etme) büyük imalatlara müsait bir üretim" şeklinde konuştu. Tunç Korun, dünyanın yüzünü yenilenebilir enerjiye yani güneşe ve rüzgara çevirdiğine işaret ederek, "Türkiye'nin de bu konuda ne kadar şanslı olduğu gün gibi aşikar. Biran önce bu kaynakların ivedilikle değerlendirilmesi ve devlet politikalarının da buna göre düzenlenmesi gerekiyor" dedi. Enerjisinin yüzde 80'ini nükleer santrallerden karşılayan Fransa'nın dahi artık yenilenebilir temiz enerji konusunda devlet teşvikleri verdiğini hatırlatan Korun, "Türkiye henüz bunların farkında değil, bu da hem yaşadığımız ülkeye hem de insanlara büyük haksızlıktır" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.