Galatasaray Norveç'te karşısında hiç ummadığı bir Molde buldu.
Ben karşılaşma öncesi belki çok rahat olmasa da Galatasaray'ın iyi bir futbol ile Molde'yi yeneceğini düşünüyordum.
Galatasaray her ne kadar maçı 2-3 kazanmış olsa da ortaya koyduğu performansın taraftarlarını tatmin etmekten uzak olduğunu düşünüyorum.
Evet Galatasaray karşılaşmaya çok kötü başladı. Galatasaray Molde'nin tempolu baskısı karşısında dağıldı.
İlk 20 dakika içinde Galatasaray'ın tek bir isabetli pası yok. İleriye atılan şişirme pasların dışında bir oyun planı da yok.
Bütün bunlara ilave olarak Galatasaray'ın kazandığı bir ikili mücadele de yok.
Bu ilk 20 dakika için Galatasaray'ın oynadığı futbolu tarif etmek için seçilecek üç kelime şu: yok, yok ve yok.
Sacha Boey özellikle berbat bir performans gösterdi.
Bu anlarda Galatasaray'ın kalesinde sadece bir gol görmesi de büyük bir futbol şansı işin açıkçası.
Ne olduysa Galatasaray 25'te kazandığı serbest vuruşu golle sonuçlandırdı. Bundan sonra ibre Galatasaray lehine döndü.
Galatasaray'ı ateşleyen oyuncu Yunus Akgün idi. Yunus'un 29'da şık pasını Icardi kendine has vuruş stili ile golle sonuçlandırdı ve skor 1-2 oldu.
Galatasaray'ın iyi oyunu devre sonuna kadar devam etti.
Özellikle 40'ta Mertens'in vuruşunun direğin hemen yanından auta gitmesi bu pozisyon için yazık oldu dedirtti.
Bu pozisyonda Icardi'nin Mertens'e attığı topuk pası da ayrıca övülmeye değer.
Galatasaray'ın bir golü de VAR uyarısı ile iptal edildi. Burada golün iptal edilmesi doğruydu.
Pozisyonun başlangıcında Mertens'in rakibine faullü bir hamlesi vardı.
Bu pozisyonda iptal edilen golü atan Yunus'un büyük bir bireysel katkısı vardı. İşin açıkçası golün iptali Yunus'un bireysel çabasına yazık oldu dedirtti.
İkinci yarı başlarken benim beklentim toparlanan Galatasaray'ın iyi futbolunu sürdüreceği yönünde idi. Fakat böyle olmadı.
Galatasaray bütün bir ikinci yarı çok kötü bir performans gösterdi. Yine birçok pas hatası yapıldı.
Örnek pasör bir oyuncu olan Kerem Demirbay'ın 68'de Berkan'a pası doğrudan taca gitti. Bu yarı da Boey iyice kötüleşti.
Mesela 69'da topu uzaklaştırmak isterken 18'in sağ tarafında topu bilinçsiz şekilde 5-6 metre havalandırdı.
Sonra daha da komik bir şey yaptı. Topu kafayla uzaklaştırmak isterken sanki artistik patinajdaymış gibi havada döndü ama iyi yükselmediği için topu uzaklaştırması mümkün olmadı.
Yani bu tip hatalarla karşılaşma devam etti.
Bakın şimdi şunu söylemek lazım. Molde çok kötü bir takım. Eğer iyi bir takım olsa bu tip hatalar yapan Galatasaray'a 2 değil 5 gol atar.
Fakat bırakın 5 gol atmayı karşılaşmayı 2-3 kaybetti. Yani Galatasaray'ın şu haliyle bile yenebileceği bir takım Molde.
O yüzden bu karşılaşmayı değerlendirirken maçın kazanılmasından çok oynanan kötü futbolu düşünmek lazım.
Özellikle tempolu baskı karşısında Galatasaray'ın dağılması gelecek için olumsuz sinyaller veren bir durum.
Neyse bu arada oyuna sonradan giren Tete olumlu görüntü verdi.
Topla koşuları kaliteli ve dikine oynayan bir oyuncu. Faydalı olacak gibi görünüyor. Üçüncü golde hücumu başlatan pası o verdi.
Bu golde maçın yıldızı ve sarı-kırmızılı takımın geçtiğimiz sezondan beri kurtarıcısı olan Icardi'nin kendisine hayran bırakan akıl oyunları övgüye değer.
Bu gol Icardi'nin attığı müthiş golün yanı sıra topu Midtsjö'nün önüne bırakması sayesinde oluştu.
Bu galibiyet ile artık rahatlıkla söyleyebiliriz ki Galatasaray gruplara kalmayı garantiledi.
Bu kadar kötü takım Molde'nin İstanbul'da hiçbir şansı yok. Moldeliler İstanbul'a turistik gezi yapmak ve kapalı çarşıyı gezmek için geldikleriyle kalırlar.
Ben karşılaşma öncesi belki çok rahat olmasa da Galatasaray'ın iyi bir futbol ile Molde'yi yeneceğini düşünüyordum.
