Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın, 'İmam Hasan' eserinde, savaş seferberliği ve İmam Hasan'ın Kufe'den çıkışı şöyle anlatılıyor:
"İmam Hasan, karargâha çıkmadan önce Kûfe'de yerine amcasının oğlu Muğiyre b. Nevfel b. Haris b. Abdulmuttalib'i bıraktı.
"Muğiyre, tam bir şevk ve heyecanla halkı Nuhayle'deki karargâha gitmeye teşvik etmekteydi. Hz. Hasan'a biat haftasının göz alıcı sevinci ve oldukça kalabalık tezahüratı herkeste hissedilirken, yaşanan coşku ve tezahürat düşünüldüğünde kimsenin Hz. Hasan'ın bu cihad çağrısını reddetmeyeceği, istisnasız herkesin ordugâha gideceği beklentisini oluşturuyordu. Ancak beklentiler boşa cıktı. Hatta Emirü'l-Mü'minin Ali'nin şehadetinden kısa bir süre önce, Şam'da hamle için hazırlamış olduğu ve sayıları kırk bin kişiyi bulduğu söylenen teçhizatlı birlikler bile vahdet ve bütünlüklerini kaybetmiş, çoğu emre itaatsizlik etmiş, ve Kûfe'deki silahlı kişilerin çoğu da itaatsizlik ve gevşeklikte onlara eşlik etmişti." (Razi Ali Yâsin, İmam Hasan'ın Barışı, s.123).
Haris Hamedanî, Kûfe'deki durumu şöyle anlatıyor: "Ordugâha gitmek isteyenler, Hasan b. Ali'yle beraber hareket ettiler, şehirde kalan kalabalık halk kitlesi sözlerine sadakat göstermedi. Onu da babası gibi aldattılar… Nuhayle'de 4 gün beklediler. Bu süre içinde etrafında sadece 4 bin kişi toplanmıştı. Bu nedenle halkı tekrar savaşa seferber etmek için Kûfe'ye döndü ve orada "benden önceki halifeyi aldattığınız gibi beni de aldattınız" şeklinde başlayan hutbesini okudu." (el-Harayic ve'l Cerayih, s.228).
Hz. Hasan'ın bu konuşmasının ardından safında yer alanların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Ancak "Şerh-u Nehcü'l Belaga"da ifade edildiğine göre Kûfe'den büyük bir ordu hareket etmiştir.
İmam Hasan ordusuyla Nuhayle'ye vardı. Orada bir süre kalarak ordusunu savaş düzenine soktu. Sonra oradan ayrılarak Deyr-i Abdurrahman'a doğru hareket etti. Deyr-i Abdurrahman, Medain ve Meskin'deki iki ordugâh arasında bulunan bir yerdi.
Medain, Irak'ı Fars ve ondan sonraki şehirlere bağlayan yolun başında bulunuyordu. Coğrafik konum bakımından Kûfe, Basra ve İran yollarının birleştiği bir noktada idi. Askerî bakımdan savaş durumunda stratejik öneme sahip bir yerdi. İran ise tehlikeli patlamalara gebeydi.
Hz. Hasan, Ziyad b. Ebih'i oraya vali olarak atamıştı. Ziyad henüz bozuk ahlakını sergilememişti. Meskin ise, Hz. Hasan'ın cihad tarihinde önemli bir bölgeydi. Çünkü İmam, düşmanın karşısına burada çıkmıştı.
O dönemde burası Haşimoğullarının emri altındaki bölgelerin en son noktasıydı. Meskin bölgesi bayındır ve kalabalık pek çok köyü barındırıyordu. Meskin bugünkü Samarra yakınlarında bir yerdir. Burası Hz. Hasan ile Muaviye arasında ilk cereyan eden savaşın geçtiği yerdir. (İmam Hasan'ın Barışı, s. 126).
(devam edecek…)
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020