Galatasaray her ne kadar maçı 2-3 kazanmış olsa da ortaya koyduğu performansın taraftarlarını tatmin etmekten uzak olduğunu düşünüyorum.
Evet Galatasaray karşılaşmaya çok kötü başladı. Galatasaray Molde'nin tempolu baskısı karşısında dağıldı.
İlk 20 dakika içinde Galatasaray'ın tek bir isabetli pası yok. İleriye atılan şişirme pasların dışında bir oyun planı da yok.
Bütün bunlara ilave olarak Galatasaray'ın kazandığı bir ikili mücadele de yok.
Bu ilk 20 dakika için Galatasaray'ın oynadığı futbolu tarif etmek için seçilecek üç kelime şu: yok, yok ve yok.
Sacha Boey özellikle berbat bir performans gösterdi.
Bu anlarda Galatasaray'ın kalesinde sadece bir gol görmesi de büyük bir futbol şansı işin açıkçası.
Ne olduysa Galatasaray 25'te kazandığı serbest vuruşu golle sonuçlandırdı. Bundan sonra ibre Galatasaray lehine döndü.
Galatasaray'ı ateşleyen oyuncu Yunus Akgün idi. Yunus'un 29'da şık pasını Icardi kendine has vuruş stili ile golle sonuçlandırdı ve skor 1-2 oldu.
Galatasaray'ın iyi oyunu devre sonuna kadar devam etti.
Özellikle 40'ta Mertens'in vuruşunun direğin hemen yanından auta gitmesi bu pozisyon için yazık oldu dedirtti.
Bu pozisyonda Icardi'nin Mertens'e attığı topuk pası da ayrıca övülmeye değer.
Galatasaray'ın bir golü de VAR uyarısı ile iptal edildi. Burada golün iptal edilmesi doğruydu.
Pozisyonun başlangıcında Mertens'in rakibine faullü bir hamlesi vardı.
Bu pozisyonda iptal edilen golü atan Yunus'un büyük bir bireysel katkısı vardı. İşin açıkçası golün iptali Yunus'un bireysel çabasına yazık oldu dedirtti.
İkinci yarı başlarken benim beklentim toparlanan Galatasaray'ın iyi futbolunu sürdüreceği yönünde idi. Fakat böyle olmadı.
Galatasaray bütün bir ikinci yarı çok kötü bir performans gösterdi. Yine birçok pas hatası yapıldı.
Örnek pasör bir oyuncu olan Kerem Demirbay'ın 68'de Berkan'a pası doğrudan taca gitti. Bu yarı da Boey iyice kötüleşti.
Mesela 69'da topu uzaklaştırmak isterken 18'in sağ tarafında topu bilinçsiz şekilde 5-6 metre havalandırdı.
Sonra daha da komik bir şey yaptı. Topu kafayla uzaklaştırmak isterken sanki artistik patinajdaymış gibi havada döndü ama iyi yükselmediği için topu uzaklaştırması mümkün olmadı.
Yani bu tip hatalarla karşılaşma devam etti.
Bakın şimdi şunu söylemek lazım. Molde çok kötü bir takım. Eğer iyi bir takım olsa bu tip hatalar yapan Galatasaray'a 2 değil 5 gol atar.
Fakat bırakın 5 gol atmayı karşılaşmayı 2-3 kaybetti. Yani Galatasaray'ın şu haliyle bile yenebileceği bir takım Molde.
O yüzden bu karşılaşmayı değerlendirirken maçın kazanılmasından çok oynanan kötü futbolu düşünmek lazım.
Özellikle tempolu baskı karşısında Galatasaray'ın dağılması gelecek için olumsuz sinyaller veren bir durum.
Neyse bu arada oyuna sonradan giren Tete olumlu görüntü verdi.
Topla koşuları kaliteli ve dikine oynayan bir oyuncu. Faydalı olacak gibi görünüyor. Üçüncü golde hücumu başlatan pası o verdi.
Bu golde maçın yıldızı ve sarı-kırmızılı takımın geçtiğimiz sezondan beri kurtarıcısı olan Icardi'nin kendisine hayran bırakan akıl oyunları övgüye değer.
Bu gol Icardi'nin attığı müthiş golün yanı sıra topu Midtsjö'nün önüne bırakması sayesinde oluştu.
Bu galibiyet ile artık rahatlıkla söyleyebiliriz ki Galatasaray gruplara kalmayı garantiledi.
Bu kadar kötü takım Molde'nin İstanbul'da hiçbir şansı yok. Moldeliler İstanbul'a turistik gezi yapmak ve kapalı çarşıyı gezmek için geldikleriyle kalırlar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe Galatasaray'ı örnek almalı / 01.06.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025






























































































